İslamiBilinc  
 

Geri Dön   İslamiBilinc >
İSLAMİBİLİNC MEDRESESİ
> İslam Tarihi

Cevapla
 
Konu Seçenekleri Modları Göster
Eski 02-28-2008   #1
Kuz3y
 
Kuz3y - ait Avatar
 
Üyelik Tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 10.218
Teşekkürler: 287
1.705 Mesajına 2.517 kez Teşekkür Edildi.
Kuz3y is just really niceKuz3y is just really niceKuz3y is just really niceKuz3y is just really nice
Abbasiler (750–1228)

ABBASİLER (750–1228)
Abbasi Devleti Ebu’l Abbas Abdullah tarafından kuruldu.
Son Emevi hükümdarı II.Mervan kaçtığı Mısır’da yakalanarak öldürüldü.
Dönemi iç karışıklıkları bastırmakla geçmiştir.

Halife Mansur (754–775):
1.Bağdat şehri kuruldu ve burası hilafet merkezi Haşimiye’den Bağdat’a taşındı.
2.Abbasi orduları Kafkasya ve Maveraünnehir’de Türklerle savaşılmış, Hindistan’a kadar uzanan seferler yapılmıştır.
3.Bizans ile mücadele devam etmiş, Anadolu içlerine kadar akınlar yapılmıştır.
4.Kültür alanında eski Yunan ve Helen eserleri Arapça’ya tercüme edilmiştir.
YÜKSELİŞ DÖNEMİ
Harun Reşid (786–809):
1.Abbasiler en güçlü dönemini halife Harun Reşid (786–809) döneminde yaşamıştır.
2.Uzun dönem vezirlik yaparak güç ve otoritesinin artırarak Abbasi halifeliğini tehdit eden İranlı Bermekî ailesinin hâkimiyetine son verilmiştir.
3.Bu dönemde Bizans’a karşı büyük mücadeleler verilmiştir. Ankara’ya kadar gelinmiştir. Bizans barış isteyince 806 yılında barış yapılmış ve Bizans vergiye bağlanmıştır. Bizans’a karşı Frank İmparatoru Şarlman ile iyi ilişkiler kurmuştur.Bu ittifak En*dülüs Emevi devletini sarstı.
4.Bilim, kültür ve sanatta büyük gelişmeler gerçekleştirilmiştir.
5.İlk defa medrese öğretimi altında çağdaş eğitimi başlattı.
6.Hıristiyanların Kudüs'ü serbestçe ziyaret etmelerine izin verdi. (Nedeni Hıristiyanların Endülüs Emevi devletiyle Abbasi devletine karşı birleşmesini önlemek için.)

Me’mun Dönemi
1.816 yılında başlayan Babek isyanı uzun mücadeleler sonucu güçlükle bastırabilmiştir. (Babek Zerdüşt dinine benzeyen bir mezhep oluşturmuştu).
2.Abbasi orduları Anadolu’ya girerek Ulukışla’ya kadar ilerlemişlerdir.
3.Türklerin İslam devletindeki etkinliği de yavaş yavaş artmaya başladı. Türkler arasında İslam Dini hızla yayılmaya başladı.
4.Emevilerin aksine Abbasilerin Türklere hoşgörü ile yaklaşmaları, ayrımcılık yapmamaları, Türk-Arap ilişkilerin düzeltmiş ve İslam Dini Türkler arasında yayılmaya başlamıştır.
5.Tercüme faaliyetleri için Bağdat’ta Beytü’l-Hikme kuruldu. Yabancı bilim adamları Bağdat'a davet edildi. İslam Rönesans'ı başlatıldı.
Halife Mutasım Dönemi
1.Babek isyanı devam etmiş e nihayet Tük komutanı Afşin tarafındab Babek öldürülmüş ve bu isyan tamamen sona ermiştir.
2.Türklerin İslam Devletindeki etkinliği daha da arttı. Türklerden ordular oluşturulmaya başlandı.
3.Türk ordusu için Bağdat yakınlarında Samerra şehri kuruldu.
4.Türkler için Bizans sınırlarına Avasım denilen ordu kentler kuruldu. Türklerin Araplarla evlenmesi yasaklandı (savaşçı özelliklerini yitirmemeleri için).
5.Bilimde, teknikte büyük ilerlemeler oldu.
Emirül Umera (Tevaiful Muluk)Dönemi Abbasi Devleti’nin Zayıflaması ve Yıkılışı
Halife Mutasım’ın ölümünden (842) sonra başa geçen halifeler arasında üstün yetenekli kimselerin olmayışı merkezi otoriteyi büyük ölçüde sarsmıştır. Bunun sonucunda Abbasi Devleti’nin çeşitli bölgelerinde birçok devlet ortaya çıkmıştır. Bunlar, çeşitli bölgelere EMİRÜL UMERA (TEVAİFUL MULUK) adı altında vali olarak gönderilen kişilerin devletin zayıflamasından yararlanarak dini bakımdan halifeye bağlı kalmakla beraber, siyasi bakımdan tamamen bağımsızdılar.
Abbasi Devleti’nin yerine kurulan bu devletlerin isimleri ve kuruldukları yerler şunlardır: Tolunoğulları (Mısır, İhşitler (Mısır), İdrisoğulları (Fas), Aglebiler (Tunus, Cezayir) ,Fatımiler (Mısır), Tahiroğulları (İran, Horasan), Safariler(İran’ın Sistan bölgesi-Maveraünnehir), Samanoğulları (Horasan, Maverünnehir ), Büveyhoğulları (İran).
945 yılında Bağdat’ı ele geçiren Büveyhoğulları Abbasi halifeliğin kontrollerine aldılar.1055 yılında Büyük Selçuklu Sultanı Tuğrul Bey Bağdat’a gelerek Halife’yi Büveyhoğullarının baskısından kurtardı. Abbasiler kısa bir süre Irak ve çevresine hakim olmuşlardır. Büyük Selçuklu Devleti yıkılınca Abbasiler de en önemli destekçilerini kaybettiler.
1258 yılında Moğol Hükümdarı Hülagu Han Bağdat’ı ele geçirip son Abbasi halifesi Mu’tasım’ı öldürterek Abbasilere son verdi.
Moğolların elinden kurtulan Abbasi ailesine mensup kişiler Mısır’a kaçtılar ve orada Memlukların egemenliğinde halifeliklerini devam ettirdiler. 1517 yılında Yavuz Sultan Selim Mısır’ı alınca halifelik Türklere geçmiş oldu. Abbasi halifeliği de tamamen sona erdi.
ABBASİLERİN YIKILIŞ NEDENLERİ
1)Emirul Ümeraların faaliyetleri,
2)İç isyanlar,
3)Abbasi Halifelerin Emevi Halifeleri kadar iyi yetişmemiş olması,
4)Abbasilerin devlet adamlarını kullanmadaki beceriksizliği ,
5)Din âlimlerine ve Hz. Ali soyundan gelenlere iyi davranmamaları
6)Fetihlerin durması
ABBASİLERİN GENEL ÖZELLİKLERİ
1)Abbasiler Arap olmayan uluslara hoşgörüyle yaklaşmış ve İslâmiyet’in daha fazla yayılmasını sağlamışlardır.
2)Bu dönemde Emevilere göre bilim – kültür alanında daha çok gelişme gözlenmiştir.
3)Türkler ilk kez bu dönemde İslâmiyet’i kitleler halinde benimsemişlerdir.
4)Abbasilerin denizciliğe önem vermemeleri ticari ve askeri alanda gelişmelerini engellemiştir.
5)Başkentleri Bağdat’dır
6)İslam bu dönemde Arap toplumu dışında da yayılmıştır
7)Emevi devleti Arap devleti özelliğini taşırken, Abbasiler bir İslam devleti özelliğine sahiptir.
8)Bilim, kültür ve felsefe çalışmaları yaptılar
9)İlk tercüme hareketleri ve kütüphaneler bu dönemde kuruldu. Müslümanlar öğrendikleri bu bilgilere yenilerini ekleyerek daha da geliştirdiler.
10)Türkler kitleler halinde İslam’a bu dönemde girdiler
11)Abbasiler de İstanbul’u kuşatmış fakat başarılı olamamışlardır. (782’de Mehdi döneminde)

EMEVİ VE ABBASİ DÖNEMLERİ ARASINDAKİ FARKLAR
1.Emevi Devleti Arap milliyetçiliği politikası izledi. Abbasiler ise Arap olmayanlara da hoşgörü ile davrandılar. Önce İranlı sonra Türk memur ve askerler Abbasi Devleti hizmetinde görev yaptılar.
2.Abbasiler merkezlerini Bağdat'a taşıdılar. Sasani devlet teşkilatını örnek aldılar. Vezirlik kurumunu oluşturdular. Vezir, halifeden sonra en yetkili kişi oldu.
3.Abbasiler, emir-ül ümeralık kurumunu kurdular. Emir-ül ümera, başkomutan durumundaydı.
4.Abbasilerde saray teşkilatı genişledi. Refahın artmasıyla birlikte lüks arttı.
5.Emevi halifeleri Emiru’l-Mü’minin, Abbasi halifeleri ise İmamu’l-Müslimin unvanını kullandılar.
ABBASİ DEVLETİNDE TÜRK ETKİNLİĞİ
Abbasi Devleti Emevilerin takip ettiği Arap ırkçılığına dayanan siyaseti terk ederek Müslüman halka eşit davranmıştır. Abbasilerin bu tavrı Türklerim İslamiyet’e girmelerini hızlandırmıştır.
1)Türklere ilk görev veren Abbasi halifesi Mansur’dur.
2)Harun Reşit saray muhafızlarını Türklerden oluşturmuştur.
3)Halife Me’mun ve Mutasım döneminde ise devlet içerisinde Türklerin rolü oldukça artmıştır.
4)Mu’tasım zamanında Abbasi ordusunda çoğunluk Türklerin eline geçmiş, Türkler için Bağdat yakınlarında Samerra şehrini kurdurmuştur.
5)Abbasiler Bizans sınırı boyunca kurdukları AVASIM ŞEHİRLERİNE (Tarsus, Adana, Antakya, Maraş, Malatya, Diyarbakır) Türkleri yerleştirmişlerdir. Bizans ile savaşlarda önemli rol oynamışlardır.
6)Mısır, Suriye ve devletin doğu illerinde vali olarak görev yapmışlardır. Devlet merkezinde vezir ve haciplik gibi görevler üstlenmişlerdir.
7)Tuğrul Bey 1055 I.Bağdat Seferi ile Abbasi halifesini Şii Büveyhoğulları’nın baskısından kurtarmışlardır.
__________________

Kuz3y is offline   Alıntı ile Cevapla
Bu Mesaj İçin Kuz3y'a Teşekkür Edenler
HaZaN (03-05-2008)
Eski 02-28-2008   #2
Kuz3y
 
Kuz3y - ait Avatar
 
Üyelik Tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 10.218
Teşekkürler: 287
1.705 Mesajına 2.517 kez Teşekkür Edildi.
Kuz3y is just really niceKuz3y is just really niceKuz3y is just really niceKuz3y is just really nice
ABBASİLER


Alm. Abbasiden, Fr. Les Abbasides, İng. Abbasides. Peygamber efendimizin amcası hazret-i Abbas’ın soyundan gelen ve Emevilerin yerini alan halifeler sülalesi. Bu hanedana ilk atalarına nisbetle “Haşimiler” de denilmektedir.
Abbasilerin iktidara gelmesi, Emevi idaresinden memnun olmayan grupların lider kadrolarının yoğun propagandası ve bunların etrafında toplanan büyük bir kitlenin faaliyeti neticesinde mümkün olmuştur. Gerçekten de Emevi hanedanından İkinci Velid’in halifelikten hal’ edilmesiyle aile arasında iç mücadele ortaya çıkmış ve yıllardan beri Emevilerin hakim olduğu Suriye ikiye bölünmüştü. Neticede bu ihtilaf çok büyüdü ve son Emevi Halifesi İkinci Mervan, Dımaşk’ı terk ederek kendisine hilafet merkezi olarak Harran’ı seçti.
Emeviler arasındaki iç mücadeleler sırasında Abbasi Hanedanından Ali bin Abdullah’ın oğlu Muhammed, Humeyme’de gizli olarak halifeliğin kendi ailesine geçmesi düşüncesi ile faaliyetlerde bulunuyordu. Bu arada cemiyeti arasına sızmış olan muhaliflerini ortadan kaldırdı. Onun tesbit ettiği prensiplere göre bu hareket başarıya ulaştığında Ehl-i beytten her kim halife seçilirse ona razı olunacaktı.
Muhammed bin Ali’nin ölümünden sonra yerine geçen oğlu İbrahim çok teşkilatçı ve iyi bir idareciydi. Emevilere karşı çıkış hareketini yürütmesi için Ebu Müslim’i kendi tarafına çekerek Horasan’a gönderdi. Ebu Müslim’in Horasan’a giderek hareketin idaresini ele alması, Abbasiler için bir dönüm noktası olmuştur. Nitekim bölgedeki elverişli durumdan faydalanan Ebu Müslim, kısa zamanda Horasan’ı Emevi tarafdarlarından temizledi. Ebu Müslim bundan sonra Rey’e yöneldi. Karşısına çıkan Emevi kuvvetlerini yendi. Nihavend’i ele geçirerek Irak’a yaklaştı.
Doğuda bu olaylar olurken Halife İkinci Mervan, İbrahim’i tutuklatarak Harran’da hapsettirdi. Vefatına kadar burada hapis hayatı yaşayan İbrahim, yerine kardeşi Ebü’l-Abbas’ı tayin ettiğini bildirmişti.
Ebü’l-Abbas Abdullah bin Muhammed yakınlarını da yanına alarak kendi tarafına geçmiş olan Kufe şehrine gitti. Horasanlılar, 28 Kasım 749 Cuma günü Kufe Camiinde Ebü’l-Abbas’a biat ettiler. Ebü’l- Abbas halife olarak okuduğu ilk hutbede hakimiyet hakkının Abbasilere aid olduğunu çeşitli delillerle izah etmeye çalıştı. Ebü’l-Abbas bundan sonra şiilerin çoğunlukta bulunduğu Kufe şehrinde durmayı kendisi için tehlikeli bularak karargahını Hammam-A’yen’e nakletti. Bu sırada Ebü’l-Abbas’ın, Abbasi hilafetinin kuruluşunda büyük rolü olan Ebu Seleme el-Hallal ile arası açıldı. Ancak Ebu Müslim’in yardımıyla onu da ortadan kaldıran Ebü’l-Abbas böylece hakimiyeti tamamen ele geçirdi.
Bu sırada, Halife İkinci Mervan, Suriye ve el-Cezire Araplarından topladığı büyük bir ordu ile harekete geçmişti. Ebü’l-Abbas’ın amcası Abdullah bin Ali, bu orduyu büyük Zap Irmağı kenarında karşıladı. 16 Ocak 750 tarihinde başlayan savaş, aralıksız on gün devam etti. Bu sırada Mervan’ın birlikleri arasında anlaşmazlık ve kumandanlar arasında ihtilafların çıkması üzerine Abdullah savaşı kazandı. Bu zafer, Suriye kapılarını Abbasilere açtı. Başta Dımaşk olmak üzere o havalideki bütün kaleler birer birer Abbasi ordusuna teslim oldu. Nitekim savaş sonunda Harran’a çekilen Halife Mervan burada da tutunamıyacağını anlayarak, Dımaşk’a oradan da Ürdün'deki Ebüfutrus'a kaçtı. Ancak onu takib eden birlikler, Yukarı Mısır’da Busir adı verilen yerde yetişerek kendisini çevirdiler. Halife Mervan ümitsizce girdiği mücadele sırasında öldürüldü (Ağustos 750). Aynı yılın sonlarında Vasıt’ta Emevi hanedanından İbn-i Hubeyre de teslim olunca, Emevi hilafeti tarihe karıştı. Ancak Emevilerden Abdurrahman bin Muaviye, İspanya’ya geçerek Endülüs Emevi Devletini kurdu.
Ağustos 750 tarihinde Mervan’ın öldürülmesi üzerine Ebü’l-Abbas es-Saffah’ın halifeliği, Endülüs hariç, bütün İslam ülkelerinde kabul edilerek kesinleşti. Eski Enbar şehrini imar eden Es-Saffah, burayı devletinin hilafet merkezi yaptı. Halife Saffah dört yıl süren hilafeti boyunca, ülke içinde çıkan isyanlarla uğraştı. Nitekim onun hilafetini tanımak istemeyen Kuzey Afrika’da Berberiler, Basra ve çevresinde Hariciler, Fars’ta Bessam bin İbrahim, Sind’de Mansur bin Cumhur ve Maveraünnehr’de Ziyad bin Salih isyan etmişlerdi. Ancak Ebü’l-Abbas bu isyanların hepsini bastırarak oğlu Mansur’a iç problemlerini halletmiş sağlam bir devlet bıraktı. (754).
Hazret-i Abbas’ın torununun torunu olan halife Ebü’l-Abbas yumuşak huylu, ağır başlı, haya ve iyilik sahibi bir insan idi. Verdiği sözü mutlaka ve zamanında yerine getirirdi. Cömertliği dillere destan olup, bu hali dolayısıyla kendisine “Saffah” lakabı verilmiştir.
Hilafet makamında dört sene dokuz ay kaldıktan sonra vefat eden Halife Ebü’l-Abbas es-Saffah’ın ölümü ile yerine oğlu Mansur geçti (Haziran 754). Heybet, cesaret, ileri görüşlülük bakımından Abbasi halifelerinin en seçkinlerinden olan Mansur, henüz Saffah’ın hayatta olduğu dönemde bile onun güçlü bir desteği ve yardımcısıydı. Halife Mansur ilk olarak Bağdat şehrini kurarak başkent yaptı. Bazı halifeler, Samarra ve başka merkezlerde ikamet etmelerine rağmen, Bağdat asıl merkez olarak nihayete kadar devam etti. Bu arada yaptığı muharebeler ve kazandığı zaferlerle nüfuz ve itibarı devamlı artan Ebu Müslim gün geçtikçe halifeye olan bağlılığını azaltıyordu. Halife gönderdiği nasihat yollu mektupların bir işe yaramadığını görünce, Ebu Müslim’i öldürttü. Ebu Müslim’in öldürülmesi üzerine, bilhassa nüfuzunun kuvvetli olduğu Horasan ve başka yerlerde çeşitli isyanlar görüldü ise de hepsi bastırıldı.
Halife Mansur 775 senesinde hac etmek üzere giderken yolda hastalanarak vefat etti. Mansur, vakar ve güzel ahlak sahibi idi. Halka karşı gayet yumuşak ve hoşgörülü olmasına karşılık, devlete karşı hareket edenleri asla affetmezdi.
Mansur’un ölümünden sonra oğlu Mehdi halife oldu. O zamana kadar kuruluş dönemini geçirmiş olan devlet onun zamanında kuvvetlendi. Hazine zenginleşti ve halkın hayat seviyesi yükseldi. Devleti içerisinde ıslahatlarda bulundu. Fevkalade yargı işlerine bakmak için bizzat mahkeme kurduran ilk Abbasi halifesidir. Yolcuların barınması ve korunması için Mekke yolu üzerinde konaklama mahalleri yapılmasını emretti. Bunlardan mevcud olanlarını iyileştirdi, kullanılır hale getirdi. Bağdad ile diğer İslam beldeleri arasındaki posta işlerini düzene koydu. Ayrıca veziri Abdullah’a bütün valilere gönderilmek üzere, vergi veren kimselere haksızlık etmemeleri için talimatname yazdırdı.
Halife Mehdi döneminde Bizans’a karşı başarılı seferler düzenlendi. Bu arada Merv şehrinde ortaya çıkan ve ilahlık taslayan El-Mukanna’nın başlattığı isyan bastırıldı.
Mehdi’nin 785 yılında vefatı ile yerine oğlu Hadi halife oldu. Hadi; uyanık, gayretli, cömert, büyük işler yapmaya kabiliyetli, kuvvetli, tuttuğunu koparan cesur bir zattı. Ancak saltanat müddeti çok kısa sürüp 786 yılında vefat etti ve yerine kardeşi Harun Reşid halife seçildi.
Halife Harun Reşid dönemi (786-809), Abbasilerin en parlak zamanı oldu. O, Yahya bin Halid el-Bermeki’yi tam yetkiyle vezirliğe getirdi. Yahya, iki oğluyla birlikte devleti bir hükümdar gibi yönetti. Çıkan ayaklanmaları bastırdı. Bizans’a karşı olan seferlere büyük ehemmiyet veren Harun Reşid, bunlardan bazılarına bizzat kendisi de katılmıştır. 790 yılında Mısır’dan Kıbrıs üzerine yürüyen İslam donanması, Antalya açıklarında karşısına çıkan Bizans donanmasının büyük bölümünü batırmış ve donanma komutanlarını esir etmiştir. 797 yılında bizzat sefere çıkan Harun Reşid, Ankara’ya kadar ilerledi. Ancak İmparatoriçe İrene’nin isteği ve yıllık vergi vermelerini kabul ile sulh yapıldı. Fakat Nikeforos’un imparator olmasından sonra Bizans, antlaşmayı fesh etti. Bunun üzerine Halife, ikinci Bizans seferine çıktı. Kendisi Heraklea (Ereğli) Kalesi üzerine yürürken bazı komutanlarını da diğer kaleler üzerine gönderdi. İmparator Nikeforos, Halife’nin karşısına çıktı ise de, tutunamadı ve sulh istedi. Halife kış mevsiminin gelmesi üzerine imparatorla, yıllık haraç göndermesi şartıyla antlaşma yaptı.
Ancak sözünde durmayan imparator, ertesi sene Abbasilerin elindeki Tarsus üzerine büyük bir ordu gönderdi ve Tarsus işgal edildi. Huduttaki Bizans kaleleri sağlamlaştırıldı. Bu olaylar üzerine güçlü bir ordu ile Bizans üzerine üçüncü seferine çıkan Harun Reşid Ereğli, Tuvana ve daha bir çok kaleleri fethetti. Tuvana’da bir cami inşa ettirdi. Bu arada Balkanlarda da Bulgarlar tarafından sıkıştırılan İmparator, Halife’nin yaptığı fetihleri kabul etmek, tahkim ettirdiği kaleleri yıktırmak ve haraç vermek şartıyla yeni bir sulh yapmaya mecbur oldu (806).
Harun Reşid, devletin idari teşkilatında bazı değişiklikler yaptı. Vilayetleri küçülterek daha kolay idare edilir bir hale getirdi. Merkez teşkilatında bazı divanlar kurarak bunları vezire bağladı. Daha önce valilere bağlı kadıları müstakil hale getirdi. Ancak onlara merkezdeki baş kadıya (kadı-ül kudat) hesap verme mecburiyetini koydu. Bu dönemde başkadı, İmam-ı Azam hazretlerinin talebesi İmam-ı Yusuf rahmetullahi aleyh idi.
Harun Reşid, ilim ve sanata çok ehemmiyet veriyordu. Zamanında Bağdat, dünyanın en meşhur ve en muhteşem şehirlerinden biri haline geldi. Halifenin sarayında ilim ve fikir adamları, sanatkarlar toplanır ve onun huzurunda münazara ederlerdi. Halife onları maddi ve manevi bakımdan desteklerdi.
Harun Reşid, Horasan’da isyan çıkaran Rafi bin Leys’i ortadan kaldırmak üzere ordusunun başında giderken yolda hastalandı. Yerine oğlu Me’mun’u veliahd tayin ettiğini bildirdikten sonra, 24 Mart 809 tarihinde kırk dört yaşındayken vefat etti.
__________________

Kuz3y is offline   Alıntı ile Cevapla
Bu Mesaj İçin Kuz3y'a Teşekkür Edenler
HaZaN (03-05-2008)
Eski 02-28-2008   #3
Kuz3y
 
Kuz3y - ait Avatar
 
Üyelik Tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 10.218
Teşekkürler: 287
1.705 Mesajına 2.517 kez Teşekkür Edildi.
Kuz3y is just really niceKuz3y is just really niceKuz3y is just really niceKuz3y is just really nice
Abbasiler Dönemi

1-Ebu'l Abbas Dönemi


Abbasi Devleti, Hz. Muhammed'in amcası Abbas'ın torunlarından Ebu'l Abbas tarafından 750 tarihinde kuruldu.
Abbasi hükümdarları, Emeviler gibi Arap üstünlüğüne dayalı bir devlet kurmadılar.
Ebu'l Musa, Haşimiye şehrini devlet merkezi yaptı, iç karışıklıklarla uğraştı, kanlı bir şekilde siyasi birliği sağladı.
UYARI : Ebu'l Abbas, siyasi birliği sağlarken yaptığı çalışmalar yüzünden "Seffah" (kan dökücü) lakabını almıştır.

2-Ebu Cafer El- Mansur Dönemi

Ebu Cafer El-Mansur, 754 yılında halife oldu.
754 yılında Abbasi Devleti'nin başkenti Bağdat'a taşındı.
751 yılında Çinlilerle Talas savaşı yapıldı.
Bu dönemde kültür hareketleri oldukça ilerledi.

3-Harun Reşit Dönemi
Harun Reşit, 786 yılında Abbasi Devleti'nin başına geçti.
Bu dönem Abbasilerin en parlak dönemi oldu.
UYARI : Binbir Gece Masalları'nda geçen Bağdat halifesi Harun Reşit'tir. Binbir Gece Masalları'nda özellikle bu dönemdeki İslam hazinesinin zenginliği vurgulanır.
Anadolu'ya akınlar yapıldı, İstanbul kuşatıldı fakat başarılı olunamadı.
Bu dönemde de iç isyanlar sürdü.

4-Me'mun Dönemi

Harun Reşit'in ölümü üzerine yerine oğlu Emin geçti.
Kısa süre sonra yerine Harun Reşit'in diğer oğlu Me'mun geçti.
Mu'tezile Mezhebi bu dönemde ortaya çıktı.
Bu dönemde Antik Çağ Yunan eserleri Arapça'ya çevrildi.
UYARI : Arap-İslam Devleti kültür ve sanat alanında dışarıdan (Helenizm'den) en çok bu dönemde etkilenmiştir.

5-Mu'tasım Dönemi

Me'mun'un ölümü üzerine 833 yılında kardeşi Mu'tasım halife oldu.
Bizans sınırlarında "Avasım" denilen Türk ordugahları kurdurdu.
UYARI : Avasım kentlerinin oluşturulma nedeni; İslam dünyasına karşı Bizans saldırılarını kırmaktır.
Mu'tasım'ın ölümü üzerine merkez otorite zayıfladı.
UYARI : Türkler'in sınır boylarında, yerleşim yerlerinden uzak bölgelerde Emir'ül Ümera görevi verilerek merkezden uzaklaştırılmasının ve ordugahlarda toplanmasının nedenleri savaşçı özelliklerini kaybetmelerini önlemek ve merkezde tehlike oluşturmalarını engellemekti.
Devlete bağlı Tavaif-i Mülk'ler bağımsızlıklarını ilan etti.

6-Abbasi Devleti'nin yıkılışı
Abbasi Devleti'nin Yıkılma Nedenleri
Abbasi Devleti, Mu'tasım'ın ölümü ile zayıfladı ve Moğollar'ın Bağdat'ı istilası ile yıkıldı.
Selçukluların yıkılması ile koruyucuları ortadan kalktı.
Şiilerin ve Emevilerin olumsuz çalışmalarından zarar gördü.
Zayıflama döneminde fetihlerin durgun geçmesi nedeniyle ekonomi zayıfladı.
Moğol Hükümdarı Hülagu'nun Bağdat'ı istilası ile Abbasi Devleti ortadan kalktı
__________________

Kuz3y is offline   Alıntı ile Cevapla
Bu Mesaj İçin Kuz3y'a Teşekkür Edenler
HaZaN (03-05-2008)
Cevapla


Konuyu Toplam 1 üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Konu Seçenekleri
Modları Göster

Yetkileriniz
değil Yeni mesaj yazma yetkiniz aktifdir.
değil Mesaja Cevap verme yetkiniz aktifdir.
değil Eklenti ekleme yetkiniz aktifdir.
değil mesajınızı değiştirme yetkiniz aktifdir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Okuduğunuz Konuya Benzer Konular
Konu Konuyu Açan Forum Cevap var Son Mesaj
Maç Sonucu: Trabzonspor 1 – 2 Fenerbahçe Kuz3y TRABZONSPOR 11 11-27-2006 17:35
Maç sonucu: Sakaryaspor 1 – 0 Trabzonspor Kuz3y TRABZONSPOR 4 11-05-2006 13:44
Maç sonucu: Beşiktaş 2 – 3 Trabzonspor Kuz3y TRABZONSPOR 11 09-12-2006 19:42
Maç sonucu: Gaziantepspor 2 – 1 Trabzonspor Kuz3y TRABZONSPOR 1 08-21-2006 00:37
Maç sonucu: APOEL FC 1 – 1 Trabzonspor Kuz3y TRABZONSPOR 1 08-10-2006 23:52


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:59 .


Powered by vBulletin® Version 3.6.8
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forum SEO by Zoints
çakşır