|
USTA
Üyelik Tarihi: Jun 2010
Mesajlar: 872
Teşekkürler: 614
643 Mesajına 1.549 kez Teşekkür Edildi.
|
Beynin 9 Sırrı
1. Bilgi nöronlarda nasıl kodlanıyor?
Beynin en karışık işlemlerinden bir tanesi, bilginin kodlanması. Bu süreçte
beyindeki nöronlar, yani sinir hücreleri, zarlarının dışında elektrik akımı
oluşturuyor. Bu elektrik akımları, ‘akson’ adı verilen uzantılara ulaşarak, onlar
vasıtasıyla gerekli olan kimyasal sinyallerin açığa çıkmasını sağlıyor. Bu akımlar
sayesinde dünyayla, çevremizde olup bitenle ilgili bilgiler beynimize aktarılıyor.
“Ne görüyorum?”, “Aç mıyım?”, “Hangi sokağa sapayım?” gibi sorulara yanıt işte
böyle bulunuyor. Bilim adamları, beyindeki bilgilerin tek tek hücrelerin içinde
biriktirilmediğini tahmin ediyorlar. Bu bilgilerin ‘hücre grupları’ tarafından
depolandığı düşünülüyor. Ancak hangi nöronların, hangi hücre gruplarına ait
oldukları henüz bilinmiyor. Şu anki teknoloji ise binlerce nöronu aynı anda
ölçecek kapasitede değil. Tek bir nöronun bağlantılarını bile şu an elimizde olan
teknolojilerle görüntülemek imkânsız. Tek bir nöronun, yaklaşık 10 bin nörondan
bilgi ve sinyal aldığını biliyor muydunuz? Beynin içindeki elektrik akımı sayesinde
ise sinyal alışverişi çok hızlı olabiliyor. Bilim adamlarına göre, sinir sistemleri
arasındaki bilgi aktarımının tek yolu, bu elektrik akımları değil. Bu nedenle, ‘bilgi
taşıyan’ başka hücreler keşfetmeye yönelik araştırmalarını sürdürüyorlar.
Burada, ‘glial hücreler’ üzerinde duruluyor.
2. Anılar beyinde nasıl saklanıyor ve nasıl tekrar hatırlanıyor?
Bir kişinin ismi gibi, yeni bir şey öğrendiğinizde beynin yapısında birtakım fiziksel
değişiklikler meydana geliyor. Ancak bu değişikliklerin hâlâ ne tür değişiklikler
olduğunu, nerelerde meydana geldiğini, bilginin nasıl depolandığını ya da yıllar
sonra tekrar hatırlanarak tekrar nasıl gündeme getirildiğini anlayamıyoruz.
Beyinde çeşit çeşit hatıralar var. Ancak beyin, ‘kısa dönem anılarla’ (yeni
öğrenilen bir telefon numarasını hatırlamak gibi), ‘uzun dönem anıları’ (geçen yıl
doğum gününüzde yaptıklarınız gibi) birbirinden bir şekilde ayırıyor. Bilim
adamları ‘öğrenme’ ve ‘hafızada tutma’ şeklinin değişik beyin şekillerine bağlı
olduğunu düşünüyorlar.
3. Beyin, geleceği nasıl öngörüyor?
Çoğu zaman gelecekle ilgili birtakım planlarımız ve öngörülerimiz olur. Geleceğin
nasıl şekilleneceğini düşünürüz. Beynimizde, gelecekle ilgili bir şekil vardır.
Ancak beynin bu ‘gelecek simülasyonunu’ nasıl yaptığı henüz anlaşılmış değil.
Beyin, dünyayla ilgili öngörülerde nasıl bulunabiliyor? Bilim adamları hâlâ bunun
yanıtını arıyor.
4. ‘Duygu’ ne demek?
Beyin, sadece bilgi biriktiren bir organ değil; aynı zamanda duygu, motivasyon,
korku ve umutları barındıran bir organ. Bütün bunlar bilinçaltında olan şeyler
aslında... Örneğin beynin duygularla ilgili bölümü sinirli yüzlere, o yüzleri
görmeden de tepki verebiliyor. Kültürler arasında da temel duyguların dışa
vurulması, aslında birbirine benziyor...Duyguların beyinde nasıl işlediği üzerinde
bilim adamları hâlâ çalışıyorlar. Duygulara aslında bir çeşit hesaplama ya da
‘ölçüm’ şekli gözüyle bakılabilir. Yani duygular, aslında hızlı bir eylemi harekete
geçiren bir ‘durum tespit özetidir’.
5. Zekâ nedir?
Zekâ farklı şekillerde karşımıza çıkıyor. Ancak ‘biyolojik’ açıdan zekânın ne
anlama geldiği henüz bilinmiyor. Milyarlarca nöron, bilgiyi ‘harekete geçirmek’
için nasıl birlikte çalışıyor? Gereksiz bilgi beyinden nasıl siliniyor? İki kavram
‘birbirine uyunca’ ve böylece bir soruna çözüm bulduğunuzda, beyinde neler
oluyor? Zeki insanlar bilgiyi beyinlerinde ‘hatırlaması kolay’, ayrı bir bölgede mi
muhafaza ediyorlar? Beyin fonksiyonlarının temel işleyişiyle ve nöronlar
arasındaki bağlantılarla ilgili, bilim adamlarının elinde hâlâ çok az bilgi var. Ancak
zekânın, beynin tek bir alanıyla değil, pek çok bölgesiyle ilgili olduğu üzerinde
duruluyor. İnsan beyninin diğer canlılardan farkı hâlâ araştırılıyor.
6. Beyin, ‘zamanı’ nasıl algılıyor?
Alkışladığınızda ya da parmağınızı ‘şıklattığınızda’ sesi mi daha önce duyarsınız,
hareketi mi daha önce görürsünüz? Her ne kadar duyma yeteneği, görme
yeteneğinden daha hızlı çalışsa da, parmakların görüntüsüyle, çıkarılan ses aynı
anda gerçekleşiyormuş hissi doğuyor. Yani beyin pek çok olayın aynı anda
gerçekleştiği ‘hissi’ yaratarak aslında bizi ‘kandırıyor’. Beynin zamanla
‘oynadığını’ aslında çok kolay anlayabilirsiniz. Aynanın karşısında sol gözünüze
bakın. Daha sonra bakışınızı sağ gözünüze kaydırın. Gözlerinizi diğer tarafa
çevirmek bir zaman alıyor elbette. Ancak siz gözlerinizin hareket ettiğini
görmüyorsunuz. Gözlerinizi kırpıştırdığınızda da aslında gözleriniz çok kısa
süreliğine de olsa karanlıkta kalıyor. Ancak bu karanlığı da görmüyorsunuz.
7. Nasıl uyuyor ve rüya görüyoruz?
Zamanımızın üçte birini uyuyarak geçiriyoruz. Bebekler ise zamanlarının üçte
ikisini uykuda geçiriyor. Araştırmalara göre, az uyumak sinir sisteminde
bozukluğa yol açıyor. Araştırmalar, 10 gün uyumayan farelerin, 10’uncu günün
sonunda öldüklerini ortaya koyuyor. Canlılar uyuduklarında beynin bir bölümü de
uyuyor, ama uykunun mekanizması, işleyişi hâlâ bilinmiyor. Uykuda nöronların
aşırı derecede hareket halinde oldukları biliniyor. Ayrıca önemli bir sorunu
çözmeden önce uyumanın, o sorunu çözebilmek açısından yararlı olduğu da
düşünülüyor. Düzenli uykunun, öğrenme kapasitesini de artırdığı söyleniyor.
Özetle, uyku sayesinde beyin bir şekilde gerekli bilgileri depoluyor, gereksizleri
ise ekarte edebiliyor.
8. Beynin ayrı ayrı olan sistemleri, birbirleriyle nasıl bütünleşiyor?
Gözle bakıldığında, aslında beynin her bölgesi aynı görünüyor. Ancak
aktivitelerini, işlevlerini ölçtüğümüzde, her nöron bölgesinde farklı bilgilerin
kayıtlı olduğunu görüyoruz. Örneğin görme yeteneğini ilgilendiren bölgenin
içindeki alanlarda hareketler, yüzler, köşeler ve renklerle ilgili çeşit çeşit bilgiler
bulunuyor. Yetişkin bir insanın beynini, çeşitli ülkelerin bulunduğu bir dünya
haritasına benzetebiliriz. Beynin içinde koku, açlık, acı, hedef koyma, sıcaklık,
öngörü ve daha pek çok şeyle ilgili ‘beyin ağları’ var. Farklı işlevlerine rağmen
bu sistemler birbirleriyle bir şekilde bütünleşerek çok iyi bir işbirliğine giriyorlar.
Bunun nasıl gerçekleştiğine dair ise bilim adamlarının hiçbir fikri yok. Ayrıca
beynin, sistemlerini nasıl bu kadar hızlı bir şekilde koordine ettiği de henüz
anlaşılmış değil.
9. ‘Bilinç’ nedir?
Modern bilimde, ‘bilinç’ çözülememiş olan en önemli sırlardan biri. Bilinç, tek bir
fenomen değil. Peki ne? Bilinç, beyindeki hangi sistemlerle ilgili? Bilim
adamlarının bu konuda da hiçbir fikri yok...Şimdiye kadar yapılan araştırmalara
göre, bilinç konusunda, büyük bir ihtimalle yine bir grup aktif nöron iletişim
içinde. Bilincin altında yatan mekanizmanın moleküllerle ya da hücrelerle ilgili
olabileceği üzerinde de duruluyor. Belki de mekanizma, bu sistemlerin
etkileşimleriyle oluşuyor. Bilim adamları bu sıralar bilincin, beynin hangi
bölgeleriyle ilgili olduğunu araştırıyorlar. Bunu keşfettikten sonra, bu bölgelerin
neden birbirleriyle iletişime geçtikleri araştırılacak.
Bilgisayara karşı beyin
Beyindeki elektrik akımlarının hızının, bilgisayarlardaki sinyal hızından 100 milyon
kat daha fazla olduğunu biliyor muydunuz? Bir insan, arkadaşını hemen
tanırken, bir bilgisayarın bir yüzü tanıması genellikle çok zor oluyor. Beynin pek
çok işlemi aynı anda yaptığını söyleyen bilim adamları, beynin bütün
bölgelerinden gelen bilgilerin tek bir bölgede birleşmediğini, ancak bu farklı
bölgelerin kendi aralarında güzel bir ‘işbirliğine’ girdiklerini ve bir ağ, yani
‘network’ oluşturduklarını belirtiyorlar. Bizim de dünyaya olan bakış açımız işte
bu karmaşık network sayesinde oluşuyor...
________________
Alıntı
__________________
Amelinizde rıza-yı İlâhî olmalı.
Eğer O razı olsa, bütün dünya küsse ehemmiyeti yok. Eğer O kabul etse, bütün halk reddetse tesiri yok.
O razı olduktan ve kabul ettikten sonra, isterse ve hikmeti iktiza ederse, sizler istemek talebinde olmadığınız halde, halklara da kabul ettirir, onları da razı eder.
|