İslamiBilinc  
 

Geri Dön   İslamiBilinc >
İSLAMİBİLİNC MEDRESESİ
> Hadis/Sünnet

Hadis/Sünnet Arapça, Türkçe tüm hadisleri burada paylaşabilirsiniz

Etiketler: , ,

Cevapla
 
Konu Seçenekleri Modları Göster
Eski 01-28-2011   #1
lale
Administrator
 
lale - ait Avatar
 
Üyelik Tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 15.046
Teşekkürler: 23.226
8.852 Mesajına 17.839 kez Teşekkür Edildi.
lale is on a distinguished road
Lizh4 Dr. Ebubekir Sifil Ile Sünnet üzerine




1. Sünnetin ; muradullahın anlaşılmasındaki
rolü nedir ?

Sünnet olmadan muradullahın

anlaşılabilmesi mümkün müdür?

Bismillâhirrahmânirrahîm.

Sünnet olmadan muradullah
anlaşılabilecek olsaydı
Kur'an Efendimiz
(
sallahu aleyhi vesellem)'e
sadece "tebliğ" görevi verir,
ayrıca "beyan/açıklama" görevi vermezdi.
Temel ibadetlerin nasıl yapılacağına
ilişkin olarak Kur'an'da
herhangi bir detay verilmemiş olması,
Kur'an'ın hayata intikalinde Efendimiz
(sallahu aleyhi vesellem)'in
tuttuğu merkezî rolün
en açık ifadesidir.
Fazla söze hacet yoktur.

2. Sünnetin/hadislerin tahrip edilmeye

müsait bir alan olduğunu söylemek
Müslümanların zihinlerinde veya
tasavvurlarında ne gibi
algılara yol açar ?
Bu algıların yapacağı tahribatın
boyutu ne olur ?

Sünnet'in/hadislerin nakli meselesi üzerinde

şüpheler oluşturarak Kur'an'ı
"şahsî görüşlere açık"
hale getirmek
ahir zamanda müptela olduğumuz
bir hastalık.
"Hadislerin naklinde beşer unsuru yer almıştır"
gerekçesiyle Sünnet/Hadis alanını
"tekinsiz" ilan edenler,
Kur'an'ın da aynı beşer unsuru vasıtasıyla
nakledildiğini nedense
hep görmezden gelir.
Burada denebilir ki,
"Kur'an ilahî koruma altındadır;
ancak Sünnet/hadisler için
böyle bir garanti yoktur."
Biz de buna karşılık deriz ki,
Kur'an'ın ilahî garanti altında olması,
mesela melekler vasıtasıyla
korunması gibi bir durumu anlatmaz.
Yüce Allah Kur'an'ı
bu Ümmet eliyle korumuştur ve
bu durum kıyamete kadar da böyle devam edecektir.
Kur'an'ı koruyan Ümmet
Sünnet'i niçin tahrif eder?!
Bu noktada ikinci bir itiraz da,
Kur'an'ın tevatüren nakledildiği,
hadislerin büyük çoğunluğunun
naklinde ise böyle bir durumun
söz konusu olmadığı
şeklinde ileri sürülebilir.
Buna mukabelemiz de
şöyle olacaktır:
Yukarıda sözünü ettiğimiz temel
ibadetlerle ilgili hadisler
büyük ölçüde tevatür seviyesine
ulaşmamış rivayetlerden oluşmaktadır.
Bu şu demektir:
Bu rivayetleri "güvenilmez"
ilan ettiğiniz zaman
İslam'ın temel ibadetlerini bile
yerine getirmeniz imkânsızlaşır.
Bu durumu, Din'in bireysel
ve sosyal bütün boyutlarına teşmil edebilirsiniz.


3. Ehl-i Sünnet mezhebinin tepkisel bir

fırka olduğu (diğer fırkalar gibi) ve Şia’ya tepki
olarak doğduğunu söyleyenler var.

Bu tespit doğrumudur ?


Böyle bir iddianın kimden sadır olduğunu bilmiyorum.

Ama ciddiye alınır yanı yoktur
Ehl-i Sünnet,
Efendimiz (
sallahu aleyhi vesellem)'in Sahabe'ye,
onların da kendilerinden sonraki kuşağa
aktardığı çizgidir.
Sünnet'i Kur'an'la birlikte
Din'de merkezî bir konumda
görmekle diğerlerinden ayrılan
Ehl-i Sünnet,
bir "fırka" değildir ki,
sonradan/tepkisel olarak
ortaya çıktığı söylenebilsin!
Sahabe bu dini Efendimiz
(
sallahu aleyhi vesellem)'den
nasıl grdüyse öyle yaşadı, anlattı.
Tabiun da Sahabe'den gördüğünü Din olarak aldı,
anladı, yaşadı ve anlattı.
Haricîler'le birlikte tarih
sahnesine çıkmaya başlayan fırkalar ise
bu ana gövdeden şu veya
bu sebeple/ölçüde ayrılan arızî yapılardır.
Soruyu şöyle anlarsak doğruluk payı taşıdığını
söyleyebiliriz:
"Ehl-i Sünnet kelamı sonradan
ortaya çıkmıştır."
Evet, doğru olan budur.
Yani sonradan ortaya çıkan
"Ehl-i Sünnet mezhebi" değil,
"Ehl-i Sünnet kelamı"dır.
Bunda şaşılacak bir nokta yoktur.
Zira Ehl-i Sünnet kelamı,
sonradan ortaya
çıkan fırkalara karşı
Sahabe'den devralınan
sahih İslam çizgisini,
yani Ehl-i Sünnet'i
aklî delillerle müdafaa
etmek amacıyla ortaya çıkmıştır.
Dolayısıyla sonradan ortaya çıkan
"mezhep" değil, "metot"tur.


Devam edecek...

lale is offline   Alıntı ile Cevapla
The Following 2 Users Say Thank You to lale For This Useful Post:
Berrak_Su (01-28-2011), bilge_66  (01-31-2011)
Eski 01-31-2011   #2
lale
Administrator
 
lale - ait Avatar
 
Üyelik Tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 15.046
Teşekkürler: 23.226
8.852 Mesajına 17.839 kez Teşekkür Edildi.
lale is on a distinguished road
4. Bir makalenizde Ehl-i Sünnetin
bir şemsiye olduğu tespitini dile getirmiştiniz.
Bu şemsiyenin altına giren genel görüşler yani
turnusol kağıdı görevi yapacak görüşler nelerdir?

Öncelikle buradaki bir yanlışlığı düzeltelim:

Ehl-i Sünnet şemsiye kavramı,
birtakım "görüşler" den değil,
"itikadî umdeler"den oluşur.
Herhangi bir Ehl-i Sünnet Akaidi kitabında görülebilecek olan
bu umdelerin bugün için turnusol kâğıdı işlevi görenleri,
Sünnet'e/hadislere bakış ile Sahabe hakkındaki
düşüncelerdir.
Günümüzü geçmişten farklı
kılan önemli kırılma alanları bunlardır.
Geçmişte bid'at fırka mensupları,
hadisle sabit olan itikadî hususlar
hakkında hiçbir kapalılığa yer vermeksizin,
"Biz bunlara inanmıyoruz" diyorlardı.
Günümüzde ise bir kısım insanlar
bir yandan Ehl-i Sünnet olduklarını
söyleyip dururken,
diğer yandan gözümüzün içine baka baka
hadislerle sabit itikadiyyatı
inkâr ediyor.
Hz. İsa (a.s)'ın nüzulünü,
kabir azabını, şefaati…
inkâr ederken nasıl Ehl-i Sünnet kalınabiliyor,
anlayan beri gelsin!

5. Günümüzde özellikle Şiar niteliği olan

sünnetlerin terk edildiğini hatta sarık ve sakal
başta olmak üzere pek çoğunun
adet olarak nitelendiğini
müşahade ediyoruz.
Şiar Sünnetlere
bakış Ehl-i Sünnete göre nedir ?

Ehl-i Sünnet, Sünnet-i Seniyye ile sabit olan

hususlara hassasiyet göstermenin addır.
Bu anlamda temel olarak itikadî sahada
kendisini gösteren bir duruştur.
Sakal, sarık vb. sünnetleri hafife
alma tavrına gelince,
sadece Ehl-i Sünnet'e değil,
bütünüyle İslamî geçmişe karşı
hastalıklı bir tavrın ifadesidir.
Zira bugün bilmeyen yoktur ki, Şia gibi
bid'at mezhep mensupları dahi sakal,
sarık vb. şiarlar
konusunda hayli hassastır.
Dolayısıyla bu şiarlar
konusundaki aymazlık, itikadî zaaf yanında,
aynı zamanda bir kimlik erozyonunu ve
yabancılaşmayı
da ifade etmektedir.

6. Ehl-i Sünneti anlama da Osmanlı örneğinin

yeri neresidir ?

Ehl-i Sünnet Osmanlı'nın en temel kimlik kodudur.

Temel Akaid/Kelam kitaplarına Osmanlı uleması
tarafından gösterilen ehemmiyet,
medrese müfredatında yer almalarından ve
üzerlerine çok
sayıda şerh, haşiye…
tarzı çalışmalar yapılmış olmasından
kolayca anlaşılabilir.
Sadece ilmî alanda değil,
siyasî alanda da bu hassasiyet yaşatılmıştır.
Şah İsmail'den başlayarak Şia ile
mücadele bunun
kristalize olduğu süreçlerden birisidir.

7. Osmanlı Medreseleri ile bugün İlahiyat

Fakültelerini bir kıyas edersek
İslami İlimler açısından
durum nedir ?
Bugünkü İlahiyat Fakültelerinin
tedrisatı yeterli midir ?

Ali Fuat Başgil'in,
Ankara İlahiyat için söylediği,

"Buradan din alimi değil,
din münekkidi yetişir"
tesbiti bu soruya cevap olarak
yeterli olsa gerektir.
Medrese ile fakülteyi mukayese etmek,
medreseye yapılabilecek en büyük hakaret olur.
Okuduğu Arapça metni doğru dürüst anlamayan
ilahiyat hocalarına bolca rastlandığı
günümüz Türkiyesi,
medresenin kıymetinin/öneminin anlaşılması
için yeterli manzarayı vermektedir.

8. Ehl-i Sünnet açısından Zahidül Kevseriyi

nereye koymalıyız ?
Muhammed Ebu Zehra
dışında O’nu müceddid olarak gören İslam
Alimleri kimlerdir ?

Zahid el-Kevserî merhumun Ehl-i Sünnet itikadına

gerçekten büyük hizmetleri olmuştur.
Matbuat dünyasında,
sadece çeşitli dergilerde yazdığı
makalelerle değil,
tahkik ve neşrettiği ve neşrine
önayak olduğu son derece kıymetli eserlerle de
geçtiğimiz yüzyıla damgasını vurmuştur.
Etkilerinin bugün bile son derece
canlı bir şekilde yaşıyor olması
da bunun bir diğer göstergesidir.
Tercümelerinin
neşri müyesser olduğunda ne demek
istediğim rahatlıkla anlaşılacaktır.
İmam el-Kevserî'yi "imam",
"müceddid" gibi vasıflarla anan sadece
Ebu Zehra merhum değildir.
Muhammed Yusuf el-Bennûrî,
Yusuf ed-Dicvî,
Selâme el-Azzâmî,
Abdülvehhâb Abdüllatîf,
Abdurrahman Halîfe,
Ahmed Hayrî, Abdülfettâh Ebû
Gudde onu mezkûr sıfatlarla ve
benzeri ifadelerle
ananlar arasında ilk akla gelenlerdir.
lale is offline   Alıntı ile Cevapla
Bu Mesaj İçin lale'a Teşekkür Edenler
bilge_66  (01-31-2011)
Cevapla


Konuyu Toplam 1 üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Konu Seçenekleri
Modları Göster

Yetkileriniz
değil Yeni mesaj yazma yetkiniz aktifdir.
değil Mesaja Cevap verme yetkiniz aktifdir.
değil Eklenti ekleme yetkiniz aktifdir.
değil mesajınızı değiştirme yetkiniz aktifdir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:42 .


Powered by vBulletin® Version 3.6.8
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forum SEO by Zoints
çakşır