|
USTA
Üyelik Tarihi: Dec 2010
Mesajlar: 4.461
Teşekkürler: 2.146
2.131 Mesajına 5.078 kez Teşekkür Edildi.
|
Eşinizin hangi yakını Ebu Cehil'den daha kötüdür, söylesenize Allah aşkına?
Eşinizin Ebu Cehil'den daha kötü bir akrabası var mı?
Evlenmek yalnızca iki insan arasında kurulan bir "bağ" değildir. Daha
önce tanımadığınız, huyunu suyunu bilmediğiniz başkaca insanlarla da
"zorunlu" bir tanışma ve ilişki kurma demektir aynı zamanda.
Eşinizin annesi, babası, kardeşleri, amcası, halası, teyzesi, hatta
anneannesi, babaannesi, dedeleri gibi bir güruh insan hayatınıza
aniden giriverir.
Yeni ilişkiler hayata renklilik katar. Hiç tanımadığınız,
bilmediğiniz, varlığından haberdar bile olmadığınız insanlarla bir
anda "akrabalık bağı" ile bağlanıverirsiniz. Sadece kayınvalide ve
kayınpederinizin değil eşinizin yakın akrabalarının da gelini veya
damadı oluverirsiniz.
"Akrabalık bağı" evlenmenin kazanımlarından biridir. Mutlak Varlığın
ilahi bir emir olarak bize önem vermemizi istediği akrabalık bağı
zorlu hayat yolunda sırtımızı dayayabileceğimiz bir dayanak teşkil
eder. Akrabaların birbirine göstereceği dayanışma insanı sosyal
yalnızlıktan kurtarır, güven ve emniyet hissini artırır.
Bilhassa bizim coğrafyamızda birçok sorunu aşmamızda bu akrabalık
bağlarının özel bir ehemmiyeti vardır. Örneğin, bu ülkenin ciddi
ekonomik kriz dönemlerini atlatabilmesinde, Kuran'ın emirlerini
dinleyen akrabaların birbirine verdiği maddi manevi desteğin rolü
büyüktür. İstanbul'da E-5 karayolunun Göztepe Köprüsünün altında ya da
Harem gibi terminallerde Anadolu'dan gelen yolcu otobüslerinin
bagajlarına göz atmak bile bu konuda önemli bir fikir verir. O
bagajlar un, bulgur, turşu gibi yiyeceklerle doludur. Anadolu'nun bir
köyünde yaşayan anne İstanbul'da yaşayan oğlunun, kızının tarhanasını,
turşusunu yapıp yollar. Böyle bir manzarayı ne Amerika'da ne de bir
batı ülkesinde görebilirsiniz. Bireyselliğin tavan yaptığı bu
ülkelerde bırakın moleküllerin birbirinden ayrılmasını, moleküllerin
atomları bile birbirinden ayrılıp farklı farklı yönlere savrulmuş
durumdadır.
Öte yandan, her nimetin bir külfeti vardır. Akrabalık bağları bazı
açılardan da ek sorunlar demektir. Her birinin ayrı bir kişiliği, huyu
suyu, ilişki tarzı vardır. Görümce kıskançtır mesela. Kayınvalide
kızının/oğlunun evinde her şeye burnunu sokar. Ya da kayınpeder
öfkeli, sinirli, asabidir, damadına ha bire akıl verir, eleştirir.
Eltiler birbirini kıskanır. Anneanneler, babaanneler çocukları
şımartır. Kayınvalide gelinini eleştirir, ben oğluma bir gün bile
dünden kalan yemek yedirmedim diye havasını atar, geliniyle rekabete
girer.
Karı koca bir türlü baş başa bırakılmazlar. Bir bakmışsınız yakın
akrabalar da boş durmamış birer akıl hocasına dönüşüvermiştir. Herkes
ailenin bu yeni üyesini göz hapsine almıştır. Evlenme sürecinde başlar
bu. Eve alınacak eşyaların markasından tutun da nerede alınacağına,
düğünün nerede yapılacağına dair her kafadan ayrı bir ses çıkar. İşi
biraz daha ileri götürüp kaç çocuk yapılması gerektiğini söyleyen bile
çıkar.
Şeytanın kolladığı fırsat da tez zamanda zuhur eder tabii.
Kavgalar başlar. Zulüm sökün eder..
Karı koca tarihi bir yanlışın içine düşer. Mealen, "Birinin hatasıyla
başkaları mesul olmaz" ayetinin hilafına hareket etmenin bedeli ağır
ödenir.
Adamın (veya kadının) ailesinin ziyaretinin hemen akabinde kadın (veya
adam) oklarını çıkarır: "Senin annen," diye başlar. Yarım saat, bir
saat, iki saat hatta çok daha fazla saat, sayar döker. Adam annesinin
zor bir kadın olduğunu biliyordur. Ama annesidir işte ne yapsın? Onu
dokuz ay karnında taşıyandır. Annesi neyi nerede söyleyeceğini
bilmeyen bir kadındır maalesef. Karısı annesini azıcık idare etse,
birazcık alttan alsa olmaz mıdır yani? Olmazdır. Kadın kayınvalidesine
takmıştır bir kere. Kendisini gelini olarak yeteri kadar
benimsememektedir. Bu ona yapılan önemli bir haksızlıktır. Sayıp
dökmeye devam eder kadın. Adam iyiden iyiye çaresiz hisseder kendini.
Bir yanda sevdiği kadın bir yanda Allah'ın "of bile demeyin" dediği
annesi.
Adam da geri durmaz bu durumda körüğü eline alır ateşi harlamaya
koyulur. Bütün iyilikleri ve muhabbeti kül eden ateş daha da güçlenir.
O da kadının babasına takar: Senin baban da geçen gün şunu söyledi/
yaptı. İntikamını alır. İntikamını alır da ne olur? Yumruğunu duvara
vuran gibi olur. Elini kırar.
Bir kısır döngü başlar. Kör bir kuyu dibine doğru sürüklenir evlilik.
Senin annen, senin baban, senin kardeşin, senin... Sözler balyoz gibi
indikçe iner her darbede evin bir duvarı çöker. Öfke kalbi kirletir.
Sanırsınız ki; iki kişi birbirini incitmek, birbirine saldırmak için
evlenmiştir..
En tehlikeli sürece gelinir böylelikle: "Yetti artık! Annen, baban,
kardeşin, halan, teyzen bu eve gelemez!" Kadının kardeşi telefon eder.
"Bir hafta sonra size gelmek istiyorum, müsait misiniz?" Adam bir yıl
önce karısının kardeşinin kendisine söylediği bir sözü hâlâ
affetmemiştir, öfkesini içinde canlı canlı yaşatmaktadır. Kadın canı
sıkkın, kardeşinin geleceğini kocasına nasıl söyleyeceğini bilemez.
Evlilik artık cehennemin dünyadaki minyatür halidir.
Bu coğrafyada huzurlu bir evliliğin olmazsa olmaz şartı akrabalık
bağlarının koparılmaması olduğunu hepimiz biliriz.. Çok özel haller
dışında (cinsel tacizci yakın akraba gibi) tarafların yakın
akrabalarıyla ilişkiyi kesmesi evlilikte baltayı taşa vurmaktır. Hele
hele, şu şu kişiler evimize gelemez tavrı evlilik ilişkisinin boğazını
sıkmaktır. Evlilik ilişkisinin boğazını sıkan mutsuzluktan mutsuzluk
beğenmelidir.
Ebu Cehil imanın azılı düşmanıdır. Gün gelir oğlu İkrime Müslüman olur
(hikâyesini bulup okumanızı öneririm). Kâinatın En Değerli Varlığı
Efendimiz (s.a.v) bizi hayrette bırakacak bir incelik gösterir. Onun
neden bizim rehberimiz olduğunun sırrı bir kez daha tecelli eder.
Sahabelere, "Sakın babası hakkında kötü söz söylemeyin," der.
Nihayetinde Ebu Cehil, İkrime'nin babasıdır. Aralarında biyolojik bir
bağ vardır. Ebu Cehil hakkında söylenecek kötü sözler oğlunu
incitebilir. Bir mümin başka bir mümini nasıl incitebilir?
Size ne yapmış olurlarsa olsunlar; siz siz olun, eşinizin akrabalarını
eşinize kötülemeyin. Eşinizin hangi yakını Ebu Cehil'den daha kötüdür,
söylesenize Allah aşkına?
__________________
Ya olduğun gibi görün yada göründüğün gibi ol

|