İslamiBilinc  
 

Geri Dön   İslamiBilinc >
İSLAMİBİLİNC MEDRESESİ
> Kuran-ı Kerim Meali

Kuran-ı Kerim Meali

Cevapla
 
Konu Seçenekleri Modları Göster
Eski 10-23-2009   #1
Katre-i Matem
USTA
 
Katre-i Matem - ait Avatar
 
Üyelik Tarihi: Nov 2006
Mesajlar: 2.075
Teşekkürler: 1.155
976 Mesajına 1.818 kez Teşekkür Edildi.
Katre-i Matem has a reputation beyond reputeKatre-i Matem has a reputation beyond reputeKatre-i Matem has a reputation beyond reputeKatre-i Matem has a reputation beyond reputeKatre-i Matem has a reputation beyond reputeKatre-i Matem has a reputation beyond reputeKatre-i Matem has a reputation beyond reputeKatre-i Matem has a reputation beyond reputeKatre-i Matem has a reputation beyond reputeKatre-i Matem has a reputation beyond reputeKatre-i Matem has a reputation beyond repute
Arrow1 Fatiha'da bulunan ince sırlar



Her gün en az elli defa okuduğumuz Fatiha Suresi ulvi âlemlerden insanlık âlemine gelmiş İlâhi bir hazinedir. İşte Fatiha'da bulunan ince sırlar:


Mehmet PAKSU'nun yazısı

Yüzlerce sır ve şifre taşıyan faziletli bir duadır.

Asıl sırlar ve şifreler kul ile Allah arasında mevcuttur.

Peygamberimiz bir hadiste bu önemli gerçeği şöyle anlatıyor:

"Allahu Teâlâ buyurdu ki: Ben namaz suresi olan Fatiha'yı kendimle kulum arasında yarı yarıya paylaştırdım. Yarısı Benim, yarısı da kuluma aittir. Bu vesile ile kulum bütün istediklerine kavuşacaktır.

Kul, 'Elhamdü lillahi Rabbi'l-âlemîn' (Hamd, Alemlerin Rabbi olan Allah'a aittir) dediği zaman, Allah, 'Kulum Bana hamdetti' buyurur.

Kul, 'Er-Rahmâni'r-Rahîm' (O Rahman'dır, Rahîm'dir) dediği zaman, Allah, 'Kulum Beni methetti' buyurur.

Kul, 'Mâliki yevmiddîn' (Din Gününün Sahibidir) dediği zaman, Allah, 'Kulum Beni tazim etti, işlerini Bana havale etti' buyurur.

Kul, 'İyyâke na'büdü ve iyyâke nestaîn' (Yalnız Sana kulluk eder, yalnız Senden yardım isteriz) dediği zaman, Allah, 'İşte bu kulumla kendi aramdadır ve kulumun dilediği de onundur' buyurur.

Kul, 'İhdine's-sırâta'l-müstekîme sırâtallezîne en'amte aleyhim ğayri'l-mağdûbi aleyhim veleddâllîn' (Bizi doğru yola ilet. Kendilerine nimetler verdiğin kullarının yoluna ilet. Gazabına uğramış yahut sapmış olanların yoluna değil) dediği zaman, Allah, 'İşte bu kulumundur ve kulumun istediği de onun hakkıdır' buyurur."

***

Kur'ân'ın en faziletli suresi Fatiha olduğu gibi, en faziletli âyeti de yine Fatiha'nın bir âyetidir.

Fatiha, sevabı bakımından İhlas Suresi gibi Kur'ân'ın üçte birine denk geliyor:

İbn Abbas'ın rivayetine göre Resulullah (a.s.m.) bu hususu şöyle dile getirmiştir:

"Fatiha sevap bakımından Kur'ân'ın üçte birine denktir."

Bir işe başlarken Bismillah denmesi gerektiği gibi, Fatiha okunması da tavsiye ediliyor.

Ebû Hüreyre'nin rivâyetine göre Resulullah (a.s.m.) şöyle buyurmuştur:

"Hayırlı bir iş Elhamdülillah ile başlamazsa sonu kısıktır, bereketsizdir."

***

Fatiha'yı okuduktan sonra "Veleddâllîn" deyince hemen arkasından "Amin" demek sünnettir. "Amin"in önemini ve Allah katındaki yerini Peygamberimiz'den (a.s.m.) öğreniyoruz.

"Amin, mü'min kullarının diliyle Rabbülâlemin'in mührüdür."

Fatiha muhtevası ve manası, zenginliği ve içinde barındırdığı derinlik itibarıyla da bambaşka bir güzelliğe sahiptir.

İmam Buhârî'nin rivayetine göre, Hasan Basrî bu konuda şöyle diyor:

"Allah bütün semavî kitapların ilmini Kur'ân'da; Kur'ân'da mevcut olan ilimleri de Fatiha Suresi'nde toplamıştır. Fatiha'nın tefsirini öğrenen bütün semavî kitapların tefsirini öğrenmiş gibi olur."

***

Fatiha maddi ve manevi her derde deva, her hastalığa şifa ve her sıkıntıya ilaçtır.

Abdülmelik bin Umeyr'in rivayet ettiği bir hadiste Peygamberimiz (a.s.m.) bu hakikati şu sözleriyle dile getirmiştir.

"Fatiha Suresi her derde devadır."

"Fatiha bütün dertlere karşı şifadır."

"Fatiha Suresi, zehirden kurtulmak için bir şifadır."

Fatiha nazara, göz değmesine karşı da bir şifa kaynağıdır.

İmran bin Husayn'ın rivayetine göre Resulullah (a.s.m.) şöyle buyurmuştur:

"Fatiha'yı ve Ayete'l-Kürsi'yi bir kul okursa, o gün ona insan ve cin nazarı değmez."

(Hadislerin kaynağı için (Hayatımızdaki Kur'ân) isimli çalışmamıza bakılabilir.)

Soru ve sorunlarınız için; mpaksu@bugun.com.tr adresine mail gönderebilirsiniz....

Bugün
__________________



Müjdecim, Kurtarıcım, Efendim, Peygamberim;
Sana uymaya ölçü, hayat olsa teperim.
Necip Fazıl Kısakürek


Andolsun, size kendi içinizden öyle bir peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya düşmeniz ona çok ağır gelir. O, size çok düşkün, mü’minlere karşı da çok şefkatli ve merhametlidir.
(Tevbe-128)



Cahillerle yaptığım bütün tartışmaları kaybettim.
İmam-ı Azam Ebû Hanife
Katre-i Matem is offline   Alıntı ile Cevapla
The Following 5 Users Say Thank You to Katre-i Matem For This Useful Post:
bilge_66  (10-23-2009), Eylül (10-23-2009), nazar_ber_kadem (10-26-2009), NuVeYBa (10-24-2009), Şen_Nur (11-13-2009)
Eski 10-23-2009   #2
Eylül
USTA
 
Eylül - ait Avatar
 
Üyelik Tarihi: Mar 2009
Mesajlar: 1.925
Teşekkürler: 2.181
1.026 Mesajına 1.590 kez Teşekkür Edildi.
Eylül has much to be proud ofEylül has much to be proud ofEylül has much to be proud ofEylül has much to be proud ofEylül has much to be proud ofEylül has much to be proud ofEylül has much to be proud ofEylül has much to be proud of
Cenab-i Hak razi ve memmun olsun kardesim paylasimin icin tesekkürler
Selam ve Dualarimla......
__________________




Henüz Resmedilmemis Bir Hüznün Cizgilerini Tasir Suretim...
Iste Bu Yüzdendir Icten Ice Döküntülerim...
Eylül is offline   Alıntı ile Cevapla
Eski 10-23-2009   #3
EDA
USTA
 
EDA - ait Avatar
 
Üyelik Tarihi: Jul 2009
Mesajlar: 3.662
Teşekkürler: 3.813
1.865 Mesajına 2.493 kez Teşekkür Edildi.
EDA is on a distinguished road
__________________


EDA is offline   Alıntı ile Cevapla
Eski 10-24-2009   #4
NuVeYBa
USTA
 
NuVeYBa - ait Avatar
 
Üyelik Tarihi: Aug 2009
Mesajlar: 803
Teşekkürler: 459
505 Mesajına 1.180 kez Teşekkür Edildi.
NuVeYBa is on a distinguished road


Fatiha;

kulun duası-duruşu
kuranda; Rabbin cevabı gibidir....

Fatiha Suresi Kur'an'ın özetidir....

Tüm Kur'an'ı okuyan-anlayan ancak Fatiha'nın sırrına erişebilir....

Fatiha Suresinin özeti de Besmele'dir....
__________________
وَبَشِّرِ الصَّابِرِينَ

S a b r e d e n l e r i
M ü j d e l e !



Zamanlarını Z e y n e p 'leştıremeyenler,
zamanın Z e y n e b 'i olamazlar !....

NuVeYBa is offline   Alıntı ile Cevapla
Bu Mesaj İçin NuVeYBa'a Teşekkür Edenler
nazar_ber_kadem (10-26-2009)
Eski 10-24-2009   #5
tevhiteri
USTA
 
tevhiteri - ait Avatar
 
Üyelik Tarihi: Dec 2007
Mesajlar: 1.494
Teşekkürler: 541
450 Mesajına 610 kez Teşekkür Edildi.
tevhiteri is just really nicetevhiteri is just really nicetevhiteri is just really nicetevhiteri is just really nicetevhiteri is just really nice
fatihayi şerife
« : Dün 14:07:48 » Alıntı Değiştir Sil Konuyu böl

--------------------------------------------------------------------------------
Fatihayi şerife

--------------------------------------------------------------------------------

Peygamber Efendimiz bir hadisi şeriflerinde mealen şöyle buyurmaktadır."Kim ki namazında Fatihayı Şerifi okumazsa
onun namazı,namaz olmaz."Bu durumda biz insanlar düşünelim,bilmediğimiz zamanda bir bilene soralım.Çünkü Fatihayı
Şerif insanlarla Allah arasında müşterek olarak nazil olmuştur.Yarısı Allah'ındır,yarısı insanlara aittir.
Peki ama böyle olunca insanlarAllah'ın bir ortağı olmuş olmuyormu?Haşa,hayır,şöyle ki:Bismillah:Bu Allah'ın zatı Uluhi
yetinin ismidir.(Elhamdulillahi Rabbilalemin)"Alemlerin Rabbine hamdolsun"Buradaki bütün alemlerin Rab'bı o.Rab:Terbiye
edici demektir.Madem ki o,bütün alemlerin terbiyecisi ise herkesin bir terbiyede yetişmesi lazım gelirdi.Halbuki herkes
bir terbiyede yetişmiyor.Şu halde herkes esmai ilahiden bir ismin mazharıdır.Kul hangi isme mazhar olmuş ise onun Rab
bı o isimdir.Burada Rab umumi değil hususi olmuş oluyor.Bir kimse Allah'ın hadi ismine mazhar olmuş ise onu hidayet ile
terbiye eder.Mudil esmasına mazhar olanı da delaletle terbiye eder.İşte ayeti kerimede(Velaki yudillu men yeşau ve
yehdi men yeşau)buna işarettir.
Errahman sıfatların ismidir.Allah sıfatlandığı zaman da Rahman ismini alıyorEf'aliyle harekete geçtiği zaman da Rahim
ismini alıyor.İşte hep bunlar Allah'a aittir.Yalnız Zat Allah'ındır,sıfatlar Allah'ındır,fiiller Allah'ındır.
(Maliki yevmiddin)"Yegane din gününün sahibi Allah'tır.Yani bu günün ve her günün sahibi Allah'tır."İşte buraya kadar
bu vasıfların hepsi Allah'a aittir.Burada insanların bir katkısı yoktur.Çünkü insanın ne zatı,ne sıfatı,ne de ef'ali vardır,bu
nların sahibi Allah'tır.
Şimdi bundan sonra devam edecek olan ayetler insanlara ait olmuş oluyor.(İyyakena'büdü)Cenabı Allah bunu kulun
dilinden söylüyor,biz böyle anlayacağız,yoksa kula ait değildir.Daha önceden demiştik ki bu insanların ne sıfatları var,
ne de fiili,öyleyse nasıl ibadet edecek?
Bir zamanlar zatın birisi Teheccüt namazını hatm-i şerif le kılıyor ve bu kıldığı namazı Ebu Medyen Hazretlerine söylü
yor.Efendim ben Teveccüt namazını hatm-i şerif le kılıyorum.Ebu Medyen Hazretleri:Ya,dedi,bu kadar mı olgunsun?Bir
daha teveccüt namazını durduğun zaman farzet ki Hazreti Resulallah senin karşında,Kabul ederek okumana devam et,
dedi.
Teveccüt namazını kılan zat,Ebu Medyen Hazretlerinin buyurduğu şekilde namaza duruyor.Resulallah Efendimizi karşı
sına alıyor ve okumaya başlıyor.Tabi ki karşısında Resulallah Efendimiz olduğunu var saydığı için çok dikkatli okuyor,bu
durumda imkanımı var Teveccüt namazında bir hatim okuyabilsin,ancak bir sure okuyabiliyor.Ertesi gün Ebu Medyen
Hazretleri soruyor,namazı nasıl kıldınız?Ozat ancak bir sure okuyabildim diyor.
Ebu Medyen Hazretleri aynı zata,şimdide farz et ki namaza durduğun zaman Cebrail Aleyhisselam Peygamber Efendi
mize vahy ediyormuş mülahazasıyla oku der.Bu sefer daha dikkatli okuyor,ancak bir kaç ayet okuyabiliyor.Vakit uzayıp
sabah oluyor,halbuki teveccüt namazı bir boşlukta kılınabiliyor.Vakit namazının vakti geldimi,artık o sakıt olur,nafile kıl
ınmaz, Çünkü vakit namazı oldu.
Bu kez Ebu Medyen Hazretleri yine soruyor.Namazı bu sefer nasıl kıldın?Cevaben ancak bir kaç ayet okuyabildim di
yor.O zaman Ebu Medyen Hazretleri şimdide Allah Vahyi Cebrail Aleyhisselama veriyor mülahazasıyla oku diyor.
Bunun üzerine o zat namaza giriyor ve başlıyor okumaya(Elhamdulillahirabbilalemin Errahmanirrahim Maliki Yevmiddin
İyyakena'büdü)diyeceği zaman kulağına hafifden,yalancı bir ses geliyor.İşte o anda elinden,ayağından can çekiliyor,
başlıyor titremeye ve hemen Ebu Medyen Hazretlerine geliyor.Efendim hali keyfiyet böyle ,böyle diyor.O zaman Ebu
Medyen Hazretleri,ne zannettin senin baştan ayağa kadar vücudun duruyor,sen vücut varlığıyla İyyake nabüdü diye
mezsin.
Daha önceden ne dedik?Bismillah:Burada zat sahibi olan Allah'tır.Errahman:Sıfat sahibi olan Allah'tır.Errahim Ef'al sa
hibi olan da yine Allah'tır.Gün sahibi de yine Allah'tır.Bu vaziyette o kul nasıl(İyyakena'büdü)diyebilir.Ama fiil Allah'ın,Sı
fatlar Allah'ın,vücut Allah'ın olduğunu idrak eden(İyyakena'büdü)demeye hak kazanır.
Peki (İyyakena'büdü) ne demektir?Kelime olarak sana ibadet ediyoruz demektir.Ama hakiki mana bu değildir.
Bir insan Allah'a nasıl ibadet eder?İnsanın Allah'a ibadet etmesi Allah'ı,mazharında zuhura getirmesidir.Kendi mazharın
da,kendi kalıbında Hakk'ı zuhura getireceksin.Gözünden gören,kulağından işiten,dilinden konuşan,elinden tutan,ayağım
dan yürüyen Allah'tır diyeceksin.Eğer bunları idrak edebildi isen korkma(İyyakena'büdü)de fakat böyle olmazsa senin
söyleyişin yalancılıktan başka bir şey değildir.
Bu sebepten dolayı Fatiha'yı şerif müştereken olmuş oluyor.Müştereken ne demektir?Kul bir mazhar olur.Mazhar ise
alet demektir.Kulun mazharında Hak zuhur eder.Onun için Cenabı Hak bir yerde mealen şöyle demektedir.
"Ey kulum ben olmasaydım sen olmazdın sen olmasaydın ben de olmazdım."İşte Fatiha'yı Şerif bu demektir.Senin maz
hariyetinle onu zuhura getirmendir.Bunu yapamıyorsan yalancısın,Allah'a ibadet ancak fiilinden,sıfatlarından,vücudun
dan soyunup fiil sıfat ve vücudun Hakk'ın olduğunu bilmektir.Aynı zamanda mazhariyetinle de Hakk'ı zuhura getirmektir.
İşte ancak o zaman ibadet etmiş sayılırsın ve yine ancak o zaman(İyyakena'büdü)diyebilirsin.
Bundan sonra(İyyakenestain)geliyor.Bunun mealini ehli zahir"Senden yardım isteriz"diyor.Hakikatte"Sana yardım eder
iz"demektir.
Peki kulun Allah'a yardımı nedir?Allah'ı zuhura getirmek bir yardım değilmidir.Biraz evvel ki sözündeCenabı Allah nasıl
buyurmuştu?Sen olmasaydın ben olmazdım,senin mazhariyetinle ben zuhura geliyorum.
İyyakena'büdü:Seni mazhariyetimizde zuhura getiriyoruz bu mazhariyetimizden seni zuhura getirmemizle de(Veiyyake
nestaiyn,)sana yardım etmiş oluyoruz.
Bu munasebetle(İhdinassıratalmustakiym)Şimdi burada kul tenezzüle iniyor.Nasıl ki bir ayeti kerime de(Rabbena la tüzig
kulubena bade izhedeytena ve hablena min ledünkerahmeh inneke entel vehhab)"Ey bizim Rabbimiz sen bizi hidayete
erdirdikten sonra bizim kalplerimizi kaydırma."
Bunun için "İhdinassıratalmüstakiym"Yarabbi bizi doğru yolundan ayırma demektir.Burada anlatılmak istenen Allah'ın
doğru yolu nedir?Tevhit yolundan başka bir yol yoktur,o da buraya kadar okuduğunu tekrarlamaktır.
(İhdinassıratalmüstakiym sıratellezine en amte aleyhim)Nasıl ki sen bizden öncekilere hidayet etmiştin,doğru yolunu
ki,senin doğru yolun Tevhiddir,Tevhid yoludur.İşte bu doğru yolunu bizlere de hidayet et.Bu doğru yolun aksi olan yol
ki sapıklık yoludur bu delalet yola bizi sevketme demektir.
Bakınız şimdi Fatiha'i Şerif'te ne manalar var imiş?Neymiş sırrı Kur'an?Seyyit Nizamoğlunun buyurduğu gibi:
Bu aşk bir bahri ummandır
Buna haddi kenar olmaz
Delilim sırrı Kur'an'dır
Bunu bilende ar olmaz
İlahinin bize anlatmak istediği sırrı Kur'an mürşidi kamildir.Mürşidi kamili burada delil gösteriyor ki,aşkın sonsuz,namüte
nahi,ölümsüz bir varlık olduğunu ispat etmek için sırrı Kur'an deniliyor.
Namaza Besmeley-i Şerif okumadan önce Sübhaneke ile giriliyor.Acaba hikmeti nedir.
Cenabı Allah bu yeryüzünü inşa etmezden önce Arş-ı Azam onun yerinde idi.Cenabı Allah dört büyük meleğe şu arşı
yukarıya kaldırın,ben onun yerine yeryüzünü kuracağım buyurdular.Bu dört melek Cebrail,Mikail,İsrafil ve Azrail Aleyhis
selamlar arşı yüklendiler.Biraz zorlandılar fakat yerinden bile kıpırdatamadılar.Yani arş yerinden kalkmadı,o zaman Cebra
il Aleyhisselam"Subaneke Allahümme vebihamdik"dedi.Bundan sonra Mikail Aleyhisselam"Vetabare kesmüke"İsrafil Aley
hisselam da"Vetealaceddüke"dedi.Azrail Aleyhisselam da"Velailehe gayruk"deyince arş hafifledi ve kendiliğinden yukarı
ya çekildi.
İşte namazlardan önce okunan Subaneke bu demektir.Demek ki ağır bir yük kaldırabilmek için Sübaneke ile başlanıyor.
Namaz da ağır bir yük olduğu için ve bu yükün kişiye hafif gelmesi için yani kolay olması için Sübhaneke ile başlanıyor.
Bunu şeriat kitapları,ilmihaller yazıyor.
Şimdi gelelim bu namazdan önce okuduğumuz Sübaneke nin gerçek anlamına:İnsan kendi benliğiyle namaza girerse
o namaz hem ağır olur,hem de kimsenin namazı kabul olmaz.Çünkü kendi benliği ile namazı kılmıştır.Yani burada subha
neke okumanın ifade ettiği mana evvela bir fenafillah olalım.Allah'ta yok olalım bilahare namaza duralım.Çünkü namaz
Allah'ın huzurudur.Allah'ın huzuruna varlıkla gidilmez,varlığından yok ol ondan sonra huzuru ilahiyeye dur.İşte Sübaneke
bize bunu hatırlatmak istiyor,fakat burada muhatap gösteriliyor.Cebrail Aleyhisselam diyor ki:Allah'ım seni her şeyden
tenzih ederim.Sana hamd ederim.Hamd:Öğülme manasına gelir.Hamd Allah'a mahsusdur,yani öğülmeye layık olan Allah'
tır.Bu itibarla(Sübhaneke Allahümme vebihamdike)denilmesindeki hikmet:Öğülmeye layık olan yüce tek varlığın Allahu
Teala olduğunu bilmektir.
Bundan sonra Mikail Aleyhisselam da(Vetebare kesmüke)"Senin ismin mübarek olsun"dedi.Tebareke,mübarekten gelir.
İsmi şerifin mübarek olsun diyor.İsrafil Aleyhisselam da(Veteala ceddüke)diyor.
Bir zamanlar köyde yatsı namazından sonra imam cemaate okuma öğretiyordu.Herkese evvela Sübhanekeden başlattı,
sırası gelene okuttu.Sıra bize gelince Hasan Efendi Sübhanekeyi sende oku dedi.Ben biraz durakladım,daha sonra oku
dum.Camiden çıktıktan sonra,İmam Efendiye neden biraz durakladıktan sonra okudum biliyormusun dedim.Neden dedi?
Şimdi ben Sübhanekeyi okuyacağım sen de manasını ver dedim.Vereyim deyince okumaya başladı.(Veteala Ceddük)'e
gelince durdu,burasının manasını veremiyeceğim dedi.Çünkü zahir anlamı senin ceddin ali yüksek oldu.Allah'ın ceddi kim
olabilir?Burasını bir büyüğüme sorayım,başka zaman cevaplarım dedi ve öylece kaldı.
Buradaki"Ceddük"ne mana ifede ediyor?Ceddük:Yenileme anlamına gelir ki Allah'ı yenileyen Resullalah Efendimizdir.
Çünkü Cenabı Allah kudsi hadisinde(Levlake levlake lema halaktül eflak)"Ey habibim sen olmasaydın,sen olmasaydı bu
eflakı halketmezdim"buyuruyorlar.Onun için (Vecelle senaüke)senin büyüklüğüne sena ederiz,meth ederiz,çünkü senden
daha büyük bir varlık yoktur.
Azrail Aleyhisselam'ında(Vela ilahe ğayruk)dediği ise tamamen bir tevhiddir ki,Allah'tan gayri bir varlık yoktur.İnsan
şimdi ne oldu?Kelime ile söz ile fenafillah oldu ama,bu yetmiyor.Fehmi Efendi Hazretleri bir yerde diyor ki:
Lafzı tevhid nidelim
Taklidi terk edelim
Sırrı tevhid bilelim
De lailahe illalah
Fehmi Efendi Hazretleri burada böyle söz olan tevhidi ne yapalım diyor.Sırrı tevhid demek ise,bir kişi ne zaman kendi
ne ait bir varlığı olmadığını idrak eder,o zaman Allah'ın varlığı kendiliğinden ortaya çıkar.
Bu sebepten dolayı Muhiddin-i Arabi Hazretleri Futuhat-ı Mekkiye'sinde duruşma gününde Allah'ın muvahitlerine bir
soru var mıdır?Evet vardır diyor.Allah'ın muvahhitlere duruşma gününde sorusu şu olacaktır.Ey muvahhitler,beni ne ile
ve nasıl tevhid ettiniz.Eğer beni efalimle,sıfatımla zatsız olarak tevhid etmişseniz,tevhid etmiş sayılmazsınız.Siz ise be
nim gözümün mazhariyetiydiniz,şimdi hangi varlığınızla beni tevhid etmeye kalktınız?
Neticede muhhavitlerin verdikleri cevabı kabul etmiyor.Burada Cenabı Allah hitabında muvahhitlere bu soruya kendi
nizi hazırlayın diyor.
Burada Cenabı Allah beni özel tevhidimle tevhid etmeniz icabederdi diyor.Zaten Allah birdir.Onun senin birlemene ihti
yacı yoktur.Burada birlemekten murat kişinin yokluğunu idrak etmesidir.Ancak tevhid o zaman olur.Hem sen varsın hem
Allah'ı tevhid etmek bu imkansız.Burada yokluğunu anlayacaksın,peki sen hiç mi yoksun?
Resulallah Efendimize sordular:Ya Resulallah bu alem nasıl bir varlıktır?"Gölge gibi veya bir kar gibidir"buyurmuşlardır.
Kar yağdığı zaman kendisinde bir varlık gösterir.Haddi zamanında kar bir sudan ibarettir,yani sudan başka bir şey değil
dir.Kar nereden kar ismini ve şeklini aldı?Burudetli yani soğuk bir havaya mazhar olmasıyla,su iken kar şeklini aldı.Bu şe
kle dönüşmesiyle kar ismini aldı.Gerçekte düşününülürse bu kar dediğimiz nesnenin sudan başka bir vücudu varmıdır?
Yoktur.Çünkü sıcak bir havaya mazhar olduğunda onun ne kar şekli kalır ne de ismi kalır.O şekille birlikte ismide gider
yalnız su kalır.
Demek bu alem böyledir.Öyleyse sen var değilsin yokta değilsin.Peki nesin?Bir mazhardan ibaretsin,mazhar ise alet
demektir.Nasıl bir insan herhangi bir aletle işini görüyorsa,Allah'da kendi varlığını ispat etmek için bir adam yarattı,ya
ratmış olduğu ademde kendi varlığını zuhura getirdi,bizde o ademin evlatlarıyız.
Yalnız Adem,Mısri Niyazi Efendi Hazretlerinin buyurduğu Ademliğini kim bildi ise Adem odur.
Yoksa görünen suret bir gölge imiş.O halde gölge de kalmayalım da Adem olmaya çalışalım ve Cenabı Hakk'ı kendi Maz
hariyetimizde zuhura getirelim.Yani bizim mazharımızda Hakk'ın zuhurunu idrak edelim.İşte bunu idrak edebildi isek o za
man Adem olmuş oluruz.Eğer bu idrak yok ise kalan bir gölgeden ibarettir.Resulallah Efendimizin buyurduğu gibi:Bu ale
min misli bir gölge gibidir.Eğer Hak ve hakikat müşahade edilmezse,gölgeden başka bir şey değildir.Yalnız o gölge de yi
ne vücudun gölgesidir,gayri değildir.Hani bir ağaca açık bir havada güneş vurduğu zaman bir gölge peydah olur,o gölge
nin ağaçtan başka bir vücudu var mıdır?Ağaç salanırsa gölgede sallanır.İşte bu alem de Allah'ın vücudunun bir gölgesin
den ibarettir.Bunu böylece bilebilirsek o zaman insan hem var değildir,hiç yokta değildir.Bir gölge mesabesinde veyahut
bir serap gibidir.Bu babta Fehmi Efendi Hazretlerinin bir sözü vardır.
Bu mümkünat bir seraptır hep
Vücudu Hak ile kaim
Meratiple olur zahir
Muhittir cümle eşyayı
Demek ki bu kainat bir seraptan ibarettir.Serap neye deniliyor?Hani yaz günlerinde sıcak bir havada hararetin yüksek
olduğu sırada,yani tam olgun bir sıcaklıkta düz bir ovaya bakılınca,ileride deniz var gibi görünür.Haddizatında deniz fa
lan yok,o andaki sıcaklığın hararetinden öyle görünüyor.Sen yürüdükçe o deniz gibi görünen serap da yürüyor.İşte bu
alem de Allah'ın zatının kemalinde böyle var gibi görünüyor,gerçekte ise seraptan başka bir şey değildir.
İşte böylece namazda da Sübaneke okumanın gayesi yokluğumuzu bilmektir.En sonunda(Vela İlahe gayrük)diyor.Ya
ni Allah'tan gayri bir mevcut yoktur.Ama bu yalnız dilde kalıyor.Bunu fiilen icra edebilmemiz için bize yokluğumuzu ve
varlığımızı bildirecek bir mürşidi kemilin telkini gerekir.
Yokluğumuzla beraber namaza durduğumuz zaman,namaz insana zevk verir,hatta o namazdan hiç çıkmak istemeyiz.
Peygamber Efendimizin bir hadisi şerifleri vardır.(Esselatü miracül mü'minin)"namaz mü'minin miracıdır."İnsan böyle bir
miractan ayrılmak ister mi?Elbette ayrılmak istemez ama,namazda kalkmaktan yatmaktan ibaret değildir.Bunun için ki
Muhittin-i Arabi Hazretleri(Fezkürüni Ezkürküm)"Siz beni zikrederseniz bende sizi zikrederim."ayeti kerimesini namaza
almıştır.Yani siz bana namaz kılarsanız bende size namaz kılarım.Ama namaz kılan bir kişi namazında Rab'bını görecektir.
Eğer görmemişse o kişi namaz kılmamıştır.Peki bir insan namazında Rab'bını nasıl görebilir?
Musa Aleyhisselam gibi"görün bana bakayım sana gibi mi?Hayır bu bir idrak meselesidir.Seyyit Nizamoğlunun buyurduğu:
Kıyamın rükuun sücudun
Kamu mahvetmek içindir vücudun
Bu uslubüyle olmazsa ibadet
Buna derler hemen bir kuru adet
Buyurduğu gibi insan kıyama durduğu zaman fiil Hakk'ın olduğunu müşahade edecek.Rükuya vardığı zaman da sıfatlar
da Hakk'ın diyecek.Secdeye vardığı zaman vücut da Hakk'ın olduğunun idrakine vardımı işte o zaman kul bir rekat na
maz kıldı.İkinci rekata kalktığı zaman da aynı hareketleri yapıyor,ama bu defa Allah'ın kulun mazhariyetinden zatı,sıfatı,
ef'ali idrak ederek namazın kılındığını anladı mı,işte o zaman kulun namazı miraç olur.
Hakiki namaz tevhiddir.Onun için iki rekattan fazla namaz yoktur.Dört olur,altı olur,bunlar hep ikinin tekerrürüdür.İki
rekat namaz da,gaye birinci rekatta fenafillah olmaktır.İkinci rekatta bekabillah olmaktır.Namaz böylece kılınırsa miraç
olur.Bunun dışında olursa o namaz suret namazıdır.
Bunu içinde Cenabı Allah ayeti kerimesinde(Feveylün lilmüsallin ellezinehüm ansalatihim sahun,ellezinehümyüraune ve
yemneunel maun)"Vay şu namaz kılanlara ki namazlarını gaflet ile kılarlar."Cenabı Allah cümlemize namazlarını miraç olan
namazlar safına ilhak eylesin.(Amin)

alıntıdır....a.e.o
__________________
tevhiteri is offline   Alıntı ile Cevapla
Bu Mesaj İçin tevhiteri'a Teşekkür Edenler
nazar_ber_kadem (10-26-2009)
Eski 10-25-2009   #6
Hansa
ÇIRAK
 
Hansa - ait Avatar
 
Üyelik Tarihi: Aug 2009
Mesajlar: 285
Teşekkürler: 54
158 Mesajına 269 kez Teşekkür Edildi.
Hansa is on a distinguished road
Allah c.c. razı olsun.. rızasından ayırmasın.
__________________
Bir rüyadır..Hayat.
Bir bakmışsınki. Rüya bitmiş.
Hansa is offline   Alıntı ile Cevapla
Eski 10-26-2009   #7
nazar_ber_kadem
Aktif Üye
 
nazar_ber_kadem - ait Avatar
 
Üyelik Tarihi: Jul 2009
Mesajlar: 455
Teşekkürler: 636
320 Mesajına 631 kez Teşekkür Edildi.
nazar_ber_kadem is on a distinguished road
Alıntı:
tevhiteri´isimli üyeden Alıntı Mesajı Göster
Bir zamanlar zatın birisi Teheccüt namazını hatm-i şerif le kılıyor ve bu kıldığı namazı Ebu Medyen Hazretlerine söylü
yor.Efendim ben Teveccüt namazını hatm-i şerif le kılıyorum.Ebu Medyen Hazretleri:Ya,dedi,bu kadar mı olgunsun?Bir
daha teveccüt namazını durduğun zaman farzet ki Hazreti Resulallah senin karşında,Kabul ederek okumana devam et,
dedi.
Teveccüt namazını kılan zat,Ebu Medyen Hazretlerinin buyurduğu şekilde namaza duruyor.Resulallah Efendimizi karşı
sına alıyor ve okumaya başlıyor.Tabi ki karşısında Resulallah Efendimiz olduğunu var saydığı için çok dikkatli okuyor,bu
durumda imkanımı var Teveccüt namazında bir hatim okuyabilsin,ancak bir sure okuyabiliyor.Ertesi gün Ebu Medyen
Hazretleri soruyor,namazı nasıl kıldınız?Ozat ancak bir sure okuyabildim diyor.
Ebu Medyen Hazretleri aynı zata,şimdide farz et ki namaza durduğun zaman Cebrail Aleyhisselam Peygamber Efendi
mize vahy ediyormuş mülahazasıyla oku der.Bu sefer daha dikkatli okuyor,ancak bir kaç ayet okuyabiliyor.Vakit uzayıp
sabah oluyor,halbuki teveccüt namazı bir boşlukta kılınabiliyor.Vakit namazının vakti geldimi,artık o sakıt olur,nafile kıl
ınmaz, Çünkü vakit namazı oldu.
Bu kez Ebu Medyen Hazretleri yine soruyor.Namazı bu sefer nasıl kıldın?Cevaben ancak bir kaç ayet okuyabildim di
yor.O zaman Ebu Medyen Hazretleri şimdide Allah Vahyi Cebrail Aleyhisselama veriyor mülahazasıyla oku diyor.
Bunun üzerine o zat namaza giriyor ve başlıyor okumaya(Elhamdulillahirabbilalemin Errahmanirrahim Maliki Yevmiddin
İyyakena'büdü)diyeceği zaman kulağına hafifden,yalancı bir ses geliyor.İşte o anda elinden,ayağından can çekiliyor,
başlıyor titremeye ve hemen Ebu Medyen Hazretlerine geliyor.Efendim hali keyfiyet böyle ,böyle diyor.O zaman Ebu
Medyen Hazretleri,ne zannettin senin baştan ayağa kadar vücudun duruyor,sen vücut varlığıyla İyyake nabüdü diye
mezsin.

alıntıdır....a.e.o
ya,ne nemaz kılıyoruz ama ! Ukbada bu namazımızı herkesin önünde yüzümüze vurduklarında halimiz nice ola !, bizi Kendin c.c ile oyala ya Rabbi
âmin

slm a
__________________

İlâhî ente maksudî ve rıdake matlubî..
Allahım, maksadım Sensin; talebim hoşnutluğundur. rızandır

HASTAYIM
nazar_ber_kadem is offline   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Konu Seçenekleri
Modları Göster

Yetkileriniz
değil Yeni mesaj yazma yetkiniz aktifdir.
değil Mesaja Cevap verme yetkiniz aktifdir.
değil Eklenti ekleme yetkiniz aktifdir.
değil mesajınızı değiştirme yetkiniz aktifdir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:01 .


Powered by vBulletin® Version 3.6.8
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forum SEO by Zoints
çakşır