 |
07-31-2009
|
#1
|
|
Ehl-i Sünnet vel Cemaat
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 903
Teşekkürler: 600
418 Mesajına 934 kez Teşekkür Edildi.
|
Günümüzde Cihad Kavramını Yanlış Tanımlama!
Cihad Kavramını Yanlış Tanımlama
Cihad konusunda özellikle günümüzde 4 çeşit yanlış anlayış sözkonusudur.
Bunlardan biri, kâfirlerin ve özellikle müsteşriklerin cihadı sadece savaş olarak, hem de kan dökücülük, istilâ/işgal, vahşîlik ve barbarlık gibi gibi İslâm’ın savaş anlayışında da olmayan özelliklerle tanımlamasıdır.Dinin kılıçla yayıldığı da bu yanlış mantığın empozesidir. Kur’an’daki cihadla ilgili emirleri hep bu mantıkla çarpıtmışlar ve dinin temel esaslarından birinin devamlı savaş olduğunu iddia etmişlerdir.
İkinci yanlış, bunun tam tersi, oryantalistlerin ithâmına cevap vermeye çalışan karşı uçtur. Bu savunmacı anlayışa göre İslâm sadece barış ve iyilik, merhamet ve hoşgörü dinidir. Yalnız güzel söz ve tatlı dille hakikatler anlatılmalıdır.
Bu anlayış, Hıristiyan misyonerlere özenen, onların yerli versiyonlarını öne çıkaran bir yaklaşımdır. Propaganda yapar gibi o da resmî “din görevlileri” tarafından ve de devletin uygun gördüğü yerde, onun belirlediği kurallar içinde dinin anlatılmasını isteyenlerdir. Bırakın mücâhid kimliğini, dâvetçi/tebliğci kimliği bile bu anlayışta doğru değildir; hatta propaganda şeklinde bile din anlatılmamalı, kişilere empoze etmeden, dolaylı bir yaklaşımla dinin güzelliklerini saymakla yetinmelidir. Bu yaklaşıma göre cihad da bu demektir.
Cihada üçüncü yanlış yaklaşım da, şöyle özetlenebilir: Bugün cihad/savaş devri geçmiştir. Cihad eskidendi, şimdiki dünyada cihadın yeri yoktur. Çok toplumlu, farklı din ve kültürden insanlarla her konuda uzlaşarak birbirimize karışmadan özgürce yaşamayı sürdürmeliyiz. Herkesin doğrusu kendisinedir, kimse kimsenin görüşüne bırakın müdâhelede bulunmayı, kendi görüşlerini bile empoze etmemeli, karışmamalıdır. Bu anlayışa göre cihad taraftarlığı irticâdır, bağnazlık ve yobazlıktır, çağa ve çağdaşlığa uymaz.
Cihad için bir diğer yanlış değerlendirme de, kâfir ve zâlimlere karşı mücâdelenin küçük görülmesi, savaş anlamındaki cihadın hafife alınması ve dış düşmanlara karşı çok açık bir işgal olmadıkça en küçük bir tavır takınılmamasıdır. Bu yaklaşım, özellikle tasavvufî kitap ve sohbetlerde karşımıza çıkan bir hadis rivâyetinden beslenmekte, parçacı yaklaşımla dinin bazı emirlerini dışlama ve parçalama zihniyetinden gıdalanmaktadır.
Rivâyet doğru bile olsa; küçükten büyüğe doğru gidileceği unutulmakta, küçük-büyük cihadın tüm aşamaları birlikte ve bütüncül şekilde kabul edilmesi gerekirken, cihadın bir şûbesi “küçük” damgasıyla küçümsenmektedir.
Halbuki Kur’an, “küçük cihad” zannedilen “kâfirlerle savaş” için “büyük cihad” tâbirini kullanmaktadır.<!!!>
“Kâfirlere itaat etme ve bununla onlara karşı büyük cihadla cihad et.” (25/Furkan, 52).
Dolayısıyla Kur’an’a “büyük cihad nedir?” diye sorduğumuzda aldığımız cevap kâfirlere karşı yapılan cihad olmaktadır.
Gerçek mücâhid, hem nefsine; içindeki düşmanına karşı, hem de kâfir ve zâlimlere; dışındaki düşmanlara karşı cihad eden kimsedir. Birini ikmal edip diğerini ihmal etmez. Zâten bu cihad şûbelerinden biri olmadıkça diğeri de eksiktir. Nefsiyle cihad yapmayan, hevâsına dur diyemeyen kişi nasıl dışındaki düşmanlara karşı cihada, yani savaşa gidebilecek ve canını fedâ edebilecektir?
Yine, dışındaki düşmana karşı cihad, insanı olgunlaştıran, nefsini terbiye eden en güzel okuldur. Bu okulda okumayan cihadla dirilmenin yolunu bilemez; cihadla nefsini öldürmek için ha bire uğraşarak uyuşur kalır. Cihad ölmek değil; dirilmektir, diriltmektir, ebedî yaşamanın yolunu bulup o yola koyulmaktır. Ölümsüzler kervanına ulaşmak için cihadın canlandırıcı, diriltici şekli olan dışımızdaki düşmanlara karşı buğzu, reddi, tavır almayı unutmamalı, saldırganlarına karşı da kıtâl anlamındaki cihada sarılmalıdır.
Kavramlar Ansiklopedi'sinden..
__________________
وَقَالَ الرَّسُولُ يَا رَبِّ اِنَّ قَوْمِى اتَّخَذُوا هٰـذَا الْقُرْاٰنَ مَهْجُورًا
Ve Resul dedi ki:Yarabbi!
Şüphesiz benim kavmim bu
Kur'an'ı mehcur(terkedilmiş hale) getirdiler.
(Furkan-30)
Yani terkettiler..
Ve her kim O Rahmanın zikrinden(Kur'an'dan) gaflette bulunursa O'na bir şeytanı musallat ederiz. Artık bu, O'nun için bir arkadaştır! Zuhruf 36
“...Helak olan delil üzere helak olsun ve yaşayan da delil üzere yaşasın...”(Enfal 42)
|
|
|
|
The Following 4 Users Say Thank You to Ene-Zerre For This Useful Post:
|
|
07-31-2009
|
#2
|
|
RuHuNa_PeRWaNe
Üyelik Tarihi: Aug 2006
Mesajlar: 2.125
Teşekkürler: 1.291
879 Mesajına 1.360 kez Teşekkür Edildi.
|
__________________
ÖLÜM BİZLER İÇİN GERÇEK BİR DİRİLİŞ VE O'' GERÇEK SEVGİLİYE KAVUŞMAMIZDIR.
MADEM ÖLÜM TEK BİR DEFA GELECEK ODA NEDEN ALLAH(CC) İÇİN OLMASIN
|
|
|
|
Bu Mesaj İçin *perwerder*'a Teşekkür Edenler
|
|
07-31-2009
|
#3
|
|
Administrator
Üyelik Tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 15.046
Teşekkürler: 23.226
8.852 Mesajına 17.839 kez Teşekkür Edildi.
|
Allah razı olsun Ene-Zerre.Cihad hakkında kısa ama doyurucu bir paylaşım olmuş.Emeğine sağlık.
|
|
|
|
Bu Mesaj İçin lale'a Teşekkür Edenler
|
|
08-01-2009
|
#4
|
Üyelik Tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 15.871
Teşekkürler: 5.897
7.575 Mesajına 13.105 kez Teşekkür Edildi.
|
Allah razı olsun kardeşim,ömrüne ömür katsın inşaAllah.Ellerin nar-ı cehennemden azad olsun.
Allaha emanet olun.
|
|
|
|
Bu Mesaj İçin İlahiaşk'a Teşekkür Edenler
|
|
08-01-2009
|
#5
|
|
Ehl-i Sünnet vel Cemaat
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 903
Teşekkürler: 600
418 Mesajına 934 kez Teşekkür Edildi.
|
Amin abi,Allah sizden de razı olsun..Ne güzel bir dua maşaAllah.
Vesselam.
__________________
وَقَالَ الرَّسُولُ يَا رَبِّ اِنَّ قَوْمِى اتَّخَذُوا هٰـذَا الْقُرْاٰنَ مَهْجُورًا
Ve Resul dedi ki:Yarabbi!
Şüphesiz benim kavmim bu
Kur'an'ı mehcur(terkedilmiş hale) getirdiler.
(Furkan-30)
Yani terkettiler..
Ve her kim O Rahmanın zikrinden(Kur'an'dan) gaflette bulunursa O'na bir şeytanı musallat ederiz. Artık bu, O'nun için bir arkadaştır! Zuhruf 36
“...Helak olan delil üzere helak olsun ve yaşayan da delil üzere yaşasın...”(Enfal 42)
|
|
|
03-02-2010
|
#6
|
|
ÇIRAK
Üyelik Tarihi: Aug 2007
Mesajlar: 110
Teşekkürler: 17
38 Mesajına 61 kez Teşekkür Edildi.
|
Selamun Aleyküm! Değerli Kardeşlerim!
Allah razı olsun. Önemli olduğu için İSLAM karşısındaki tüm güçler "CİHAD" ile ilgili insanları yanıltıcı bilgi kirliliği yaratmış ve yaratmaya da devam etmektedirler.
Birer müslüman olarak tüm çevremize "CİHAD" kavramının anlatılması gerektiğini düşünüyorum.
“Cihad” sözcüğü “cehd” sözcüğünün türevlerinden “Müfâale” babından mastardır. “Cehd” sözcüğünün esas anlamı “takat” demektir. Sözcüğün “cühd” diye okunuşu da söz konusudur. “Müfâale” babı, “işteşlik” ifade ettiğinden “karşılıklı olarak gayretleşme” demek olur. Diğer bir ifadeyle “karşı tarafın gücüne karşı güç kullanma” demektir.
“Cehd” sözcüğünün türetiliş anlamı, “Ağır yük taşıyan hayvanın menziline ulaşabilmesi için gösterdiği çaba”dır. (Lisan ül Arab c. 2 S. 239, 240 “chd” mad. Tac ül Arus c.4 s 407 “chd” mad.)
Demek oluyor ki “cehd” gayeye ulaşmak için yük altında gösterilen gayret” demek oluyor.
“Cihad” sözcüğü ise “cehd” sözcüğünün Sözcüğün müçtehid, mücahede, cehd, içtihat gibi türevleri de Türkçemize geçmiştir.
Cihad, İslam dinin temel sabitelerinden biridir. Günün şartlarına göre Kur’an (bilgi) ile, mal ile, dil ile, beden ile yerine getirilir.
Daha açık bir ifade ile Cihad, Allah tarafından kullarına verilmiş olan “bedenî, malî ve zihnî kuvvetleri Allah yolunda; Kur’an’ı anlama, anlatma, yaşama ve yayma, tanıtmak için kullanmak, o yolda kuvvet harcamaktır. Bu da bilgi, beden ve mal ile yapılır.
Cihad sözcüğünün anlamında “adam öldürme, düşman yok etme, ortadan kaldırma” anlamı yoktur.
“Savaş (ölme ve öldürme)”, Kur’an’da “Kıtal” ve “muharebe” ifadeleriyle yer almıştır. Cihad her zaman yapılırken savaş her zaman yapılmaz. Ancak şartlar oluşunca; fitneyi yok ermek, zulüm ve fesadı ortadan kaldırmak için savaşa izin verilmiştir. İntikam, yağma, kişileri zorla İslam’a sokmak için savaş yapılamaz. (Hacc; 39 ve diğer kıtal ve muharebe ayetlerine bakılmalıdır.)
Cihad’ın en güzeli ve en muteberi de ilim ile yapılan cihaddır. Dünyadaki bütün kötülüklerin sebebi cehalettir.
Hakk’a ulaşmak isteyen herkesin cehaletten kurtulması, ondan uzaklaşması gerekir. Bilginin kişiler ve toplumlar üzerindeki etkisi şüphesiz tartışılmaz. Onun için Rabbimiz şöyle buyurmuştur.
Furkan; 52:
“Öyleyse kâfirlere itaat etme ve onunla (Furkan ile) onlara karşı olanca gücünle büyük bir cihad yap! “
İslâm dinin tanıtılması Kur’an’ın tebliğ ve tebyin esasına dayanır. Bu faaliyetinin adı “ilim ile cihad”dır. Buna “Kur’an ile cihad” da denilir.
Ayette Kur’an ile cihadın “Büyük cihad” olarak nitelenmesi, Allah’ın ilim ile cihad konusuna ne kadar önem verdiğini göstermektedir.
Allah’ın insana ihsan etmiş bulunduğu mal ve servetin Allah yolunda harcanması mal ile yapılan cihaddır. Bilindiği gibi dünyada her iş para ile yapılmaktadır. Hakkın korunması ve zafere ulaşılması da yine paraya bağlıdır. Bunun için mal ile cihadın önemi de çok büyüktür.
Saf, 10-12
“Ey inanmış olan kimseler! Size, sizi can yakıcı bir cezadan kurtaracak, kazançlı bir ticaret göstereyim mi?
Allah’a ve O’nun elçisine inanacaksınız; Allah yolunda canlarınızla, mallarınızla çaba harcayacaksınız. İşte bu, eğer bilirseniz, sizin için daha iyidir: Sizin günahlarınızı bağışlar ve sizi altlarından ırmaklar akan cennetlere ve Adn cennetlerindeki hoş meskenlere girdirir. İşte bu, büyük kurtuluştur. “
Tövbe; 24:
“De ki; eğer ki babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, akrabalarınız, kabileniz, elde ettiğiniz mallar, kesada uğramasından korktuğunuz ticaret, hoşlandığınız meskenler, size Allah’tan, O’nun elçisinden ve O’nun yolunda cihaddan daha sevimli ise, artık Allah emrini getirinceye kadar bekleyiniz. Ve Allah fasıklar kavmine doğru yolu göstermez. “
Hucûrât, 15:
“Müminler ancak, Allah’a ve O’nun elçisine iman edenler, sonra da şüpheye düşmeyen ve malları ve canları ile Allah yolunda cihad eden kimseledir. İşte bunlar sadıkların ta kendisidir.”
Tövbe; 41:
“Hafif techizatla, ve ağırlıklı olarak sefere çıkın ve mallarınızla, canlarınızla Allah yolunda cihad edin. Eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır.”
Nisa 95, 96:
“Müminlerden özür sahibi olmaksızın oturanlarla Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenler eşit olamazlar. Allah, mallarıyla, canlarıyla cihad edenleri, derece itibariyle, oturanlara fazlalıklı kıldı. Ve Allah onların hepsine “En Güzel”i vaad etmiştir. Ve Allah mücahitlere, oturanların üzerine büyük bir ecir fazlalaştırmıştır: Kendi katından dereceler, bir mağfiret ve rahmet. Ve Allah, çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.”
Ayrıca şu ayetlere de bakılmalıdır:
Al-i Imran 142, Tevbe 16, 19, 20, 24, 73, 88, Bakara; 218, Muhammed; 31, Enfal, 72, 74, 75, Nahl; 10, Ankebut; 68, Maide; 35, 43, Tahrim 9, Hacc; 78.
Kusursuzluk sadece Allah'a mahsusdur.
Doğrusunu en iyi bilen Allah'tır.
Sevgi,saygı ve muhabbetle.
Allah'a emanet olunuz.
|
|
|
|
Konuyu Toplam 1 üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Konu Seçenekleri |
|
|
| Modları Göster |
Normal Mod
|
Yetkileriniz
|
değil Yeni mesaj yazma yetkiniz aktifdir.
değil Mesaja Cevap verme yetkiniz aktifdir.
değil Eklenti ekleme yetkiniz aktifdir.
değil mesajınızı değiştirme yetkiniz aktifdir.
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 03:00 .
çakşır
|