İslamiBilinc  
 

Geri Dön   İslamiBilinc >
İSLAMİBİLİNC MEDRESESİ
> İslam Tarihi

Cevapla
 
Konu Seçenekleri Modları Göster
Eski 12-29-2008   #1
ExELaNcE
 
ExELaNcE - ait Avatar
 
Üyelik Tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 7.892
Teşekkürler: 2.747
1.950 Mesajına 3.269 kez Teşekkür Edildi.
ExELaNcE will become famous soon enoughExELaNcE will become famous soon enough
Thread Con Hİcrİ YilbaŞi

HİCRİ YILBAŞI





Hicri Takvimi Peygamberimizin Mekke'den Medine'ye hicretini başlangıç kabul eden ve ayın dünya çevresinde dolanımını esas alan bir takvim sistemidir.

Medine'de İslam devletinin kurulmasından Hz. Ömer (r.a.) devrine kadar müslümanlar bazı önemli olayları tarih başlangıcı kabul edip buna göre zamanlarını tayin etmekteydiler. Mesela; Fil olayı, ficar savaşı, zelzele yılı, veda haccı yılı ve bazı önemli zatların ölümü gibi olaylar tarih başlangıcı olarak kabul edilmekteydi. Ancak bu, zaman zaman karışık bir durum arzediyordu. Hz. Ömer (r.a) bu karışıklığı gidermek amacıyla konuyu diğer sahabelerle istişare etti. Bu sırada meydana gelen olay bunun gerekliliğini bir kat daha arttırdı. Yemen Valisi Ya'la b. Ümeyye Hz. Ömer (r.a)'a gün, ay ve yılı belli olmayan bir mektup gönderir. Aynı şekilde yılı belli olmayan vadesi Şaban ayı, diye kaydedilen bir senet Basra Valisi Ebu Musa el-Eşari'ye getirilir. Sözkonusu senette geçen şaban kelimesinin, bu yıla mı, geçen yıla mı, yoksa gelecek yıla mı ait olduğu meselesi kesin olarak anlaşılmayınca bu tarih ve sened ihtilafa sebeb oldu ve konunun önemini ortaya çıkardı. Sahabiler meseleyi görüşerek tarih başlangıcı konusunda İran, Yunan vb. gibi ülkelerin takvimlerini benimseme tekliflerini ileri sürdüler. Ancak bu teklifler kabul görmeyince Hz. Ali (r.a) takvimin hicretin başlangıç olması gerektiğini ileri sürdü. Onun bu görüşü derhal benimsendi. Hz. Peygamber (s.a.s), rebiülevvel ayında hicret etmişti. Ancak kameri yıl muharrem ayı ile başladığından tarih iki ay sekiz gün geri alınıp Hicri takvimin başlangıcı 23 Temmuz 622 olarak tesbit edildi. Miladi ve Rumi tarihler gibi on iki ay esasına dayanan hicri yıl muharrem ayı ile başlar ve zilhicce ile sona erer. Hicri (kameri) aylar şunlardır: Muharrem, safer, rebiülevvel, rebiülâhir, cemâzielevvel, cemâzielâhir, recep, şaban, ramazan, şevvâl, zilkade, zilhicce

Hicri takvim hicreti esas alır. Günümüzde kullanılan miladi takvim ise Hz. İsa'nın doğumunu 'tarih başlangıcı olarak esas almaktadır.
Bu vesileyle tüm mü'minlerin hicreti kutlu,yeni yılı mutlu,huzurlu ve hayırlı olsun inşallah.
__________________

Konu ExELaNcE tarafından (12-29-2008 Saat 01:43 ) de değiştirilmiştir..
ExELaNcE is offline   Alıntı ile Cevapla
Bu Mesaj İçin ExELaNcE'a Teşekkür Edenler
Katre-i Matem (12-29-2008)
Eski 12-29-2008   #2
Katre-i Matem
USTA
 
Katre-i Matem - ait Avatar
 
Üyelik Tarihi: Nov 2006
Mesajlar: 2.075
Teşekkürler: 1.155
976 Mesajına 1.818 kez Teşekkür Edildi.
Katre-i Matem has a reputation beyond reputeKatre-i Matem has a reputation beyond reputeKatre-i Matem has a reputation beyond reputeKatre-i Matem has a reputation beyond reputeKatre-i Matem has a reputation beyond reputeKatre-i Matem has a reputation beyond reputeKatre-i Matem has a reputation beyond reputeKatre-i Matem has a reputation beyond reputeKatre-i Matem has a reputation beyond reputeKatre-i Matem has a reputation beyond reputeKatre-i Matem has a reputation beyond repute
__________________



Müjdecim, Kurtarıcım, Efendim, Peygamberim;
Sana uymaya ölçü, hayat olsa teperim.
Necip Fazıl Kısakürek


Andolsun, size kendi içinizden öyle bir peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya düşmeniz ona çok ağır gelir. O, size çok düşkün, mü’minlere karşı da çok şefkatli ve merhametlidir.
(Tevbe-128)



Cahillerle yaptığım bütün tartışmaları kaybettim.
İmam-ı Azam Ebû Hanife
Katre-i Matem is offline   Alıntı ile Cevapla
Eski 01-17-2009   #3
Hasan Akçay
 
Hasan Akçay - ait Avatar
 
Üyelik Tarihi: Jan 2009
Mesajlar: 21
Teşekkürler: 0
2 Mesajına 2 kez Teşekkür Edildi.
Hasan Akçay is on a distinguished road
Hicri takvim hicreti esas alır.

İslamî kimlik açısından bu güzel bir uygulama. Ancak hicrî takvimin, NESÎ fesadını otomatiğe bağlaması mel'un bir küfürdür; hoş görülemez.

*

Dolunayların SAYIMI on iki dolunaydır; bunların içinde dört yasaklar var– erbaatu’n-hurum (9:36).

Yüce Allah görüldüğü üzere yasaları ve “yasaklar”ı vurguluyor. Önemli olan, insanların onlara uyması. Yasakların ne zaman başladığı, ne zaman bittiği bilinecek ki uygulanması mümkün olsun.

O "erba'atun hurum"a yani “dört yasaklar”a saygı göstereceksiniz; onlardaki av yasağını delmiyeceksiniz.

Kafirler Allah’ın o yasağını NESÎ hinliğiyle deliyordu. NESÎ, dolunayı ertelemek yani bir sonraki “süre”ye devretmek demek. Oysa Allah’ın ölçüp biçerek kurduğu düzene fesat sokmaktı bu; amansız zulümlere teşneydi.

DEVRETMEK küfüre küfür katar. Kafirler Allah’ın yasak ettiğini SAYIMA uydurmak için onu bir yıl haram bir yıl helal ilan ederler ve onunla saptırılırlar (9:37).

NESÎ fesadının o sürelere uygulanışını görelim (T:Temmuz, a:Ağustos, e:Eylul, e:Ekim, k:Kasım, a:Aralık):

18T-16a-15e-14e-/13k-12a-11 Oc 2009-9ş-11m-9n-9m-7h
7T-6a-4e-4e-/2k-2a-30a-30 Oc 2010—28ş-30m-28n-27m+26h
26T-24a-23e-23e/21k-21a…

Yasak dönemlerden biri, örneğin, 26 Temmuz-23 Ekim arasıdır; 26 Temmuzdaki kızıl dolunay ile başlar ve 21 Kasımdaki dolunay ile sona erer.

23 Ekim dolunayı ERBAATU’N-HURUM yani “dört yasaklar”ın içindedir. Allah’ın yasak ettiği bu. Ama kafirler, Allah’a inat, o dolunayda avlanmaya azimlidir. İsteklerini gerçekleştirmek için ne yaparlar?

Allah “Dolunayların SAYILMASI on ikidir,” diyor ya. Sayarlar. On ikinci dolunaya gelince “SAYI tamam!” derler; ve artan on üçüncü dolunayı bir sonraki süreye devrederler.

NESİ fesadına uğratılan süreler şu hale gelir:

18T-16a-15e-14e-/13k-12a-11 Oc 2009-9ş-11m-9n-9m-7h
7T-6a-4e-4e-/2k-2a-30a-30 Oc 2010—28ş-30m-28n-27m+
26h-26T-24a-23e/23e-21k-21a…

Allah’ın haram kıldığı 23 EKİM DOLUNAYI görüldüğü gibi beşeren helal ilan edilmiştir. Ardı yumak söküğü gibi gelir. Sıradaki 23 Eylul dolunayı helal ilan edilir, ardından 24 Ağustos dolunayı, sonra 26 Temmuz ve 26 Haziran. Av yasağı fiilen ortadan kalkar.

Oysa o dönem, av hayvanlarının yavrulama ve yavrularını büyütüp eğitme zamanıdır. Yasak ortadan kalkınca yavrular buna fırsat bulamaz. Büyüyemeden ve avcıya av olmak nedir öğrenemeden onunla burun buruna gelirler. Avcıyı koklayıp yalamaya kalkarlar. Anaları kendini ortaya atar. Sonra?

Size helalken avlanın -Ve izâ haleltum festâdû! (5:2). Size yasakken av hayvanı öldürmeyin –lâ taktulû’s sayde ve entum hurum (5:95).

“Ve entum hurum” diyen Allah’ın “size YASAKKEN” anlamına gelen sözlerini de “siz İHRAMLIYKEN” diye çarpıtırlar. İyi de Arapların eskiden giydiği o donsuz giysiden av hayvanlarına ne?

Keramet ihramda olduğuna göre ve yalnızca iki gün süren hac ibadetinin dışında o da giyilmediğine göre av yasağı anlamında haram aylar fiilen iptal edilmiştir.

Hicrî takvim marifetiyle Allah’ı hayattan böyle dışladılar. O’nu hayatın içine tekrar sokmak amacında samimi iseniz önce bu küfrün tanısını yapacaksınız sonra tedavisini.

Sevgi ile,
Hasan Akçay
Hasan Akçay is offline   Alıntı ile Cevapla
Eski 01-17-2009   #4
ExELaNcE
 
ExELaNcE - ait Avatar
 
Üyelik Tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 7.892
Teşekkürler: 2.747
1.950 Mesajına 3.269 kez Teşekkür Edildi.
ExELaNcE will become famous soon enoughExELaNcE will become famous soon enough
Sayın Hasan Akçay
sizin ifadenize göre yasak aylar26h-26T-24a-23e ..
Kuran'da 9/36 ya baktığımızda ise haram ayların isimleri belli değil..Ama Hz. Peygamber Veda Hacc'ındaki Eyyam-ı teşrik (teşrik günleri) ortasında Mina'da irad buyurduğu meşhur hutbesinde bu dört ayı beyan ederek şöyle buyurmuştur: "Bir sene oniki aydır, bunlardan dördü haram olan aylardır, üçü ardarda gelen Zilka'de, Zilhicce ve Muharrem'dir, biri de Mudar kabilesinin Recebi'dir ki o da, Cemaziyel Ahir ile Şa'ban ayı arasındadır."
Burada kafama takılan soru şu:sizdeki haram aylar miladi takvime göre olduğu için hiç değişmez.Ama kameri aya göre ise hadistede belirtilen 4 ay miladi aya göre her yıl 11 gün geri gitmesi sebebiyle değişime uğramıyor mu?
__________________
ExELaNcE is offline   Alıntı ile Cevapla
Eski 01-18-2009   #5
Hasan Akçay
 
Hasan Akçay - ait Avatar
 
Üyelik Tarihi: Jan 2009
Mesajlar: 21
Teşekkürler: 0
2 Mesajına 2 kez Teşekkür Edildi.
Hasan Akçay is on a distinguished road
Kuran'da 9/36 ya baktığımızda ise haram ayların isimleri belli değil (ExELaNcE).

Merhaba ExELaNcE. Dikkatli okununca aslında belli.

Örneğin ayette "haram aylar"daki savaş yasağı kastedilerek "O aylarda kendinize zulmetmeyin; müşriklerin sizinle savaştığı gibi siz de onlarla savaşın!" deniyor. Bundan anlaşılan, "haram aylar"daki savaş yasağı kaldırılmıştır.

Ve Tevbe 81: (Münafıklar) Allah yolunda savaşa çıkmayı zor saydılar; onun için muminlere "Bu sıcakta sefere çıkmayın!" dediler. Bundan anlaşılan, o savaş sıcak mevsimde yapılmıştır yani yazın. Ayrıca bkz 9:64, 9:86, 9:124, 9:127.

Artı, ŞEHRU RAMAZAN, Elmalılı'nın Bakara 185 yorumunda da belirttiği üzere en sıcak dolunay demek. Bundan anlaşılan dört yasaklar yılın "en sıcak dolunay"ı olan ramazanda başlar.

Buna göre YASAK AYLAR anlamındaki eşhurun hurum şunlardır: Ramazan, Şevval, Zi’l-kâde, Zi’l-hicce. Ama dikkat etmek gerekir ki Kuran'a göre bu aylar da "vakten sabit"tir; aksi halde NESÎ fesadı otomatiğe bağlanır, ki hicrî takvimcilerin işlediği büyük günah işte bu.

*

Kuran'daki ŞeHR kelimesi, dolunay demek. Arapların zaman birimi anlamındaki ay için "ŞehR"den başka kelimeler kullandıkları anlaşılıyor. İşte buna dair iki belge:

İlki Halife Osman dönemine ait bir yazı. Dikkat edilirse yazıya DÖRDÜNCÜ YILIN YİRMİSİ diye tarih düşülmüş. Ay yok.

HÜRRİYET 21 Kasım 2008-SUUDİ Arabistan Turizm Yüksek Komisyonu’nda yer alan Arap araştırmacı Ali ibn İbrahim Gabban, ülkenin kuzey-batısında eşiyle birlikte yaptığı gezide tarihî bir keşfe imza attı. Gabban söz konusu gezide üzerine şu ifadenin kazınmış olduğu bir kayayla karşılaştı:

Allah’ın adıyla. Ben Züheyr. Bunu Ömer’in öldüğü zaman DÖRDÜNCÜ YILIN YİRMİSİNDE yazdım.

http://www.hurriyet.com.tr/dunya/10410097.asp?gid=229

İkinci belge Miladî 267 yılına ait bir mezar yazısı. Buna düşülen tarihte TEMMUZ "AY"I anlamındaki YARKH-I TEMMUZ ifadesi var. Demek ki o devrin dilinde yılın on ikide biri anlamındaki "ay"ın karşılığı ŞeHR değil YARKH kelimesidir (Aşağıdan dördüncü satır). Kitabe şöyle başlıyor: Bakımı K b. H tarafından üstlenilen bu mezarda anası Rakuiş bint A yatıyor. Ölüm tarihi 162 yılının TEMMUZ AYI ...

http://www.islamic-awareness.org/His...ns/raqush.html


*

Kuran'daki ŞeHR, 28 günlük zaman uzunluğu değil dolunayın belirmesidir yani bir gecelik olay. Onun 28 günlük zaman uzunluğu olduğunu uyduranlar hicrî takvimcilerdir; Tevbe 36'yı da o yüzden "Allah'ın ındinde ayların SAYISI on ikidir," diye çarpıtarak tercüme ederler. Oysa Allah'ın onayladığı yıl yerküremiz güneşin etrafında bir kere dolanırken geçen süredir yani 365 küsur gün. 365'i bölün 28'e. On iki çıkmaz. 12,53 çıkar. Matematiktir bu; yalanı kaldırmaz. 12,53 asla 12 değildir. Yani "Ayların SAYISI on ikidir," iddiası kocaman bir yalandır. Hicrî takvimciler Allah'a yalan söyletiyor ne yazık ki. Aslında Allah Tevbe 36'da "ayların SAYISI (adet)" demiyor "ayların SAYILMASI (ıddet)" diyor.

Burada kafama takılan soru şu: sizdeki haram aylar miladi takvime göre olduğu için hiç değişmez.

Hayır! Allah'ın ta gökleri ve yeri yarattığı gün karara bağladığı haram aylar Kuran'ın eŞHuR dediği "dolunaylar"a göredir. Gökteki dolunaylar. Onlar "vakten sabit"tir. Miladî yılın ayları da vakten sabit olduğu için haram ayları miladî yılın aylarıyla tarif etmek zorundasınız. Hicrî yılın aylarıyla tarif edemezsiniz çünkü onlar "vakten oynak"tır; sabit değil.

Tevbe 37'de dile getirilen NESÎ fesadına odaklanın; o zaman bu söylediklerim daha kolay anlaşılır hale gelir. 5:2 ve 5:95'te av yasağı vurgulanıyor. O da "vakten sabit"tir yani yaz ayları. Buna göre Tevbe 37'de "ziyadetun fil kufr diye lanetlenen NESÎ fesadını açıklar mısınız, lütfen.

4 ay miladi aya göre her yıl 11 gün geri gitmesi sebebiyle değişime uğramıyor mu?

Hiç düşündünüz mü, sayın ExELaNcE, hicrî yıl hangi şeyden 11 gün kısa? "Miladî takvimin yılı"ndan iması var sorunuzda ama hayır miladî yıldan değil. Çünkü miladî yılın kendisi de kısa. O yüzden Şubat'a dört yılda bir 1 gün ekleyip o kısalığı telafi etmek zorundalar.

Cevap: HİCRÎ takvimin yılı da MİLADÎ takvimin yılı da Allah'ın onayladığı takvimin "yıl"ından kısa. Sunnetullahın o takvimi dolunayların "sayım"ını esas alıyor. Ve onların belirmesinde küsurat yok; dolunaylar küsuratlı değil. Onların sayıları (adet) değişir ama "sayılma"ları (ıddet) daima 12 dolunaydır. Lütfen dolunayların şu dökümünü inceleyin:

SÜRE 1: 18T-16a-15e-14e-/13k-12a-11Oc 2009-9ş-11m-9n-9m-7h
SÜRE 2: 7T-6a-4e-4e-/2k-2a-30a-30Oc 2010—28ş-30m-28n-27m+26h
SÜRE 3: 26T-24a-23e-23e/21k-21a…

İki en kızıl dolunay arasındaki zaman uzunluğuna YIL ya da süre diyelim. 2008'in en kızıl dolunayı 18 Temmuzda belirmiş. Onu izleyen en kızıl dolunay 2009'un 7 Temmuzunda belirecek. Onu izleyen ise 2010'un 26 Temmuzunda.

Dolunayların sayısına bakar mısınız:

SÜRE 1'de 12 dolunay var.
SÜRE 2'de 13.

Allah'ın onayladığı YIL ya da "süre" işte bu. Sünnetullahın bu "yıl"ının hiçbir şeyden daha kısa ya da daha uzun olması söz konusu değil. Dolunayların "nesî"siz "sayım"ı yani Allah'ın ındinde dolunayların "sayılma"sı daima 12 dolunaydır; küsuratsız -İnne ıddet eş-şuhûri ındellahi 'sné aşere ŞeHRan (9:36).

Sevgi ile,
Hasan Akçay
Hasan Akçay is offline   Alıntı ile Cevapla
Eski 01-18-2009   #6
ExELaNcE
 
ExELaNcE - ait Avatar
 
Üyelik Tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 7.892
Teşekkürler: 2.747
1.950 Mesajına 3.269 kez Teşekkür Edildi.
ExELaNcE will become famous soon enoughExELaNcE will become famous soon enough
Açıklamalar için saolun..
Konuyu ve ilgili ayetleri derinlemesine tahlil edip cevap yaxacağım inş..
__________________
ExELaNcE is offline   Alıntı ile Cevapla
Eski 01-18-2009   #7
Hasan Akçay
 
Hasan Akçay - ait Avatar
 
Üyelik Tarihi: Jan 2009
Mesajlar: 21
Teşekkürler: 0
2 Mesajına 2 kez Teşekkür Edildi.
Hasan Akçay is on a distinguished road
Alıntı:
ExELaNcE´isimli üyeden Alıntı Mesajı Göster
Açıklamalar için saolun..
Konuyu ve ilgili ayetleri derinlemesine tahlil edip cevap yaxacağım inş..
Ayrıntılı bilgi isterseniz:
http://www.hasanakcay.net/?p=669#more-669

Sevgi ile,
Hasan Akçay
Hasan Akçay is offline   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Konu Seçenekleri
Modları Göster

Yetkileriniz
değil Yeni mesaj yazma yetkiniz aktifdir.
değil Mesaja Cevap verme yetkiniz aktifdir.
değil Eklenti ekleme yetkiniz aktifdir.
değil mesajınızı değiştirme yetkiniz aktifdir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Okuduğunuz Konuya Benzer Konular
Konu Konuyu Açan Forum Cevap var Son Mesaj
NOEL VE MİLADİ YILBAŞI hakkındadır fzehra Genel Dini Yazılar 1 12-28-2006 22:15


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:13 .


Powered by vBulletin® Version 3.6.8
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forum SEO by Zoints
çakşır