Hind Kuraniyyun Akimi
HİND KUR’”ANİYYUN AKIMI
Agını ilk defa hindistana seren sprengerin agı boş çıkmamıştır.Çünkü İslam dünyasında ilk kez sünneti toptan inkar hareketi İngiliz sömürgesi olan Hindistan Müslümanları arasından cıkmıştır Bu hareket ‘’kur’ancılık’’(el-kur’aniyyun)adıyla şöhret bulmuştur.Bu hareketin öncü isimleri,kendilerine Ehlu’z zikr ve’l kur’an adını vermişlerdir.
Yukarıdaki veriler ışıgında, neden Hindistan? Sorusunun,öyle zor cevaplanacak bir soru olmadıgını düşünüyoruz.Cevabı biraz daha açmak yerine,konuya vakıf bir kalemden çıkan şu satırlar,meramımızı anlatmak için yeterlidir.:
‘’Hind alt kıtasında seslendirilen ‘’kur’an islamı’’ tabiri veya kendilerine el-kur’aniyyun(kurancılar)yada ehli kur’an diyen grup durup dururken ortaya cıkmadı.Böyle bir düşüncensin ortaya cıkmasında oryantalist projenin etkisi gözardı edilemez,ancak bunu sadece oryantalist proje ile izah etmek veya emperyalistlerin sömürge idealleri ile açıklamaya çalışmak dogru degildr.Tarihin miras olarak bize devrettigi problemler ve bu problemleri çözecek ilmi ve entelektüel birikimin azlıgı,modern hayatın dayatmaları karşısında İslam dünyasının içine girdigi düşünce krizi ve bunu aşacak düşünsel ve ahlaki iradenin yoklugu bu sebeblerin başında gelir.’’
Bu dogru tesbitlerin yazarı,Kur’ancılık düşüncesinin kendisine dayanak olarak aldıgı tarihsel okulları,özellikle Mutezile’yi tanımadıgını dile getirir.
‘’Hz.Aişe’nin,Hz.Ömer’in hatta Hz.Ebu Bekir’in zman zaman’’Allah’ın kitabı bize yeter’’ifadelerinden bu naiv düşüncenin temellerini başlatanlar sadece rivayet istismarcıları olabilir.Kelamcısı,müfessiri,üsülcüsü hatta muhaddisi ileMutezile mezhebini ve bu mezhebin esaslarına baglı İslam alimlerini topyekün sünnet münkiri olarak ilan edenler,bizzat bu alimlerin kendi eserlerini okuma zahmetine katlanmayıp beşinci veya altıncı neslin Milel-Nihal kitaplarından hareketle ahkam kesenlerdir.
Mutezile’nin Hz.Peygamber’in misyonunu indirgemeci bir mantıga sahip olmadıgı tarihsel bir hakikattir.Mutezile’nin sünneti yada hadisi toptan reddettigini söylemek gerçegi çarpıtmak olacaktır.İslam rasyonelligini temsil eden Mutezile,rakiplerinin kendisine karşı tam kapasite kullandıkları hadis imalatını boşa cıkarmak için,bu konuda oldukça titiz ve seçici davranmışlardır.
Bu knudaki bir çok örnekten işte sadece biri:Mutezile’nin Kur’anın Allah’ın bir fiili oldugu dolayısıyla ‘’öncesiz’’ olmadıgı konusundaki tezine karşı olanlar,Kur’anın öncesiz ve Allah’hın zati sıfatının bir sonucu oldugunu ispatlamak için Ebu Hureyreye isnad edilen şu hadisi uydurdular:’’Allah Ademi yaratmadan bin yıl önce Taha ve Yasi surelerini okudu,melekler bunu duyunca sordular:Bunların indirildigi ümmete ne mutlu,ne mutlu bunları taşıyan gögüslere,ne mutlu bunları konuşan dillere….Bu örnekten sonra,Mutezile’yi sünnet ve hadise karşı aşırı titiz ve seçici tavrından dolayı ‘’sünnet inkarcılıgıyla’’suçlamak,sanırım dogru olmasa gerek.
Burada Hind Kur’aniyyun hareketini örnek olarak seçmemiz,salt bu tür akımların ilki oldugu için degil,aynı zamanda en güçlüsü ve geriye bıraktıgı literatür açısından en zengin oldugu içindi.Bu hareketi,diger kur’ancı hareketlerden ayıran yanı,cok güçlü öncülere sahip olmasıydı.Biyografilerini verirkende görülecegi gibi,bu öncüler arasında,dini ilimler alanında otorite diyebilecegimiz isimlerde bulunuyordu.
Hind alt kıtası kur’aniyyun hareketinin en ünlüleri arasında Abdullah Çekralevi(öl.1918),Ahmeduddin Amritsari(1861-1936),el-Hafız Elsem Ciracpuri(1880-1947),İnayetullah Han el-Meşrıki(1888-1963),Gulam Ahmed Perviz(1903-1985)gibi önder ve ekol içinde ekol isimleri vardır.
Hind Kur’ancılıgının bir cok açıdan ilk olma özelligi taşıyan ilginç serüveni okundugunda,Hz.Peygamberin misyonu içerisinde temel bir yere sahip olan sünneti toptan reddetmenin ne vahim sonuçlara yol açtıgı açık ve secik olarak görülecektir.Bu sonuçlar sadece vahim degil,aynı zamanda komik diye nitelenebilecek şeylerde içermektedir.Fakat bu komiklik trajik olanıda içerdigi için,insanı güldürmek yerine acı acı tebessüm ettirmektedir.Bu acı tebessümün nedeni,bu ülkede son yılarda boy vermekte olan kimi sünneti toptan inkara yönelik bireysel ve mevzii çıkışların,Hind örneginde görüldüğü gibi,nasıl kırılgan bir zemin üzerinde boyvermiş oldugunu biliyor olmamızdandır.
Konu ExELaNcE tarafından (01-31-2008 Saat 13:47 ) de değiştirilmiştir..
Sebep: başlığı düzelme yaptım.
|