Ne yazık ki, hıristiyanlar,
kendi söylediklerini, kendileri tatbik etmemektedir.
Evet onların teşkilatı,faaliyeti,
sabır ve sebatı elbette inkar edilemez.
Ama bir söylediklerine,
bir de yaptıklarına bakınız.
Hz.İsa (A.S.) Efendimizin (Selam olsun ona)
talim ve irşadları sevgi üzerine kurulmuştur:
«Yalnız dostunu değil,
düşmanım bile sevmek lazımdır.
Bize kötülük edeni afvetmek kafi değildir,
bize bir tokat atana,
öbür yanağımızı da çevirmeliyiz.
Hırkamızı zorla alana
çıkarıp gömleğimizi de vermeliyiz.
Kendisine bir kilometre refakat etmemizi
zorlayanın peşinden
iki kilometre yürümek lazımdır...» gibi.
Hıristiyanlar bu ölçüleri
özellikle ihracat malı olarak mı anlıyorlar ve
neden bunları kendileri tatbik etmiyorlar?
Biz burada kafir devletlerin
(bu devletler hem müslüman, hem de
hıristiyanlar nazarında kafirdir)
zalimane sömürgecilik ve
genişleme siyasetlerini
bir tarafa bırakacağız.
Hatta, misyonerlerin onlara sömürücülük ve
soygunculuk yolunda
yardımcı olduklarından da bahsetmiyeceğiz.
Sadece, pek dindarane bir gayretle,
müslümanları hıristiyan yapmak uğrunda
gösterdikleri faaliyetten söz açacağız.
Onlar böyle yapmakla kendi ruhlarını helak etmekte,
ebedi felaketlerini hazırlamaktadırlar.
Kendileri hakkı arıyacaklarma,
başkalarını da saptırmağa çalışmaktadırlar.
Onların oturup şu
hususları düşünmeleri gerekmez mi?
Bütün dinler içinde,
Hıristiyanlığın Hazret-i İsa (A.S.) hakkındaki
«babasız doğmuş olması»
akidesini kabul eden yegane din İslamiyettir.
Filhakika İslamiyet,
Hz. Meryem validemizin hiçbir
erkek görmeksizin Hazret-i İsa'yı (A.S.)
dünyaya getirdiğini; ismet ve iffet sahibi bir bakire olduğunu,
Hazret-i İsa'nın (A.S.) dünyaya gelişinin
ilahi bir mucize olduğunu kabul eder.
Halbuki yahudiler Hazret-i İsa'ya (A.S.)
—haşa— gayrı meşru demek küstahlığında bulunurlar,
işte müslümanlar,
hıristiyanların büyük tanıdıkları Hz. İsa (A.S.) ve
Hz. Meryem hakkında
böyle güzel inanışa sahibdirler.
Hal böyle iken,
hıristiyanlar İslam büyüklerine karşı
çirkin söz ve hakaretleri savururlar.
Bilhassa papaz takımının,
İslam Peygamberi (sallallahu aleyhi ve sellem)
hakkındaki iftiraları,
insan aklının varabileceği
son noktaya kadar alçalmış olduklarına işaret eder.
İşte biz hıristiyanları,
bu utanç verici durumlarını
düşünmeğe davet ediyoruz.
Evet, bir tarafta Hz. İsa'yı (A.S.) ve
Hz.Meryem'e saygı ve hürmette de
kusur etmeyen müslümanları,
diğer tarafta İslam büyüklerine hakaret ve
küfürler yağdıran kendilerini düşünsünler .
Devam edecek...