İslamiBilinc  
 

Geri Dön   İslamiBilinc >
İSLAMİBİLİNC MEDRESESİ
> Büyük Şahsiyetler

Büyük Şahsiyetler Tüm Peygamberler ve İslama hizmet etmiş abide şahsiyetler..

Etiketler: ,

Cevapla
 
Konu Seçenekleri Modları Göster
Eski 10-23-2011   #1
*leyla*
Aktif Üye
 
*leyla* - ait Avatar
 
Üyelik Tarihi: Feb 2011
Mesajlar: 360
Teşekkürler: 193
160 Mesajına 302 kez Teşekkür Edildi.
*leyla* is on a distinguished road
Hz Mevlana Ve Seyit Burhanettin

Araştırdım cok hoşuma gitti sizinlede paylaşmak istedim...

Babasını kaybeden Mevlânâ, içinde büyük boşluk duyuyordu. Çünkü o, yalnız bir baba kaybetmemişti. Bir şeyh, bir mürşid, bir gönül dostu, ilim ve fazilet timsali, bir insan-ı kamil kaybetmişti. Her ne kadar Sultanü'l-Ulema'nın ebedi aleme göç etmesinden sonra, onun müridleri tarafından bir şeyh, bir pir olarak tanınıyor, genç yaşında zamanın büyük alimi sayılıyor, etrafında hayli ilim ve irfan meraklısı toplanıyorsa da, o, kendini babasının yerine koyamıyor, manevi yalnızlığını hissediyordu. Bir sene böyle geldi, geçti. Sultanü'l-Ulema'nın vefatından, bir yıl sonra, halifelerinden Tirmizli Seyyid Burhaneddin Muhakkık, şeyhinin Konya'ya yerleştiğini duymuş ve onu görmek için Konya'ya gelmişti. Çok sevdiği şeyhinin bir sene evvel vefat etmiş olduğunu ve yerine oğlu Celaleddin'in geçtiğini görmüştü. Konya'ya gelen bu Seyyid Burhaneddin kimdi? Bilginlerin sultanı Bahaeddin Veled, Belh şehrinde iken Seyyid Burhaneddin hazretleri de orada idi. Ve Sultanü'l-Ulema'nın müridleri arasına girmişti. Daha Celaleddin Muhammed bir çocuk yaşında iken, onun terbiyesini üzerine almıştı. Seyyid Burhaneddin'in Konya'ya gelişine, Hazreti Mevlânâ çok sevindi. Baba dostu, eski hocasının elini öptü. Belh'de geçen mutlu günleri hatırladılar. Büyük manevi zevk duydular. Seyyid Konya'ya niçin geldiğinin manasını anladı. O, aziz şeyhinin oğlunun eskiden beri mürebbisi iken, şimdi mürşidi olacaktı.
O günden sonra Mevlânâ, Seyyid Burhaneddin'e mürid oldu ve şeyhinin ona talim ettiği Kübreviyye tarikatının evrad ve tesbihine devam etmeğe başladı. Seyyid, önce onu, kırk gün bir odaya kilitlemiş, Mevlânâ'ya halvet yaptırmıştı. Baba dostu, Seyyid Burhaneddin'i bulunca Mevlânâ, manevi yalnızlıktan kurtulmuş, şeyhinin verdiği virdleri aşkla, şevkle okumakta ve tesbihleri çekmekte idi. Mevlânâ her ne kadar, babası ve aynı zamanda hocası olan Sultanü'l-ulema'dan çok şeyler öğrenmişse de Seyyid Burhaneddin Hazretleri, din ve şeriat bilgisini de kuvvetlendirmesi için onun Halep ve Şam'a gitmesini tavsiye etmiş, Mevlânâ da şeyhinin emrine uyarak birkaç derviş arkadaşı ile beraber Halep'e gitmişti. Talebesini ve müridini tahsilini derinleştirmesi için Halep'e gönderince Seyyid Burhaneddin hazretleri Konya'da kalmadı. Kayseri'ye gitti. Bu gidişi muvakkattı. Sevgili müridi Konya'ya dönünce o da Konya'ya gelecekti. Mevlânâ Halep'te iki sene kadar o devrin en meşhur medresesi olan Halaviyye medresesinde kaldı. Ve oranın en tanınmış alimi Kemaleddin İbnü'I-Adim (ölümü 660/1262)'den fıkıh tahsil etti. Hazreti Mevlânâ, Şam 'da bulunduğu sıralarda tahsilini daha çok derinleştirmişti. Artık Konya'ya dönmesi gerekiyordu. Hazreti Mevlânâ Anadolu'ya dönünce, önce Kayseri'ye uğrayarak, şeyhi Seyyid Burhaneddin'i ziyaret etti. Sonra onunla birlikte Konya'ya geldiler.
Şeyh, durumdan memnundu. Mevlânâ'yı çok değişmiş buldu. Bilgisi, olgunluğu, şeriata bağlılığı bariz bir şekilde dikkati çekiyordu. O gerçekten mürşidlik, babalık vazifesini yapmış, şeyhinin oğlunu, ilmin, imanın yolunda kemale sevk etmişti. Şimdi artık onunla şahsen meşgul oluyor, onu telkinleri ile görüşleri ile daha mükemmel bir hale getirmeğe gayret sarfediyordu. Seyyid hazretleri Mevlânâ'yı yetiştirmek için çok uğraştı. Ona babası Sultanü'l-ulema'nın Maarif adlı eserini tekrar tekrar okuttu. Böylece aylar, yıllar geçti. Her geçen yıl Mevlânâ'yı bir kat daha olgunlaştırdı. Oruç ve çile günleri, geçti. Mevlânâ'yı istediği gibi yetiştirmişti. İçinde vazifesini tamamlayan bir mürşidin iç rahatlığı vardı.
Şam dönüşünde Hazreti Mevlânâ, Kayseri'ye uğrayıp şeyhini Konya'ya getirdiğini biliyoruz. Sipehsalar'a göre Seyyid, Mevlânâ'dan Kayseri'ye gitmek üzere müsaade istediği halde Mevlânâ şeyhinden ayrılmak istememiştir. Burhaneddin Hazreti Mevlânâ'nın isteğine uymayarak Kayseri'ye gitmek istedi ise de, yolda atının ayağı kaydı. Seyyid attan düştü, ayağı incindi. Dönüp Konya'ya gelerek, Mevlânâ'ya neden yolunu bağladığını, gitmesine müsaade etmediğini sordu. Bu soruya karşılık Mevlânâ, "Şeyhim, neden bizi bırakıp gitmek istiyorsun?" sorusunu sordu. Bu soruya karşılık Seyyid, şu cevabı verdi: "Konya'da güçlü bir arslan peyda oldu. Ben de bir arslanım. Aynı şehirde iki arslan bir arada olamaz. Biz artık birbirimizle geçinemeyiz. Ben bu yüzden gitmek istiyorum." Bunun üzerine Mevlânâ, Seyyid Burhaneddin Tirmizi hazretlerinin ellerini öptükten sonra onu, bir kaç müridi ile birlikte Kayseri'ye uğurlamıştı.
Seyyid Burhaneddin Tirmizi Kayseri'ye geleli daha bir yıl tamamlanmamıştı. O mübarek, ömrünün son günlerini yaşadığını hissediyordu. Bir gün hizmetçisine, sıcak su hazırlamasını söyledi. istediği su hazırlanınca, kalkıp boy abdesti aldı. Sonra, hizmetçisine: "Git, kapıyı sıkıca kapa ve dışarıda gördüklerine 'Garip Seyyid dünyadan göçtü' diye sala ver!" dedi. Ve odasının bir köşesine çekilerek şu son duasını yaptı: "Ey büyük Allahım, ey dost, beni kabul et ve canımı al. Beni, benden al. Beni her iki dünyadan da al, göllir. Ben seni istiyorum. Sensiz olan her şeyi benden al."
Hizmetçi koşarak Sahib Şemseddin'e haber verdi. Seyyid'in ölüm haberi Kayseri'de kısa zamanda duyulmuş, büyük bir kalabalık hücresinin önünde toplanmıştı. Sahib Şemseddin, cenazeyi hazırlatırken Mevlânâ'ya da haber ulaştırdı. Cenaze dua ve tekbirlerle kaldırıldı. Mevlânâ şeyhinin ölüm haberini alınca, büyük bir kedere kapılmış, hemen Kayseri'ye hareket etmişti. Kayseri'ye gelince doğru, Seyyid'in mezarı başına gitmiş, orada saatlerce niyazda bulunmuştu. Sahib Şemseddin, Mevlânâ'ya, şeyhinin kitaplarını teslim etti. Mevlânâ hocasının kitapları ile birlikte üzgün, içi yaralı olarak Konya'ya döndü. Bu kitaplar arasında Seyyid'in Makalat adlı meşhur eseri de vardı. Seyyid Burhaneddin Tirmizi Hazretleri 1241 senesinde vefat etmişti.




ALLAH cennet'te komşu olmayı nasip etsin inşALLAH..
<-ALINTI->
__________________
“Aşka yanmalı can dediğin..
ya canan olmalı; ya da canını almalı,
yar diyemezsin ki herkese; içindeki yaran olmalı...

...herkesin de bir yüreği vardır amma yürek dediğin bir (b)aşka yanmalı!...”
*leyla* is offline   Alıntı ile Cevapla
The Following 2 Users Say Thank You to *leyla* For This Useful Post:
*Hayat* (10-24-2011), bilge_66  (10-23-2011)
Eski 10-23-2011   #2
İlahiaşk
 
İlahiaşk - ait Avatar
 
Üyelik Tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 15.873
Teşekkürler: 5.906
7.576 Mesajına 13.126 kez Teşekkür Edildi.
İlahiaşk has much to be proud ofİlahiaşk has much to be proud ofİlahiaşk has much to be proud ofİlahiaşk has much to be proud ofİlahiaşk has much to be proud ofİlahiaşk has much to be proud ofİlahiaşk has much to be proud ofİlahiaşk has much to be proud of
Güzel paylaşımın için Rabbim razı olsun kardeşim.Ellerine sağlık yüreğine bereket.
__________________
İlahiaşk is offline   Alıntı ile Cevapla
Eski 10-23-2011   #3
bilge_66
Administrator
 
bilge_66 - ait Avatar
 
Üyelik Tarihi: Jan 2009
Mesajlar: 8.248
Teşekkürler: 11.678
3.533 Mesajına 5.561 kez Teşekkür Edildi.
bilge_66 is on a distinguished road
Allah razı olsun leyla kardeşim.
__________________
“Allah’ım kalbimi sevginde sabit kıl, üzerime sabır yağdır ve beni günahımdan arındır”
Âmin.

Karanlığı Yarıp , Aydınlığa Kavuşturan RABB'E Şükürler Olsun...


Güzelliğin on par'etmez
Bu bendeki aşk olmasa

Eğlenecek yer bulaman

Gönlümdeki köşk olmasa



bilge_66 is offline   Alıntı ile Cevapla
Eski 10-24-2011   #4
*leyla*
Aktif Üye
 
*leyla* - ait Avatar
 
Üyelik Tarihi: Feb 2011
Mesajlar: 360
Teşekkürler: 193
160 Mesajına 302 kez Teşekkür Edildi.
*leyla* is on a distinguished road
bilmukabele
__________________
“Aşka yanmalı can dediğin..
ya canan olmalı; ya da canını almalı,
yar diyemezsin ki herkese; içindeki yaran olmalı...

...herkesin de bir yüreği vardır amma yürek dediğin bir (b)aşka yanmalı!...”
*leyla* is offline   Alıntı ile Cevapla
Eski 10-24-2011   #5
*Hayat*
USTA
 
*Hayat* - ait Avatar
 
Üyelik Tarihi: Sep 2010
Mesajlar: 2.158
Teşekkürler: 3.298
1.228 Mesajına 2.327 kez Teşekkür Edildi.
*Hayat* is on a distinguished road
teşekkürler "kardeşcim"
ALLAH razı olsun
__________________
Bakın Arkadaşlar
Dünyada taştan olmayan ve kimsenin senden alamayacağı birşeyler vardır..
İçinden alamayacakları ve dokunamayacakları bazı şeyler..
Asla dokunamazlar..
-Ne hakkınla
-Umut
-Umut


Andy Dufresne
Esaretin Bedeli

Konu *Hayat* tarafından (10-24-2011 Saat 12:46 ) de değiştirilmiştir..
*Hayat* is offline   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Konu Seçenekleri
Modları Göster

Yetkileriniz
değil Yeni mesaj yazma yetkiniz aktifdir.
değil Mesaja Cevap verme yetkiniz aktifdir.
değil Eklenti ekleme yetkiniz aktifdir.
değil mesajınızı değiştirme yetkiniz aktifdir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:04 .


Powered by vBulletin® Version 3.6.8
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forum SEO by Zoints
çakşır