Soru
İnanç sistemimizde yer alan, fakat hayatımıza aksetmeyen
"İki günü birbirine eşit olan zarardadır"
hadisi şerifini bize geniş manada izah edebilir misiniz?
İbadet hayatımıza iş hayatımıza sosyal hayatımıza
nasıl yön vermesi gerekir.?
(yani daha fazla ibadet mi yapacağız,
daha fazla para mı kazanacağız,
daha fazla insan mı tanıyacağız,
daha fazla kitap mı okuyacağız v.b.
Bu konuda yardımcı olursanız çok sevinirim.
Cevap
Halk arasında hayli yaygın olan bu cümle,
aslında uzun bir hadisin bir parçasıdır.
Hadisin aslı şöyledir:
"İki günü birbirine eşit olan aldanmıştır.
Bugünü dününden kötü olan lanetlenmiştir."
Buraya kadar olan kısım,
bazı kaynaklarda Abdülazîz b. Ebî Ravvâd'ın
rüyası olarak nakledilmiştir.[1]
159/775 yılında vefat etmiş,
abid, salih bir zat olan İbn Ebî Ravvâd,
bir gece rüyasında Efendimiz
(sallahu aleyhi vesellem)'i görmüş,
kendisinden tavsiye istemiş,
Efendimiz (sallahu aleyhi vesellem)' de
tavsiye babında böyle buyurmuştur.
Rüyanın şer'î bir delil olmayacağı bedihidir.
Ancak herhangi bir şer'î delil ile
çatışmadığı sürece rüyayı gören,
rüyasıyla amel edebilir.
Rivayetin, bazı kaynaklar tarafından
nakledilmiş daha uzun bir varyantı şöyledir:
"İki günü birbirine eşit olan aldanmıştır.
Bugünü dününden kötü olan lanetlenmiştir.
Artmayan eksilir.
Eksilen için ise ölüm daha hayırlıdır.
Cennet'i arzulayan hayırlı işlere koşsun.
Cehennem ateşinden korkup çekinen,
şehvani işlere uzak olsun.
Dünyada zühd içinde yaşayan kimseye
musibetlere karşı sabretmek kolay gelir."
ed-Deylemî tarafından Hz. Ali (r.a)'nin
Efendimiz (sallahu aleyhi vesellem)' 'den
rivayeti olarak nakledilen[2] bu varyant,
senedindeki Muhammed b. Sûka isimli
ravi sebebiyle zayıf bulunmuştur.[3]
Araştırabildiğim kadarıyla
ulemanın bu rivayet hakkında
"uydurma" hükmü vermemiş olması,
tamamen kaldırılıp atılmayacağını gösterir.
En az bunun kadar önemli
bir diğer husus da
hadisin nasıl anlaşılması gerektiği meselesidir.
Bu rivayeti zikreden kaynakların,
metnin ne anlattığı noktası üzerinde
dururken el-Büstî'den (İbn Hibbân?)
naklettiği bir beyit ufuk açıcı niteliktedir:
"Kişinin bu dünyada sahip olduğu fazlalık aslında noksanlıktır;
Mahza hayır olmayan her kazancı da hüsrandır."[4]
Halk arasında yaygın olarak dolaşan bu rivayeti
Efendimiz (sallahu aleyhi vesellem)''den sadır olmuş
sahih bir hadis olarak itibara almak ve
özellikle de dünya malı elde etmeye
teşvik bağlamında kullanmak doğru değildir.
Her şeyden önce Efendimiz (sallahu aleyhi vesellem)''in
dünya ile ilişkisi ve ümmetine
dünya ile ilişkileri konusunda
yaptığı tavsiyeler bellidir.
O (sallahu aleyhi vesellem)'
kendisi dünyaya hiçbir şekilde meyletmediği gibi
bizleri de bu tehlikeye düşmekten şiddetle sakındırmış,
"hayırlı" ve "kalıcı" olan
ahiret hayatını merkeze alarak düşünce,
davranış ve amellerimize bu istikamette
yön vermemizi tavsiye buyurmuştur.
Sonuç olarak bu zayıf rivayeti,
"daha çok dünyalık elde etmeye bakın;
bugün kazandığınız dünyalık
dün kazandığınızdan mutlaka daha fazla olsun.
Yoksa zarar etmiş olur ve
hüsrana uğrarsınız" şeklinde anlamak
büyük bir hata olur.
Bunun bizi götüreceği nokta
sekülerleşmeden başkası olmayacaktır.
Bu itibarla söz konusu rivayetin,
"uydurma" olduğunu söyleyemesek bile,
"zayıf" olduğunu unutmamak,
manasının ise,
"yapabildiğiniz ölçüde her geçen gün
daha fazla hayırlı ve salih amel işleyin"
şeklinde olduğunu düşünmek
–Allahu a'lem– en doğrusudur.
Ebubekir Sifil
[1] Ali el-Karî, el-Masnû', 174.
[2] Bkz. el-Firdevs, III, 611.
[3] Bkz. es-Sehâvî, el-Makâsıdu'l-Hasene, 402; el-Aclûnî, Keşfu'l-Hafâ, II, 274.
[4] el-Aclûnî, a.g.e., II, 275.