İslamiBilinc  
 

Geri Dön   İslamiBilinc >
İSLAMİBİLİNC MEDRESESİ
> İslami Bilim

Etiketler:

Cevapla
 
Konu Seçenekleri Modları Göster
Eski 03-09-2010   #1
ersinkzl
Ayın Üyesi
 
ersinkzl - ait Avatar
 
Üyelik Tarihi: Mar 2010
Mesajlar: 194
Teşekkürler: 140
146 Mesajına 310 kez Teşekkür Edildi.
ersinkzl is on a distinguished road
--İslamda Evrim---

Sevgili Ve Saygı Değer Hocamız Zülfikar Ali Hocamızın Kosuna Binaen. Bu Konuyu Hazırlamaktan Haz duydum.

Öncelikle Benim Israrla Üzerinde Durduğum Konu olan Evrim Teorisi Yanılgısını bir şekilde Anlatayım.

Seneler Öncesinde Bazı Avrupalı Bilim adamları Darwin gibi, Evrim teorisi hakkında bazı çarpık iddalar ortaya atmışlardır. Söz Konusu Bilgi Evrim Varmıdır Yokmudur.

Evet Evrim Vardır Ve Bu Savımı Ahnekleştirecek Bir Ayetle desteklemek istiyorum.

Nur
(45) Allah bütün canlıları sudan yarattı. İşte bunlardan bir kısmı karnı üzerinde sürünür, kimi iki ayak üzerinde yürür, kimisi dört ayak üzerinde yürür. Allah dilediğini yaratır. Çünkü Allah her şeye hakkıyla gücü yetendir.

Allah C.C Kuranda Bu Ayeti Bildirmiştir İnsan oğluna. Peki Nedir Bu Ayetin Tefsiri.
Araştırdım Mürşit Programında, Bilmen şöyle diyor.

Allah bütün hayvanatı Sudan Yaratmıştır. kimileri Sürünür Yılanlar gibi, Kimileri Dört Ayaktır ( İnak, koyun, yabani hayvanat) Kimileride Çok ayaklıdır (böcekler gibi).
Ve Yine kafa yorucu tefsirin devamı Bir rivayete göre Allah Bir cevher yarattı ki ( Esir maddesi) Bu maddeye Allahın heybetli bakışıyla bu Esir maddesi suya dönüşmüş ve daha sonra o su bölünerek Ateş Hava Nur Ve Toprak oluşmuştur.

Evet Bu Tefsiri biraz irdeleyelim. Demekki Daha Kainat Yaratılmadan Esir maddesinden önce su daha sonra Nur, Hava Toprak ve Ateş yaratılmış. Şu halde Madem Melekler Nurdan, Cinlerde Ateşten Yaratılmış İse Demekki Esir Maddesi Yok ken onlarda yoktu !!

Esir Maddesinden Su oluşturuldu, Kainat yaratıldı Ve tüm Hayvanat Bu Sudan Çıktı. Ve Yine Şunuda Diyebilirmiyiz Acaba Melekler Ve Cinler in Asıl Kaynağı Sudur. Çünkü Esir Maddesi Suya Dönüştürüldü. Suda Ateş ve Nur a.

Buraya Kadar İnşallah Yadıklarımız İle Ve Düşüncemiz İle Küfre Düşmeyiz.

Ben Daha Lise Çağlarında İken bir kitabı okuyordum. Ve Halen daha o kitabın etkisinde kaldım. Ahmet Cemil Akıncının Kıssası-Enbiya Kabeye Doğru Peygamberler Tarihi Adlı kitabın Hz Adem i anlatan kitabında, Daha Hz Adem yaratılmadan önce Dünyada Bir kaç ırk Daha yaşadığıydı. Bı Irkın Yarı İnsani Yarı Hayvani Bi Irk olduğunu hatta bu Irk la karşıt olan bi ırkın daha varlığından bahsediyordu. Bi Karşıt Irk ise Siyah Ateşten yartılmış ayrı Bir Cin ırkıydı.

Evet Akıncının Bu bilgilere nerden vardığını Tam olarak bilemiyoruz ama böyle bir Anektod vardır.

Bir diğer husus da, Dünyanın yaratılışı 170 Milyar Yıldan bahsetmiş Nasa.
Ki İnsanlık Tarihi 6 Milyon Yıldır araştırmalara göre ( Yanlış olabilirim).
Ve Bulunan Fosil Kaynakları Hayvanatı 40 Milyar yıl olarak gösteriyor. Ve Asıl vaka Dünya Tarihi 170 Milyar= İnsanlık 6 milyon= Hayvanat 40 Milyar. Demekki İnsandan tam 164 milyar yıl önce Dünya kuruldu Hayvanat ise İnsandan tam 34 milyar yıl önce yaratıldı.
Zaten 4 büyük meleğin Dünyadan Toprak İstemesi ve Dünyanın Ben bir Fesat Irkı Daha barındırmaktan çekiniyorum demesi ve akabinde Azrailinde Zorla Alması buna bir yol değilmidir.

SAYGI DEĞER HOCALARIM EĞER YANLIŞSAM BANA BU KONU HAKKINDA BİLGİ VERİNİZ.
SAYGILARIMLA.......
ersinkzl is offline   Alıntı ile Cevapla
The Following 2 Users Say Thank You to ersinkzl For This Useful Post:
lale  (03-09-2010), ZÜLFİKAR ALİ (03-10-2010)
Eski 03-09-2010   #2
lale
Administrator
 
lale - ait Avatar
 
Üyelik Tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 15.048
Teşekkürler: 23.248
8.855 Mesajına 17.848 kez Teşekkür Edildi.
lale is on a distinguished road
Elinize sağlık ersin kardeşim.Doğrusu bu konularda yani Hz.Adem yaratılmadan evvelki yaşam hakkında fazla bilgim yok.
Devamını merakla bekliyoruz.
lale is offline   Alıntı ile Cevapla
Eski 03-10-2010   #3
ZÜLFİKAR ALİ
ÇIRAK
 
ZÜLFİKAR ALİ - ait Avatar
 
Üyelik Tarihi: Aug 2009
Mesajlar: 195
Teşekkürler: 99
105 Mesajına 183 kez Teşekkür Edildi.
ZÜLFİKAR ALİ is on a distinguished road
Alıntı:
Sevgili Ve Saygı Değer Hocamız Zülfikar Ali Hocamızın Kosuna Binaen. Bu Konuyu Hazırlamaktan Haz duydum.
SİZE TEŞEKKÜR EDİYORUM.

Yazdıklarınızı okudum ve sonunda şöyle demişsiniz

Alıntı:
SAYGI DEĞER HOCALARIM EĞER YANLIŞSAM BANA BU KONU HAKKINDA BİLGİ VERİNİZ.
Bazı yanlış bilgiler edindiğinizi Zannediyorum. Nedir bunlar ? İlimle ve ayetlerle İzah edeyim
ZÜLFİKAR ALİ is offline   Alıntı ile Cevapla
Bu Mesaj İçin ZÜLFİKAR ALİ'a Teşekkür Edenler
ersinkzl (03-10-2010)
Eski 03-10-2010   #4
ZÜLFİKAR ALİ
ÇIRAK
 
ZÜLFİKAR ALİ - ait Avatar
 
Üyelik Tarihi: Aug 2009
Mesajlar: 195
Teşekkürler: 99
105 Mesajına 183 kez Teşekkür Edildi.
ZÜLFİKAR ALİ is on a distinguished road
Alıntı:
ZÜLFİKAR ALİ :Bazı yanlış bilgiler edindiğinizi Zannediyorum. Nedir bunlar ? İlimle ve ayetlerle İzah edeyim
Alıntı:
Ersainkzl: Yine kafa yorucu tefsirin devamı Bir rivayete göre Allah Bir cevher yarattı ki ( Esir maddesi) Bu maddeye Allahın heybetli bakışıyla bu Esir maddesi suya dönüşmüş ve daha sonra o su bölünerek Ateş Hava Nur Ve Toprak oluşmuştur.

Evet Bu Tefsiri biraz irdeleyelim. Demekki Daha Kainat Yaratılmadan Esir maddesinden önce su daha sonra Nur, Hava Toprak ve Ateş yaratılmış. Şu halde Madem Melekler Nurdan, Cinlerde Ateşten Yaratılmış İse Demekki Esir Maddesi Yok ken onlarda yoktu !!

Esir Maddesinden Su oluşturuldu, Kainat yaratıldı Ve tüm Hayvanat Bu Sudan Çıktı. Ve Yine Şunuda Diyebilirmiyiz Acaba Melekler Ve Cinler in Asıl Kaynağı Sudur. Çünkü Esir Maddesi Suya Dönüştürüldü. Suda Ateş ve Nur a.Buraya Kadar İnşallah Yadıklarımız İle Ve Düşüncemiz İle Küfre Düşmeyi
Bir rivayete göre Allah Bir cevher yarattı ki ( Esir maddesi) Bu maddeye Allahın heybetli bakışıyla bu Esir maddesi suya dönüşmüş ve daha sonra o su bölünerek Ateş Hava Nur Ve Toprak oluşmuştur. İFADESİ

EN BAŞTA BELİRTİĞİNİZ GİBİ RİVAYETTİR BUNLAR.

YANİ DOĞRULUĞU İLİMLE VE BİLİMLE DESTEKLENMEZ. EN ÖNEMLİSİ KURAN AYETLERİYLE DE HİÇ DESTEKLENMEZ. YANİ BÖYLE BİR BİLGİ YOKTUR.

MELEKLERİN YARATILIŞI HAKKINDA İSE KURANDA EN UFAK BİR İPUCU DAHİ YOKTUR.


Ancak insanın topraktan, Cinler dumansız ateşten yaratıldığını söyler KURAN

Cinler, halis yani dumansız ve korsuz ateşten yaratılmışlardır (Rahmân, 55/15). Cinlerin mahiyeti ve yapısı mevzûunda Kur'ân'ın verdiği malûmat bu kadardır. ...

Hayvanlar da topraklardan yaratılmıştır. Onların bedenlerinde yer alan –topraktan- unsurlar, insanların bedeninde de yer almaktadır. Bu da bu her iki tür varlığın da topraktan yaratıldığını gösterir.

Ancak bitkilerin, hayvan ve insan gibi canlıların yaratıldığı kaynak toprak olmakla beraber, bunların varlığı, devamı ve devamları için gerekli ihtiyaçları da suya bağlıdır.
Bu ve bunun gibi konulara işaret etmek üzere, Kur’an’da bütün canlıların sudan yaratıldığı açıkça ifade edilmiştir:
Hayatı olan/canlı olan her şeyi sudan yarattık. Hâlâ inanmayacaklar mı?”(Enbiya, 21/30)“Allah her canlıyı sudan yarattı. Kimi karnı üstünde sürünür, kimi iki ayak üstünde yürür, kimi dört ayak üstünde yürür. Allah dilediğini yaratır. Şüphesiz Allah her şeye kadirdir.”(Nur, 24/45)

Yaratılma topraktan oluyor, ama ona hayat veren sudur (sebepler planında)

Bir diğer husus da, Dünyanın yaratılışı 170 Milyar Yıldan bahsetmiş Nasa. DENMİŞ

YANLIŞ BİLGİ. KAİNATIN YAŞI 14 MİLYAR YIL İKEN DÜNYANIN YAŞI 170 MİLYAR YIL OLAMAZ. KAİNATIN YAŞINI NASA 14 MİLYAR YIL OLARAK SÖYLER 170 MİLYAR YIL DEĞİL !
Alıntı:
Ki İnsanlık Tarihi 6 Milyon Yıldır araştırmalara göre ( Yanlış olabilirim).
Ve Bulunan Fosil Kaynakları Hayvanatı 40 Milyar yıl olarak gösteriyor. Ve Asıl vaka Dünya Tarihi 170 Milyar= İnsanlık 6 milyon= Hayvanat 40 Milyar. Demekki İnsandan tam 164 milyar yıl önce Dünya kuruldu Hayvanat ise İnsandan tam 34 milyar yıl önce yaratıldı.
Zaten 4 büyük meleğin Dünyadan Toprak İstemesi ve Dünyanın Ben bir Fesat Irkı Daha barındırmaktan çekiniyorum demesi ve akabinde Azrailinde Zorla Alması buna bir yol değilmidir
.
TEKRARLIYORUM. TÜM BUNLAR YANLIŞ BİLGİLER . ÇÜNKÜ, KAİNATIN YAŞI 14 MİLYAR YIL İKEN DÜNYANIN YAŞI 170 MİLYAR YIL OLAMAZ. BUNLAR İLMEN İSPATLANMIŞ BİLGİLERDİR. 4 BÜYÜK MELEĞİN DÜNYADAN TOPRAK İSTEMELERİ.İSE.....BENİ BİR HAYLİ ŞAŞIRTAN BİLGİLERDİR


PEKİ TÜM KAİNAT VE TÜM VARLIKLAR NASIL VE NEZAMAN YARATILMIŞTIR.

Devam edeceğim
ZÜLFİKAR ALİ is offline   Alıntı ile Cevapla
Bu Mesaj İçin ZÜLFİKAR ALİ'a Teşekkür Edenler
ersinkzl (03-10-2010)
Eski 03-10-2010   #5
ersinkzl
Ayın Üyesi
 
ersinkzl - ait Avatar
 
Üyelik Tarihi: Mar 2010
Mesajlar: 194
Teşekkürler: 140
146 Mesajına 310 kez Teşekkür Edildi.
ersinkzl is on a distinguished road
Allah Razı olsun hocam Yanlışlarımı Düzelmema sebep oldunuz. Ne KAdar Teşekkür etsem azdır.
Ama Hocam Bütün canlıların topraktan geldiğini fakat belirtdiğiniz gibi Suyun bir hayat kaynağı olduğunu belirtmek lazım. Ben bunu unuttum galiba. Sağlık olsun ) Sizdenaldım sonuşta bu bilgileri.
Ama Hocam Esir maddesinin varlığı bilimce ispatlandı değilmi?
ersinkzl is offline   Alıntı ile Cevapla
Bu Mesaj İçin ersinkzl'a Teşekkür Edenler
ZÜLFİKAR ALİ (03-10-2010)
Eski 03-10-2010   #6
ZÜLFİKAR ALİ
ÇIRAK
 
ZÜLFİKAR ALİ - ait Avatar
 
Üyelik Tarihi: Aug 2009
Mesajlar: 195
Teşekkürler: 99
105 Mesajına 183 kez Teşekkür Edildi.
ZÜLFİKAR ALİ is on a distinguished road
Alıntı:
Ama Hocam Esir maddesinin varlığı bilimce ispatlandı değilmi?
Alıntı:
PEKİ TÜM KAİNAT VE TÜM VARLIKLAR NASIL VE NEZAMAN YARATILMIŞTIR
Cevabı ile içinde olacaktır.

Saygılarımla

NOT: Ünlü Fizikçi TAŞKIN TUNANIN ESERLERİNDEN YARARLANIYORUM Kİ, O MUMİN BİR BİLİM ADAMIDIR
ZÜLFİKAR ALİ is offline   Alıntı ile Cevapla
Bu Mesaj İçin ZÜLFİKAR ALİ'a Teşekkür Edenler
ersinkzl (03-10-2010)
Eski 03-10-2010   #7
ZÜLFİKAR ALİ
ÇIRAK
 
ZÜLFİKAR ALİ - ait Avatar
 
Üyelik Tarihi: Aug 2009
Mesajlar: 195
Teşekkürler: 99
105 Mesajına 183 kez Teşekkür Edildi.
ZÜLFİKAR ALİ is on a distinguished road
Karanlık madde esir maddesi mi ?:

“Amerikalı bir grup bilim adamına göre evrenin yüzde 25’i, gezegen, yıldız ve galaksilerden değil karanlık madde olarak adlandırılan maddeden oluşuyor.


Uzmanlar, ışık yaymayan ve ışığı yansıtmayan, bu nedenle de görülemeyen karanlık maddenin varlığına dair ilk somut kanıtı bulduklarını belirtiyorlar.Vurguladıkları bir diğer nokta da görebildiğimiz kütlelerin oranının sadece yüzde beş olması. Karanlık madde, adının çağrıştırdığı gibi esrarengiz bir kavram. Bugüne dek gökbilimciler karanlık maddenin varlığını sadece çıkarım yoluyla belirleyebiliyordu. Gökbilimciler 1930’lardan bu yana galaksi öbeklerinin görünen kütlelerle açıklanamayacak kadar yüksek çekim gücü olduğunu biliyorlardı. Ancak öbekler içinden gözle görülmeyen maddeyi ayırmak imkânsızdı. Tâ ki gökbilimciler, 100 milyon yıl önce iki büyük galaksi öbeğinin çarpışmasını görene dek. Uzmanlar somut kanıtı işte burada bulduklarını söylüyorlar.

NASA’nın Chandra ve Hubble teleskopları ile Avrupa uzay ajansı ve macellan teleskoplarını kullanan uzmanlar, çarpışma sonucu galaksilerdeki gazlarla maddelerin ayrıştığını, beklenenin aksine sıcak gaz bulutları çevresinde değil, tamamen boş görünen bir başka kesimde büyük bir çekim gücü olduğunu belirledi. Arizona Üniversitesi’nden Doug Clowe’a göre, bu, ‘karanlık maddenin hem varolduğunu, hem de evrendeki maddelerin çoğunluğunu oluşturduğunu’ kanıtladı.” (www.bbcturkish.com)

Esir maddesinin varlığı öteden beri tartışma konusu olmuştur. Manyetik alan ile uğraşan bazı bilim adamları esirin varlığını kabul ederken, bazıları da yokluğu üzerine fikir yürütmüşler. Tartışma bu gün bile devam etmektedir.

Fakat son zamanlarda ele geçen bilgiler esir maddesinin var olduğu yönündeki fikir ve düşüncelere kuvvet vermektedir. Yukarıda naklettiğimiz haber böyle bir maddenin varlığı ile ilgili ciddi bulguların elde edildiğini gösteriyor.

Zîrâ bilim adamları yaptıkları gözlemlerde kâinatta ‘kara madde’ diye tanımladıkları maddelere ulaştıklarını ifade ediyorlar. Gözlenen bir galaksi çarpışmasında, “maddenin görünmeyen bir bölgeye doğru ayrıştığını” tespit eden bilim adamları bunun görünmeyen bir madde olduğunu ifade ettiler. Görünmezliğine işaret için bu maddeyi ‘kara madde’ olarak tanımladılar. Bu gün kâinatın yüzde yirmi beşinin bu madde ile dolu olduğu tahmin ediliyor.

Peki bu kara madde esir maddesi mi?

Yıllarca tartışma konusu olan esir maddesinin varlığı ortaya mı çıkmıştı?

Gelin isterseniz bu ve benzeri soruların cevabına geçmeden önce Risale-i Nur’da geçen esir kavramlarına bir göz atalım. Esir maddesi nasıl ve ne şekilde bir tanım ve teşhise tabi tutulmuş onu anlamaya çalışalım. Evet, esir maddesi Risâle-i Nur’un sıkça tekrarlanan tâbirlerinin başında gelir.

Bediüzzaman Hazretleri esir maddesinin mevcudiyeti konusunda tereddüt etmez. Kur’ânî ilmin ışığında esir maddesinin varlığını kesin olarak kabul eder. Hatta varlığını kabulden öte esir maddesinin mahiyetinden bahseder. ‘Esirin zerreleri’ tâbirini kullanır. Esir maddesinin tüm kâinatı doldurduğunu ifade eder. Esirden yaratılmış bazı mahlukların varlığından söz eder.

Şu tâbirler bunun en açık delili:

“Kudret-i Zülcelâlin pekçoktur mir’atları (aynaları). Herbiri ötekinden daha eşeff (şeffaf) ve eltaf (latif) pencereler açıyor bir âlem-i misâle.

“Sudan havaya kadar, havadan tâ esîre, esîrden tâ misâle, misâlden tâ ervâha, ervâhtan tâ zamana, zamandan tâ hayale,

“Hayalden tâ fikre kadar muhtelif aynalar, dâimâ temsil eder şuûnât-ı seyyâle.” (Sözler, s. 645)

“Evet, Cenâb-ı Hak tarafından adem ve esîr ve semâ perdelerini açıp, güneş gibi dünyayı ışıklandıran pırlanta-misâl bir lâmbayı, hazîne-i rahmetinden çıkarıp dünyaya gösterdi.” (Sözler, s. 391)

“Coğrafyacı bir edibin o kelâmdan kısmeti: Küre-i zemin bahr-i muhît-i havaîde veya esîrîde yüzen bir sefine ve dağları o sefinenin üstünde tespit ve muvâzene için çakılmış kazıklar ve direkler şeklinde tefekkür eder.” (Sözler, s. 356)

Yukarıdaki ifadelerde, özellikle eşyanın şeffaflık derecesini tespit etmesi açısından su, hava, esir, misâl âlemi, ruhlar âlemi, zaman âlemi, hayal ve fikir âlemi tarzında bir sıralama verilmesi oldukça ilginç.

Su ve havayı bir ölçüde duyu organlarımız ile teşhis ve tespit edebiliyoruz. Ama ondan sonrasını ancak tezahürlerinden anlıyoruz. Ne görüp, ne de duyuyoruz. Kara maddenin de bu sınıfta olduğu açık. Meselenin bu noktasında yukarıda sorduğumuz soruya geri dönersek, yani “Kara madde esir maddesi mi?” sorusuna, bu soruya şu an için net bir cevap vermek mümkün gözükmüyor.

Gerçi esir maddesini gözle göremiyoruz, ‘Karanlık madde de gözle görülemiyor’ deniliyor. Bu noktada belki bir çakışma var. Ama Risâle-i Nur’da tanımlanan esir maddesinin mahiyeti daha kapsamlı gözüküyor. Şu an için bilim adamlarının keşfinde ise daha sınırlı bir tanım yapılıyor. Belki ileride daha ileri seviye bilgiye ulaşılır.

Fakat yine de her şeye rağmen ‘kara maddenin keşfi’ gözle gördüğümüz maddenin ötesinde bir maddenin tespit ve teşhisi bakımından oldukça önemli bir keşif. Esir maddesinin varlığı konusunda da bizce ilk adımdır. Ümit ediyoruz ki araştırmalar derinleştikçe bu konuda daha net bilgilere ulaşacağız. Ve böylece Risale-i Nur’da parlayan Kur’ân ilmini daha rahat anlamış olacağız.

ALINTIDIR

Evrim ile Devam edeceğim
ZÜLFİKAR ALİ is offline   Alıntı ile Cevapla
Eski 03-12-2010   #8
ZÜLFİKAR ALİ
ÇIRAK
 
ZÜLFİKAR ALİ - ait Avatar
 
Üyelik Tarihi: Aug 2009
Mesajlar: 195
Teşekkürler: 99
105 Mesajına 183 kez Teşekkür Edildi.
ZÜLFİKAR ALİ is on a distinguished road
AHİR ZAMANDA, BİR GRUP SAHTE DİN ALİMİ DARWİNİST DİKTATÖRLÜLÜĞÜN KONTROLÜ ALTINDA OLACAKTIR

Günümüzde kendini din alimi olarak tanıtan bir kesim, Darwinist çevrelerce entelektüel görünmek ve takdir toplamak maksadıyla “evrim teorisini İslam ile örtüştürmek” gibi pasif ve acizane bir tavır içine girmişlerdir.

Darwinist diktatörlülüğün sponsorluğunu üstlenen loca mensuplarının ellerinde tuttuğu mevki ve makamlardan etkilenen bu sahte alimler, az bir değer karşılığında Allah’ın varlığını ve birliğini inkar eden bir teoriyi İslamiyet’e dahil etmeye çalışmaktadırlar.

Bu sahte alimler, Allah’ın evrimle yarattığını iddia etmekte, ve bu nedenle de evrim teorisinin ateistlerle beraber savunuculuğunu yapmaya çalışmaktadırlar.

Kendilerini din adamı olarak tanıtan bu kimseler birkaç gruba ayrılmaktadır.

Komünist, Marksist ve Materyalist ideolojileri sahiplenmiş olmalarına rağmen dindar gözükmeye çalışanlar

İmanı zayıf olup, Darwinist diktatörlüğün baskı ve tehditleri altında kolayca ezilip yıldırılabilenler

Evrim teorisini bilimsel bir teori zannedip, “Evrimi reddetmek bilimi reddetmek” yalanına aldanarak kendilerini modern ve entelektüel gösterme çabasında olanlar

Darwinist diktatörlükle işbirliği yapmaları halinde kendilerine teklif edilen makam ve mevkiden etkilenenler

Evrim teorisinin açmazları yönünde çok fazla bilgi sahibi olmadığından; medyada yer alan Darwinist propogandalardan etkilenip kendilerini “evrimi kabul etmek zorunda hisseden”ler

Bu kimselerce benimsenen en uygunsuz tavır; evrim teorisini savunmak değil, bu sapkın teoriyi İslam’la bağdaştırma çabasıdır.

Elbette ki, bir insan yeteri kadar araştırmamış olabilir ya da medyada propogandası çokca yapılan bir konuya –gerçek sanarak- aldanabilir. Ancak; bilgi edindiği andan itibaren hemen bu tavrını değiştirmesi çok daha hayırlı olur. (En doğrusunu Allah bilir)

Ancak; Allah’ın varlığını açıkça inkar eden (Allah’ı tenzih ederiz) bir teorinin destekçileri karşısında aciz kalıp “başa çıkamayacakları” kaygısıyla, adeta “teslim olmak” son derece yakışıksız bir davranıştır.

Allah, yeri göğü ve içindekileri evrim ile yaratmamıştır. O’nun yaratmak için “Ol” demesi yeterlidir.


“Gökleri ve yeri (bir örnek edinmeksizin) yaratandır. O, bir işin olmasına karar verirse, ona yalnızca “Ol” der, o da hemen oluverir.”

(Bakara Suresi, 117)


Allah’ın yaratmak için evrime ihtiyacı yoktur. (Şüphesiz Allah münezzehtir.) O, her yaratmayı bilir. Melekleri, nurdan; şeytanı da ateşten yaratmıştır.

Meleklerin ve şeytanın evrimle yaratılmadığını bilen bu sahte alimlerin, insanın evrimle yaratıldığını iddia etmeleri son derece tutarsızdır.

Allah, Kuran’da: “Andolsun, Biz insanı, süzme bir çamurdan yarattık.” diye bildirmektedir.

Bu sahte alimler, nasıl ki Kuran’daki ayetler incelendiğinde Meleklerin ve şeytanın evrimle yaratıldığını iddia edemezler ise; -Allah’ın Kuran’da hiçbir şüpheye yer bırakmaksızın bildirdiği üzere- insanın da evrim ile yaratıldığını iddia etmemelidirler.

İnsanın evrimleştiğini iddia eden bu sahte alimler, insanın bu dünyada değil ilk defa cennette yaratıldığını da unutmaktadır.

“Hani Rabbin meleklere: “Gerçekten Ben, çamurdan bir beşer yaratacağım” demişti. “Onu bir biçime sokup, ona ruhumdan üflediğim zaman siz onun için hemen secdeye kapanın.”

(Sad Suresi, 71-72)



Hz. Adem ve Hz. Havva, dünyada değil cennette yaratılmışlar, daha sonra dünyaya gönderilmişlerdir.

“Fakat Şeytan, oradan ikisinin ayağını kaydırdı ve böylece onları içinde bulundukları durumdan çıkardı. Biz de: ‘Kiminiz kiminize düşman olarak inin, sizin için yeryüzünde belli bir vakte kadar bir yerleşim ve meta vardır’ dedik.”

(Bakara Suresi, 36)



Görüldüğü üzere, Hz. Adem ve Hz. Havva evrim ile yaratılmamışlar; Meleklerin ve Şeytan’ın yaratılması gibi Allah’ın ol demesiyle yaratılmışlar ve daha sonra dünyaya gönderilmişlerdir.

Bu dünyada da, cennette de hiçbir yaratma “evrimle” değildir. Cennetteki köşkler, sütten akan ırmaklar, kıyafetler, tahtlar, takılar Allah’ın “Ol” demesiyle olmuştur. İnşaat ustaları, terziler, zanaatkarlar gibi herhangi bir sebebe ihtiyaç yoktur.

Hurma, incir gibi cennet meyveleri; inci, sedef gibi cennet takıları nasıl ki cennette evrimle var olmadıysa; bu dünyada da evrimle var olmamıştır.

Kuran’da Allah’ın “Ol” demesiyle olan, pek çok mucize bildirilmiştir. Bu mucizelerden biri de, Hz. İsa ile ilgilidir.

Hz. İsa’nın doğumu, Allah’ın yaratmak için herhangi bir sebebe ihtiyacı olmadığının en net delillerindendir. Allah’ın “Ol” demesiyle doğmuştur. Ve yine, Allah’ın “Ol”demesiyle, bir takım mucizeler gerçekleştirmiştir.

Ayet de şöyle buyurulur:

Allah şöyle diyecek: “Ey Meryemoğlu İsa, sana ve annene olan nimetimi hatırla.

Ben seni Ruhu’l-Kudüs ile destekledim, beşikte iken de, yetişkin iken de insanlarla konuşuyordun. Sana kitabı, hikmeti, Tevrat’ı ve İncil’i öğrettim. İznimle çamurdan kuş biçiminde bir şey oluşturuyordun da yine iznimle ona üfürdüğünde bir kuş oluveriyordu.”

(Maide Suresi, 110)


Hz. İsa’nın beşikte iken insanlarla konuşması, ve bir çamuru üflediğinde hemen o anda bir kuşa dönüşmesi şüphesiz mucizevi olaylardır. Ve Allah’ın bu dünyada, yaratmak için herhangi bir sebebe ya da süreye ihtiyaç duymadığının da delilidir.

EVRİM, KURAN’DA BİLDİRİLEN KADER İNANCI İLE ÇELİŞİR

Evrim teorisi, canlılığın kör tesadüfler sonucu ortaya çıktığını iddia etmektedir. Ancak, böyle bir tesadüf mantığı Kuran’da bildirilen kader inancı ile örtüşmemektedir.

Allah Kuran’da “Hiç şüphesiz, Biz her şeyi kader ile yarattık” diye buyurmaktadır. (Kamer Suresi,49)

Her canlı, Allah’ın takdir ettiği bir kader üzerine yaratılmıştır ve bir kader üzerine hareket etmektedir.

Arı bir kader üzerine bal toplamakta, bir kader üzerine çiçek dolaşmakta, bir gün içerisinde nektar bulacağı çiçeklere bir kader üzerine konmakta, bir kader üzerine çiçekleri döllemekte, bir kader üzerine petek inşa etmekte ve bir kader üzerine “içinde insanlar için bir şifa bulunan” balı kendi ihtiyacından fazla olarak üretmektedir.

Bazı kimseler, Allah’ın canlıları yarattığını ve daha sonra kendi haline bıraktığını sanmaktadırlar. (Allah’ı tenzih ederiz)

Oysa Allah, Kuran’da tüm canlıları an be an denetlediğini ve tüm canlıların yalnız O’nun kontrolünde olduğunu bildirmiştir:

Ben gerçekten, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah’a tevekkül ettim. O’nun, alnından yakalayıp-denetlemediği hiçbir canlı yoktur. Muhakkak benim Rabbim, dosdoğru bir yol üzerinedir (dosdoğru yolda olanı korumaktadır.)” (Hud Suresi, 56)

EVRİMİ, ALLAH İNANCI İLE BAĞDAŞTIRMAYA ÇALIŞAN HRİSTİYAN DİN ADAMLARI, DARWİNİST DİKTATÖRLÜĞÜN BASKISI ALTINDADIR

Hristiyan din adamlarından bazıları, günümüzde Darwinist diktatörlüğün tehditi altındadırlar. Bu kimseler, makam ve mevkilerini kaybetmemek ve de “modern” görünmek adına evrim teorisini Allah inancı ile bağdaştırmak gibi cahil bir hata içerisine girmişlerdir.

Vatikan’da düzenlenen evrim toplantısı, Vatikan içerisine sızmış ve önde gelen din adamları üzerinde etki ve baskı sahibi Masonlar tarafından organize edilmeye zorlanmıştır.

Hristiyan din alimleri, ahir zamanda olduğumuzu ve içinde bulunduğumuz bu kutlu dönem içerisinde (kendilerinin de büyük bir şevkle beklediği) Hz. İsa’nın ikinci defa yeryüzüne geleceğini unutmamalıdırlar.

İnsanın ve tüm canlılığın evrim ile yaratıldığını iddia eden bu Hristiyan alimler, Hz. İsa zuhur ettiği zaman gözlerinin içine bakıp Hz. İsa’ya “Sen evrimle yaratıldın” diyemeyeceklerdir.

AHİR ZAMANDA DECCALİN ETKİSİ ALTINDA BİR TAKIM SAHTE ALİMLER OLACAKTIR

İçerisinde bulunduğumuz dönem olan ahir zamanda, Hz. Mehdi’nin zuhuru ve Deccal’in çıkışı beklenmektedir. Deccal, insanların Allah’a olan imanlarını zayıflatmak ve onları kendi yoluna tabi tutmak için çeşitli yöntemler deneyecektir.

Maddiyun ve Tabiyyun (Materyalizm ve Darwinizm) felsefeleri benimsetmeye çalışacak ve inançlı insanların da imanlarını zayıflatmak için bir takım düşük akıllı sahte alimden faydalanacaktır.

Bu durum, bir hadisde şöyle bildirilmektedir:

Ümmetimden başı sarıklı yetmiş bin alim kişi, Deccale tabi olacaklar” (İmam Ahmed bin Hanbel Müsned, s.796)

SONUÇ

Hristiyan ve Müslüman din alimleri, Allah’a eş koşan ve Allah’ın sıfatlarını reddeden bu sapkın inancı bir an evvel terk etmeli; teslim olup orta yolu bulmaya çalışmak yerine bu sapkın inanca karşı tek bir vücut halinde çok net ve kesin bir tavır koymalıdırlar.

ALINTIDIR
ZÜLFİKAR ALİ is offline   Alıntı ile Cevapla
Eski 03-13-2010   #9
ersinkzl
Ayın Üyesi
 
ersinkzl - ait Avatar
 
Üyelik Tarihi: Mar 2010
Mesajlar: 194
Teşekkürler: 140
146 Mesajına 310 kez Teşekkür Edildi.
ersinkzl is on a distinguished road
Hocam Burda Sanki taş birazda bana gelmiş gibi.
Hocam belki yanlış anlaşılmış yada tam olarak burda düşüncelerimi ifade edememiş olabilirim. Şimdi Bakın Ben Nur Suresinin 45. Ayetine göre ve Bilmen hocanın tefsirine göre İnsan Hariç Diğer Tüm varlıkların Sudan Geldiğini savundum. Yani bir diğer ifadeyle. Kurt Balık Halinden Yani sudayken Zamanla Dört Ayaklı hayvanata dünüştürülerek yaratılmış olabilir.

Elbetteki Tüm Canlılar bitki dahil Topraktan gelmiştir. Zaten Balık öldüğündede toprak olmuyormu..
Ayrıca Darwinizm ve Materyallerini Çok iyi okumuş ve Red eden birisiyim. Benim Onu Desteklemem yada Yarısı kadar bile savınmam Mümkün değil.
ersinkzl is offline   Alıntı ile Cevapla
Eski 03-13-2010   #10
ZÜLFİKAR ALİ
ÇIRAK
 
ZÜLFİKAR ALİ - ait Avatar
 
Üyelik Tarihi: Aug 2009
Mesajlar: 195
Teşekkürler: 99
105 Mesajına 183 kez Teşekkür Edildi.
ZÜLFİKAR ALİ is on a distinguished road
Alıntı:
Hocam Burda Sanki taş birazda bana gelmiş gibi.
Hocam belki yanlış anlaşılmış yada tam olarak burda düşüncelerimi ifade edememiş olabilirim. Şimdi Bakın Ben Nur Suresinin 45. Ayetine göre ve Bilmen hocanın tefsirine göre İnsan Hariç Diğer Tüm varlıkların Sudan Geldiğini savundum. Yani bir diğer ifadeyle. Kurt Balık Halinden Yani sudayken Zamanla Dört Ayaklı hayvanata dünüştürülerek yaratılmış olabilir.

Elbetteki Tüm Canlılar bitki dahil Topraktan gelmiştir. Zaten Balık öldüğündede toprak olmuyormu..
Ayrıca Darwinizm ve Materyallerini Çok iyi okumuş ve Red eden birisiyim. Benim Onu Desteklemem yada Yarısı kadar bile savınmam Mümkün değil.
NEDEN SİZE TAŞ GELSİN Kİ !

Alıntı:
İnsan Hariç Diğer Tüm varlıkların Sudan Geldiğini savundum. Yani bir diğer ifadeyle. Kurt Balık Halinden Yani sudayken Zamanla Dört Ayaklı hayvanata dünüştürülerek yaratılmış olabilir
DEMİŞSİNİZ.

Evet olabilir de olmayabilir de. Evrimi savunanlar zaten böyle diyor.

AMA İNSAN İÇİN BU FARKLILIK ARZ EDER Kİ KURANDAKİ AYETLERDE İNSANIN EVRİMLE YARATILMADIĞINA DAİR İŞARETLER VARDIR

Saygılarımla

Not: Yaratılan ilk insan kim ? konusundaki ayetlerin açılımı devam edecektir.
ZÜLFİKAR ALİ is offline   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Konu Seçenekleri
Modları Göster

Yetkileriniz
değil Yeni mesaj yazma yetkiniz aktifdir.
değil Mesaja Cevap verme yetkiniz aktifdir.
değil Eklenti ekleme yetkiniz aktifdir.
değil mesajınızı değiştirme yetkiniz aktifdir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:32 .


Powered by vBulletin® Version 3.6.8
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forum SEO by Zoints
çakşır