| Kuran-ı Kerim ve Tefsir Kuran-ı Kerim'den hakkında herşey... |
 |
02-09-2011
|
#1
|
|
Ehl-i Sünnet vel Cemaat
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 903
Teşekkürler: 600
418 Mesajına 934 kez Teşekkür Edildi.
|
Kimlerin Tefsiri Kabul Edilir?
KİMLERİN TEFSİRİ KABUL EDİLİR Celâlu’d-din es-Suyûtî
Tercüme: Abdulcemil Fânî
Kur'ân ilimlerinin bu türü (başkalarının kitâbında geçmemiş olup, ancak) benim ziyâdelerimdendir.
Hadîs ilminden buna benzeyen, kimlerin rivâyeti kabûl edileceği ve kimlerin kabûl edilmeyeceğinin bilinmesidir.
Müfessirin Edebleri bahsinde geçmişti ki, tefsîr, evvelâ Kur'ân'dan, sonra Sünnet'ten, sonra da Sahâbe ve Tâbiûn kavillerinden aranır.
Bu yüzden, bunu onlardan nakledenin (naklinin kabûl edilmesinin) şartı, (râvîde aranacak olan) rivâyet şartlarıdır ki, onlar da adâlet, hıfz ve itkândır (bellemek ve nakletmekteki sağlamlıktır.)
Bu,hadîs ilminde takdîr edilmiştir. Kezâ, Kur'ân ricâli de böyledir. Çünki, -önceden de geçtiği gibi- onun rükünlerinden bir tanesi de senedin sahîh olmasıdır.
Nebî sallellâhu aleyhi ve sellem ve sahâbe radıyellâhu anhum'dan sahîh rivâyetlerle gelmiştir ki, '(ilmî bir mesnedi olmayan) rey/görüş ve kanâat ile tefsîr yapmak haramdır.' (Bu et-Tahbîr' isimli kitâba yazdığımız) mukaddimede tefsîr ile te'vîl arasındaki fark geçmişti.
Birincisi (rey ile tefsîr), mutlak olarak haramdır. Çünki onda, Allah'a karşı şâhidlik ve bunun onun murâdı olduğuna dâir kesin bir ifâde vardır.
İkinciye gelince: O da te'vîldir. Te'vîlin câizliği hususunda ihtilâf edilmiştir. Bir topluluk bunu, hadîsin zâhirine uyarak bu kapıyı kapatmak için yasaklamış, başkaları da bunun bir takım ilimleri bilen kimse için câiz olduğunu söylemişlerdir:
__________________
وَقَالَ الرَّسُولُ يَا رَبِّ اِنَّ قَوْمِى اتَّخَذُوا هٰـذَا الْقُرْاٰنَ مَهْجُورًا
Ve Resul dedi ki:Yarabbi!
Şüphesiz benim kavmim bu
Kur'an'ı mehcur(terkedilmiş hale) getirdiler.
(Furkan-30)
Yani terkettiler..
Ve her kim O Rahmanın zikrinden(Kur'an'dan) gaflette bulunursa O'na bir şeytanı musallat ederiz. Artık bu, O'nun için bir arkadaştır! Zuhruf 36
“...Helak olan delil üzere helak olsun ve yaşayan da delil üzere yaşasın...”(Enfal 42)
|
|
|
|
The Following 3 Users Say Thank You to Ene-Zerre For This Useful Post:
|
|
02-09-2011
|
#2
|
|
Ehl-i Sünnet vel Cemaat
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 903
Teşekkürler: 600
418 Mesajına 934 kez Teşekkür Edildi.
|
Bu ilimlerden, Birincisi, lügat ilmidir, çünki lafızların müfredleri (kelimeleri) ve delâlet ettikleri ma'nânın şerhi o lugata bağlıdır.
İkincisi, nahiv ilmidir. çünki, ma'nâ, i'râbın değişmesiyle değişir; dolayısıyla mutlaka onu göz önünde bulundurmak lazımdır.
Üçüncüsü, sarf ilmidir. Bazıları bunu zikretmemiştir ki, en doğrusu budur. Onu zikredenin gerekçesi, binaların ve sığaların sarf ilmiyle bilineceğidir.
Dördüncüsü, İştikak (Etimoloji) İlmidir. çünki isim iki değişik maddeden alınma ise onların farklı olmasıyla ma'nâ da farklı olur. Mesîh kelimesi gibi. Bu, seyahatten mi, yoksa mesh kelimesinden mi gelmektedir?
Beşincisi, Meânî İlmidir; çünki sözün terkiblerinin/bir araya getirilip kuruluşlarının, ma'nâyı ifâde etmesi bakımından olan havassı/yalnız kendinde bulunan özellikler, ancak onunla bilinir.
Altıncısı, Beyân İlmidir; terkiblerin göstermiş oldukları ma'nânın açıklığı, yâhud kapalılığı bakımından değişiklikleri yönüyle hâssaları sadece bununla bilinir.
Yedincisi, Bedî'İlmidir; çünki kelâmın güzelleştirilme yolları ancak bununla bilinir.
Sekizincisi, Kıraat İlmidir; çünki Kur'ân okumanın nasıl olacağı sadece bununla bilinir; muhtemel bazı değişik ma'nâlar bazılarına ancak kıraâtlar (ilmi) ile tercîh ettirilir.
Dokuzuncusu, Usûliddîn İlmi, yani akâid ilmidir; çünki, Kur'ân'da, görünen yanı ile Allah'a câiz olmayan ma'nâlara delâlet eden âyetler vardır. Akâid âlimi, bunları te'vîl eder[2] ve Allah için nelerin muhâl/imkânsız-olamaz olduğunu, nelerin de vâcib/mutlaka gerekli olacağını bunlarla delîllendirir.
Onuncusu, Usuli Fıkh İlmidir; çünki hüküm ve hüküm çıkarma şekilleri ancak bununla bilinir.
On birincisi, Esbâb-ı Nüzûl/ âyetlerin iniş sebebleri ve kıssalar ilmidir; çünki, o hususta indirilen âyetin ma'nâsı indirildiğine göre bilinir.
On ikincisi, Nâsih ve Mensûh İlmidir; çünki muhkem ve başkaları yani nesh edilip edilmeyenler bununla bilinir.
On üçüncüsü, Fıkıh İlmidir;
On dördüncüsü, mücmel ve müb-hem olan âyeti tefsîr etmek için onu açıklayacak olan hadîsler(i bilmek.) On beşincisi, mevhibe ilmi[3]; bu ilim, bildiğiyle amel eden kimseye Allah'ın hibe etmiş olduğu ilimdir. Kim bildiğiyle amel ederse, Allah celle celâlühû bilmediğinin ilmini ona hibe eder"[4]hadîs-i şerîfi [muhaddisler bu rivayete "sahih degildir" demişlerdir-Zerre] işte buna işâret etmektedir.
__________________
وَقَالَ الرَّسُولُ يَا رَبِّ اِنَّ قَوْمِى اتَّخَذُوا هٰـذَا الْقُرْاٰنَ مَهْجُورًا
Ve Resul dedi ki:Yarabbi!
Şüphesiz benim kavmim bu
Kur'an'ı mehcur(terkedilmiş hale) getirdiler.
(Furkan-30)
Yani terkettiler..
Ve her kim O Rahmanın zikrinden(Kur'an'dan) gaflette bulunursa O'na bir şeytanı musallat ederiz. Artık bu, O'nun için bir arkadaştır! Zuhruf 36
“...Helak olan delil üzere helak olsun ve yaşayan da delil üzere yaşasın...”(Enfal 42)
Konu Ene-Zerre tarafından (02-09-2011 Saat 15:59 ) de değiştirilmiştir..
|
|
|
|
The Following 3 Users Say Thank You to Ene-Zerre For This Useful Post:
|
|
02-09-2011
|
#3
|
|
Ehl-i Sünnet vel Cemaat
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 903
Teşekkürler: 600
418 Mesajına 934 kez Teşekkür Edildi.
|
Tefsîri kabûl edilmeyen kimseler: Bid'at ehli Husûsan Zemahşerî, Keşşâf'ında... O, şu kitâbda âyetleri asıl ma'nâlarından çıkarıp kendi bozuk (Mu'tezile) inancına uydurmayı çok yapmıştır. Öyle ki, insanı hiç hissetmediği yerden çalmaktadır.Onda, Peygamberlerin Efendisine birçok yerlerde edebsizlik yapmıştır. Nerde kaldı Sahâbe ve Ehli Sünnete?...Zehebî el-Mîzân'ında, 'Keşşâf'tan çok sakın' derken ne kadar güzel demiş.Şeyh Takiyyuddin es-Subkî, 'el-İnkifâf an İkrâi'l-Keşşâf ismini verdiği bir kitâb yazmış ve Keşşâf tefsîrini okutmaktan tevbe ettiğini, Allah'a döndüğünü, onu bir daha okumayacağını ve ondaki zikri geçen edebsizliklerden dolayı bir daha asla ona bakmayacağına söz verdiğini anlattı.O (Sübkî) şöyle dedi: Medîne-i Nebeviyye ahâlisinden biri benimle, Kessâf'ın bir nüshâsını alıp Medîne'ye getirmesi husûsunda istişâre etti. Ben de ona, Nebî sallellâhu aleyhi ve sellem'in bulunmuş olduğu bir beldeye, içinde onun zâtıyla alâkalı bir takım (yakışıksız) şeylerin bulunduğu kitâbın götürülmesinden hayâ îcâbı bu işi yapmamasını işâret ettim.Üstelik o, şâyet sözünü ettiğimiz yanı olmasaydı belâğat ve i'câz çeşitlerinin açıklanması husûsunda büyük bir kitâbtır.[5]Beyzâvî tefsîrinde elhamdülillâh buna ihtiyâc bırakmayacak şeyler vardır.
Tartışma ve kakışma, söylediği bir söze taassub göstermek vehak ortaya çıktıktan sonra hakka dönmemek ile bilinen,
görüşünü sünnetin önüne geçiren,
gelişi güzel konuşmak ve sağlam bir araştırma yapmamakla yâhud Allah'a karşı cüretkâr davranmak ve aldırışı olmamakla tanınan kimselerin de tefsîri kabûl edilmez.[6]
__________________
وَقَالَ الرَّسُولُ يَا رَبِّ اِنَّ قَوْمِى اتَّخَذُوا هٰـذَا الْقُرْاٰنَ مَهْجُورًا
Ve Resul dedi ki:Yarabbi!
Şüphesiz benim kavmim bu
Kur'an'ı mehcur(terkedilmiş hale) getirdiler.
(Furkan-30)
Yani terkettiler..
Ve her kim O Rahmanın zikrinden(Kur'an'dan) gaflette bulunursa O'na bir şeytanı musallat ederiz. Artık bu, O'nun için bir arkadaştır! Zuhruf 36
“...Helak olan delil üzere helak olsun ve yaşayan da delil üzere yaşasın...”(Enfal 42)
|
|
|
|
The Following 3 Users Say Thank You to Ene-Zerre For This Useful Post:
|
|
02-09-2011
|
#4
|
|
Ehl-i Sünnet vel Cemaat
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 903
Teşekkürler: 600
418 Mesajına 934 kez Teşekkür Edildi.
|
[1]Ebû Ya'lâ, el-Müsned (...), Taberânî, el-Kebîr(8006),. İbnü's-Sünnî, Ameli'l-Yevm ve'l-Leyle(603) ve Deylemî, Firdevs(8620) Heysemî, Mecmâu'z-Zevâid(9/218)'de isnâdının zayıf olduğunu söylemiştir
[2]Onları, yeterli delillerle görünürdeki manalar*dan çevirip asıl manalarına döndürür.
[3]Öğrenmeden Allah teâlâ'nın kuluna lütfun-dan hediye ettiği ilim
[4]Ebû Nuaym, el-Hilye (10/12-13)
Ebu Nuaym, isnadıyla Hilyetul Evliya'da zikretti ve dedi ki;
"Ahmed Bin Hanbel bu sözü bazı tabiin vasıtasıyla, İsa aleyhisselam’ın sözü olarak zikretti Bazı raviler bunu Peygamber(sas)'in söylediğini zannettiler ve ona bu isnadı eklediler Basite aldılar Bu hadisin bu isnadının Ahmed Bin Hanbel’den olmasına ihtimal yoktur"
[5]Bütün bunlara rağmen, müfessirlerin muhakkıkları şu kitâbdan müstağnî kalamamışlar, ondan büyük nisbette istifâdeden geri durmamışlardır. Bir takım büyük ve muktedir âlimler tarafından bozuk mu'tezile görüşleri en ince bir şekilde süzülmüş, tenkîd edilmiş ve ona cevâblar verilmiştir. Ehli Sünnet ulemâsı şu kitâbı işte bu tenkîdlerle beraber yazıp çoğaltmış ve daha sonra bunları kenarına koyarak onu böylece basmış ve neşretmişlerdir. Bunun yanında büyük muhaddislerden İmam Zeylaî bu Keşşâf Tefsîrinin hadîslerini tahric etmiş ve İbnu Haceri'l-Askalânî bu kitâbı kısaltmak sûretiyle şu hizmete ilâvede bulunmuştur.
[6]Süyûtî; et-Tahbîr fî İlmi't-Tefsîr (151-154), Dâru'l-Kütübi'l-İlmiyye, 1408
__________________
وَقَالَ الرَّسُولُ يَا رَبِّ اِنَّ قَوْمِى اتَّخَذُوا هٰـذَا الْقُرْاٰنَ مَهْجُورًا
Ve Resul dedi ki:Yarabbi!
Şüphesiz benim kavmim bu
Kur'an'ı mehcur(terkedilmiş hale) getirdiler.
(Furkan-30)
Yani terkettiler..
Ve her kim O Rahmanın zikrinden(Kur'an'dan) gaflette bulunursa O'na bir şeytanı musallat ederiz. Artık bu, O'nun için bir arkadaştır! Zuhruf 36
“...Helak olan delil üzere helak olsun ve yaşayan da delil üzere yaşasın...”(Enfal 42)
Konu Ene-Zerre tarafından (02-09-2011 Saat 16:08 ) de değiştirilmiştir..
|
|
|
|
The Following 2 Users Say Thank You to Ene-Zerre For This Useful Post:
|
|
02-09-2011
|
#5
|
|
USTA
Üyelik Tarihi: Apr 2010
Mesajlar: 6.484
Teşekkürler: 6.606
2.814 Mesajına 5.240 kez Teşekkür Edildi.
|
emegıne saglık ALLAH razı olsun
__________________
Meylim Yoktur Aşikara..Sır Olana Bağlanmışım..
Ne Açlığa Ne Tokluğa..Sırtımı dönüp çok'luğa.."BİR" olana Bağlanmışım!..
|
|
|
|
Bu Mesaj İçin Berrak_Su'a Teşekkür Edenler
|
|
02-09-2011
|
#6
|
|
Administrator
Üyelik Tarihi: Jul 2009
Mesajlar: 9.977
Teşekkürler: 11.936
4.943 Mesajına 8.189 kez Teşekkür Edildi.
|
Bu konularda hassas olmak lazım. Rabbim imandan şaşırtacak ilime düşürmesin bizi...
Allah razı olsun kardeşim
__________________
''Hayat her şeye rağmen değil ALLAH'a kul olunca güzel.''
Resulullah (s.a.v), Ashab-i Kiram�a ��Hangi iman daha güzeldir?�� diye sordu:
Onlar, ��Meleklerin imanı�� diye cevap verdiler.
O, ��Onlar melekut alemini gördükleri halde onların imanında şaşılacak ne var.�� buyurdu.
Sahabe-i Kiram; ��Öyle ise Peygamberlerin imanıdır.�� Dediler.
O:��Onlar Allah�ın hitabını işitiyorlar bunda şaşılacak ne var.�� Buyurdu.
Bunun üzerine Ashab-i Kiram ��Bizim imanımız�� dediler.
Resulullah (s.a.v), ��Siz Beni ve mucileri gördünüz. Sizin imanınızda şaşacak ne var�� buyurdu.
Bunun üzerine Sahabe-i Kiram, ��Ya Resulullah (s.a.v), hangi iman daha güzeldir?�� diye sordular.
ResulAllah (s.a.v), ��Benden sonra gelecek olan ve beyaz bir kâğıt üzerindeki satırlara iman edecek olanların imanıdır.�� Buyurdu.
ALLAH dualarınızı kabul ediyorsa bu sizin imanınızı arttırır.
ALLAH dualarınızı geciktiriyorsa bu sizin sabrınızı arttırır.
ALLAH dualarınızı kabul etmıyorsa sizin için hazırladığı daha güzel şeyler vardır.
ALLAH ihmal etmez, imtihan eder.
|
|
|
|
Bu Mesaj İçin *_tuĞra_*'a Teşekkür Edenler
|
|
02-09-2011
|
#7
|
|
Administrator
Üyelik Tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 15.048
Teşekkürler: 23.248
8.855 Mesajına 17.848 kez Teşekkür Edildi.
|
Alıntı:
Tartışma ve kakışma, söylediği bir söze taassub göstermek vehak ortaya çıktıktan sonra hakka dönmemek ile bilinen,
görüşünü sünnetin önüne geçiren,
gelişi güzel konuşmak ve sağlam bir araştırma yapmamakla yâhud Allah'a karşı cüretkâr davranmak ve aldırışı olmamakla tanınan kimselerin de tefsîri kabûl edilmez.
|
Bazı kesimler ilmi yeterlilikleri olmadan,hadis sünnet kabul etmeden,ayetlere mana vermeye kalkıyor,bunu yapmayanları da suçluyorlar.Oysa tefsir yapmak çok büyük ve önemli bir konu.Rabbim bizleri bu tür kişilerin akıbetinden korusun.
Doğru yoldan ayırmasın.
Allah razı olsun Ene-Zerre.
|
|
|
|
Bu Mesaj İçin lale'a Teşekkür Edenler
|
|
03-07-2011
|
#8
|
|
USTA
Üyelik Tarihi: Jun 2010
Mesajlar: 875
Teşekkürler: 616
645 Mesajına 1.555 kez Teşekkür Edildi.
|
emegıne saglık ALLAH razı olsun
__________________
Amelinizde rıza-yı İlâhî olmalı.
Eğer O razı olsa, bütün dünya küsse ehemmiyeti yok. Eğer O kabul etse, bütün halk reddetse tesiri yok.
O razı olduktan ve kabul ettikten sonra, isterse ve hikmeti iktiza ederse, sizler istemek talebinde olmadığınız halde, halklara da kabul ettirir, onları da razı eder.
|
|
|
|
Bu Mesaj İçin uhuvvetnur'a Teşekkür Edenler
|
|
03-15-2011
|
#9
|
|
Ehl-i Sünnet vel Cemaat
Üyelik Tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 903
Teşekkürler: 600
418 Mesajına 934 kez Teşekkür Edildi.
|
Amin,ALLAH sizlerden de razı olsun krdşlerim. 
__________________
وَقَالَ الرَّسُولُ يَا رَبِّ اِنَّ قَوْمِى اتَّخَذُوا هٰـذَا الْقُرْاٰنَ مَهْجُورًا
Ve Resul dedi ki:Yarabbi!
Şüphesiz benim kavmim bu
Kur'an'ı mehcur(terkedilmiş hale) getirdiler.
(Furkan-30)
Yani terkettiler..
Ve her kim O Rahmanın zikrinden(Kur'an'dan) gaflette bulunursa O'na bir şeytanı musallat ederiz. Artık bu, O'nun için bir arkadaştır! Zuhruf 36
“...Helak olan delil üzere helak olsun ve yaşayan da delil üzere yaşasın...”(Enfal 42)
|
|
|
|
Bu Mesaj İçin Ene-Zerre'a Teşekkür Edenler
|
|
|
Konuyu Toplam 1 üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Konu Seçenekleri |
|
|
| Modları Göster |
Normal Mod
|
Yetkileriniz
|
değil Yeni mesaj yazma yetkiniz aktifdir.
değil Mesaja Cevap verme yetkiniz aktifdir.
değil Eklenti ekleme yetkiniz aktifdir.
değil mesajınızı değiştirme yetkiniz aktifdir.
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:56 .
çakşır
|