İslamiBilinc  
 

Geri Dön   İslamiBilinc >
İSLAMİBİLİNC MEDRESESİ
> Genel Dini Yazılar

Genel Dini Yazılar Bu bölümde İslam Dini ile ilgili genel yazılar yazabilirsiniz...

Etiketler: , ,

Cevapla
 
Konu Seçenekleri Modları Göster
Eski 01-14-2012   #1
Yağmur@Yürek
USTA
 
Yağmur@Yürek - ait Avatar
 
Üyelik Tarihi: Dec 2010
Mesajlar: 4.461
Teşekkürler: 2.146
2.131 Mesajına 5.082 kez Teşekkür Edildi.
Yağmur@Yürek is on a distinguished road
Küfrü mûcib olan çirkin sözleri

KÜFRÜ MÛCİB SÖZLER ve HALLER



Şimdi biraz da, küfrü mûcib olan çirkin sözleri yazayım da bunlardan ders alarak ağızlarımızı bu gibi fena olan sözlerden koruyalım. Çünkü, bu küfrü mûcib sözler o kadar fena ki, evvelâ insanı dinden çıkarıyor. Sonra karısının şer'an boş olmasına otomatik olarak sebeb oluyor, sonra da haccı varsa o da ibtâl oluyor yani yok oluyor. Tabiî bu da çok acı ve çok yanlış bir harekettir. Binâenaleyh, her mü’ınin muvahhid kardeşimizin bu çirkin ve acı âkibetten kurtulması için bunları açıklamayı en büyük bir borç ve bir vazife sayarak saymağa çalışalım. Bunların bir kısmı, evvelce yazılan «Mü’ıninlere Va'zlar» kitabında bir miktar yazılmışsa da, bu yazacaklarım orada da yazılmamış olduğundan burada da onları yazmak mecbûriyyetini hissetmekteyim.
Cenâb-i Hakk, cümlemizi bu küfrü mûcib olan, Hakk'-tan uzaklaşmamıza sebeb olan ahlâksızlıklardan, çirkin ve fena olan büyük ve küçük günahlardan muhafaza buyursun. Âmîn.
1 — Her söz ve iş ki dîni istihfaf, yani hafif görmeye, kıymetsizliğine sebeb ola; ol sözü söyleyenin veya o işi işleyenin küfrüyle hükmolunur ve maazallah dinden çıkıp mürted olmasına sebeb olur. İster sahiden ister şakadan olsun. Ol küfr-i inâdîdir. Zira o şey, dini istihfafa sebebtir. Bu hal, ekseriyyetle cemiyetlerde insanları güldürmek ve eğlendirmek için husûsî tutulan kimselerde çokça görülür.
2 — Hakk Teâlâ Hazretlerini, şân-ı ulûhiyyetine lâyık plmayan sözlerle vasfetmek, anlatmak veyahut esma ve sıfatlarından veya emir ve nehyettiği şeylerden birisiyle istihza etmek veya va'd ettiği cennetiyle veya vaîdi olan azab ve cehennemden birini inkâr ile, veyahut Hakk'a cehl. acz, noksan veya cevr ve zulüm nisbet ile veya mekân isnâdıyla.
3 — Her kim olursa olsun, kasden abdestsiz namaz kılsa mutlaka kâfir olur. Ekseriyyetle insanları kandırmak için bazı menfaatperestlerin yaptıkları gibi.
4 — Bilerek, kıbleden başka tarafa veya necasetli elbîse veya çamaşır ile dini istihfaf için namaz kılmak.
5 — Lüzumsuz yere beline, papazlarm bağladıkları «zünnar» denilen kuşağı bağlamak.
6 — Keferenin bayramlarında onlarla bayram eden ve o gün onların işlediklerine muvafakat eyleyen ve ol güne ta'zîm için satın almadığı şeyleri satın alanlar (hindi ve benzerlerini). Ve Noel babaya iştirak edenler ve o günde onlara bir şeyler hediyye edenler. Bu gibi şeyler mü’ıninden sâdır olmaz. Meğer ki aslında kâfir ola.
7 — Kâfirlerin âyinlerini hoş görüp beğenen.
8 — İnsan karşılamak için huzurlarında hayvan kesenler ki bu hayvanlar bilittifak ölüdür, yenmesi de caiz değildir.
9 — Haramlardan sevap ummak.
10 — Hakk'tan gayriye secde etmek.
11 — Peygamberlikleri sabit olan enbiyâdan birinin nübüvvetini inkâr etmek.
12 — Meleklerden ve peygamberlerden birini istihfaf etmek, ehemmiyetsiz görmek. Gerek fakirliklerinde ve gerekse hastalıklarından nâşi olsun.
13 — Âişe (r.a.) validemize, lâyık olmayan sözü söylemek.
14 — Ebu Bekr (r.a.)'ın sohbetini, imametini, halifeliğini kabul etmemek.
15 — Ömerü'l-Fârûk (r.a.)'ın hilâfetini inkâr etmek.
16 — Bezzaziye'de der ki: Rafizî, Hz. Ebu Bekr ile Hz. Ömer'e sebbeylese küfrüyle hükmolunur.
17 — Cevhere'de der ki : Hz. Ebu Bekr ve Hz. Ömer'e ve şâir sahâbe-i güzîn (r.a.)'e seb ve ta'n eylemek küfürle, beraber katli de vâcib kılar. Böylelerinin tevbelerinin kabulünde ihtilâf olunmuştur. Lâkin, tevbelerinin kabul olunmamasına fetva verilmiştir.
18 — Bir kimse, Resûlullah (s.a.s.), kabağı severdi dese; öteki adam da : Ben sevmem dese — ve bunu ihanet tarîkıyla söylese.—
19 — Allah Teâlâ, bana bununla emredeydi işlemezdim dese.
20 — Kıble bu tarafa olsaydı namazı da kılmazdım dese.
21 — Allah bana cenneti verse, sensiz istemem veyahut girmem dese.
22 — Seninle cennete bile girmem dese.
23 — Cenneti istemem. Benim istediğim O'nu yani Allah'ı görmektir dese.
24 — Dünyâyı, âhiret için terk eyle diyene karşı; peşin olan şeyi yani dünyâyı nesil için yani âhiret için terk edemem dese.
25 — Farzlardan bir farzı inkâr eden yani 32 farzdan birisini inkâr eden.
26 — Vitir namazının ve kurbanın asıllarını inkâr eden.
27 — Ezânı Muhammedi ile eğlenenler.
28 — Kıyamet ahvallerinden birini inkâr eden. Meselâ : Hesabı, amellerin tartılmasını, sırat köprüsünü, cennet, cehennemi vesaire gibi şeyleri inkâr.
29 — Haramlığı delîl-i kat'î ile bilinen haramlara helâl demek; şarap gibi, domuz eti yemek gibi. Haramlığı bildiği halde işlerse fâsık olur.
30 — Ayât-i Kur'âniyye'den birini inkâr eden.
31 — Kur'ân'dan bir âyeti tebdil eden.
32 — Kur'ân-ı Azîm'i hor gören.
33 — Kur'ân-ı Azîm'i istihfaf eden.
34 — Âlât-ı lehv çalınırken Kur'ân okuyan.
35 — Haram yerken, içerken veya haram bir şey işlerken bismillah diyen.
36 — Haram şeyi işledikten sonra elhamdülillah diyen. (Bunda ihtilâf vardır.)
37 — Emredilecek yerde, meselâ ye denilecek yerde, iç denilecek yerde veya izin isteyen kimseye gir diyecek yerde bismillah dese. Zira zillet makamında Allah Teala-,mn ismini kullanmak ihanettir. Allah Teâlâ'nın ismine ihanet ise küfürdür, bu gibi sözlerden son derece sakınmak gerektir.
38 — Helâl lokma ye diyen kimseye, haram bana helâldan sevgilidir diyen kimse.
39 — Haram olan bir şeye, bu helâldir diyen kimse. (Böyle i'tikâd ederse.)
40 — Şarabın haramlığı Kur'an ile sabit değildir diyen kimse.
41 — Büyük ve küçük günahlardan birini helâl kabul eden.
42 — Hammıyla hayız halinde mücâmaatı, helâl i'tikad eden. Bazılarınca kâfir olmaz velâkin günahkâr olur demişler.
43 — Lûtiliğe helâldir diyen.
44 — Vaiz ve müderrisleri taklîd eden ve bu taklîdciliğe gülenler. Şeri şerifi istihfaf ettiklerinden cümlesine tecdîd-i îman ve tecdîd-i nikâhla emrolunur. Haccını yapmışsa tekrar gitmek lâzımdır.
45 — İlmi ve âlimi istihza eden.
46 — Bir âlime veya bir fâkihe sebebsiz söven kimsenin küfründen korkulur.
47 — Bir nıüslümana: Yâ kâfir diye hitap edip bu sözle şetm murâd ederse ve onunla onun küfrüne i'tikâd ederse.
48 — Yâ kâfir veya yâ yahûdi diye kendisine seslenene; lebbeyk yani buyurun efendim diyen kimse.
49 — Günahı tahkir eden ve o günahın sebeb-i ukubet yani azaba sebeb olduğuna inanmayan.
50 — Günahları, ma'siyyetleri, kabîh, fena görmeyen ve ibâdet ve tâatı da güzel görmeyen.
51 — Tâat üzere sevap, ma'sıyyet üzerine de ikab olduğu itikadında bulunmayan.
52 — Ben, sevap ve ikabden beriyim diyen.
53 — İmanında şekk eden.
54 — Kur'ân-ı Kerîm mahlûktur diyen.
55 — Mutlak îman mahlûktur diyen. İman, kuldan ikrar ve tasdik cihetinden mahlûk ve haktan hidâyet cihetinden gayr-i mahlûktur yani mahlûk değildir.
56 — Meksi, mukâtaa tarikiyle ahz edene mübarek olsun diyen. (Meks, öşürcülerin öşrü aldıktan sonra fazla olarak aldıkları paraya derler ki bir nevi rüşvettir.) Öşür şer'îdir. Mahsulâtın onda biri, devlete veya fukaraya veya hayır yerlerine verilir ki bir nevi zekâtın mahsûldan alınan kısmına derler. Bunları toplamak için öşürcüler tayîn olunur. Mahsûl vakti köylerden ve mahsûl sahiplerinden alman miktara denir ki bu meşrudur, bundan fazlası haksızlık ve zulümdür. Veya satılan maldan alman akçaya derler ki ona o gün «bâc» derlermiş. Veya malı değerinden aşağı almak ki bir nevi haksızlık ve zulümdür. Bu gibi, haksızlıklarla alman paralara mübarek olsun demek, bana kalırsa kumar ve emsalinden alman paralara da mübarek oisun demek aynıdır.
57 — Falan işi yaptım ise veya falan işi yaparsam kâfir olayım dese.
58 — Gaybı biliyorum iddiasında bulunanı tasdik eyleyen.
59 — Ben çalman malları bilirim diyen,
60 — Bana cinler haber verir diyen ve onun bu sözünü tasdik eyleyenler. Zira gaybı ne ins bilir ve ne de cin bilir. Bilâkis yalnız Cenâb-ı Hakk bilir.
61 — Şâhidsiz nikâh olunsa, Allah'ı ve Resûlü'nü ve melekleri şâhid tuttum dese.
62 — Karga sesini işitip yolundan dönen kimse; tavşan yoldan geçerse yolundan kalan kimsenin küfürlerinde ihtilâf olunmuştur.
63 — Bir müddet küfrü kasdeden, cemî-i ömründe kâfir olur.
64 — Başkasına söylemek üzere küfrü telkin eden kimse derhâl kâfir olur. O adam ister söylesin ister söylemesin.
65 — Allah Teâlâ gökte bu işi bilir diyen ve Cenâb-ı Hakk'a mekân kasd eden.
66 — Haktan hâlî, boş bir mekân yoktur, haktan bir mekân hâli değildir ve o, bir mekândan hâlî değildir diyen.
67 — İnşaallah falan şeyi yaparsınız diyen kimseye; ben inşâallahsız yaparım diyen.
68 — Hasta olmayan kimseye, Hak Teâlâ bunu unutmuştur diyen kimse.
69 — Hasmına karşı «ben seninle hükm-i Huda ile iş ederim» diyen kimseye «ben hüküm bilmem veya burada hüküm geçmez veya bunda hüküm yoktur» diyen kimse.
70 — Hak Teâlâ bana iyilik eder, yaramazlık benden olur diyen kimse. Ki âvâm-ı nâs bunu çok yapar, gaflet olunmaya.
71 — Falan kimse eceliyle ölmez diyen kimse. Bu da halk arasında çok söylenir.
73 — Ben Allahım, ben peygamberim diyen kimse.
74 — Peygamberlerin sünnetinden bir sünneti istihfaf eden kimse. Zira ol istihfaf, sünnet sahibi peygambere gibidir. Meselâ, bir kimse birisine: Bıyıklarını kes, niçin kesmezsin, bıyıklarını kesmek sünnettir dese; o da cevaben : Sünnet olsa da kesmem dese. Diğer sünnetler ve bahusus meşhur sünnetler de böyledir.
75 — Namaz kıl, ta ki namazın tadını tadasın diyen kimseye karşı; sen de namazı terk eyle ki bî-namazlığın tadını tadasın diyen kimse.
76 — Namazı kıl diyen kimseye karşı kılmam. Zira sevabı efendimin olur diyen kimse.
77 — Bir adam belli bir ay (ramazan) da namaz kılmış bulunsa, fakat başka vakit kılmasa da, artık bu çok olur. Çünkü herbir namaz 70 namaz yerine kaim olur diyen kimse.
78 — Namaz kılmayan bir kimseye, namaz kıl denince kılmam diyen kimse.
79 — Zekât vermeyen bir kimseye, zekât ver denildikte vermem diyen kimse. Camii Asgar sahibi der ki: Bunu kızgınlıkla ve istihfaf tarîkıyla dediğindendir. Ma'lûmdur ki şeriat hükümlerinden birini istihfaf ise küfürdür. Binâenaleyh, sünnetleri bile istihfaf ve hakir görüp kıymetsiz addetmek suretiyle terk etmenin eweliyyetle küfrü mûcib olduğunda şübhe yoktur.
80 — İki kimse kavga edip içlerinden birisi: «lâ havle velâ kuvvete illâ billâh» dese; öteki de ben : «lâ havle velâ kuvevte illâ billâh» bilmem, hakkımı ver dese. (Teşbih ve tehlîl de böyledir.)
81 — Bir kimsenin birinde alacağı olsa ve onu istese, yoksa kıyamet gününde senden alırım diyen kimseye, borçlu olan, kimse de: Şu kadar daha ver de kıyamet gününde ikisini birden alırsın diyen kimse. Bunlar, kıyameti hakîr görmektendir. Kıyameti istihfaf ise küfürdür.
82 — Kıyamette o kadar kalabalıkta sen beni nerden bulursun diyen kimsenin küfründe ihtilâf olunmuştur.
83 — Kıyametten korkmam diyen kimse.
84 — Emri ma'rûf'u inkâr eden kimse. Ki emr-i ma'rûf farzdır. Farzı inkârından nâşi.
85 — İlini tezvirdir diyen ve hîlei şer'iyyeyi inkâr eden kimse. Hile çâre manasınadır.
86 — Bir kimseye : Niçin meclis-i ilme gelmezsin diyen kimseye karşı, benim meclis-i ilimde ne işim var dese.
87 — Bana yiyecek lâzımdır, ilim yetmez dese. Bu sözler bu zamanda çok söylenir, son derece sakınmak gerektir.
88 — Bir âlim, bir mesâil-i diniyye veya hadîs-i şerif naklederken dinleyenlerden birisi : Bu söz neye yarar, bize para lâzımdır, ilim kimin işine yarar dese.
89 — Ehl ü iyalin ma'îşetleriyle iştigâlimden ilim meclisine gitmeğe kadir değilim dese. Eğer, ilme kıymetsizlik nıurâd ederse büyük tehlike vardır.
90 — Bir kadın, âlim olan kocasına : Lâ'net sana dese. İlimden murâd ilm-i şer'îdir.
91 — Şerîd hikâyesi, kıssası ilimden evlâdır dese. İlmi istihfafından nâşi.
92 — Bir müslüman : Ben mülhidim dese. Zira mülhid kâfirdir. Zira haşre, hesaba, azaba inanmayan, hedeften sapan, haktan dönen kimsedir.
93 — Zina, zulüm, haksız yere adam öldürmek haram olmasaydı diyen kimse. Zira bunlar hiçbir vakit helâl olmamışlardır.
Tenbîh: Yedi nesne bütün dinlerde mubah olmamıştır : Zina, riya, haksız yere adam öldürmek, sarhoşluk, ırza tecâvüz, mala tecâvüz ve yalan.
94 — Keferenin bayram günleri ki hediyyelerini almak dine zarardır, sakınmak gerektir.
95 — Küçük günah işleyen birisine : Buna tevbe eyle dese, o da : Ne ettim ki? dese. Zira ma'siyyeti istihfaf da küfürdür ve ziyâde sakınmak gerektir.
96 — Ehli sünnet indinde ma'siyyet insanı îmandan çıkarmaz. Ki bu da ma'siyyeti helâl ve küçük görmemekle mukayyeddir. Eğer günahı helâl der veya istihfaf yolu ile söylerse küfründe şekk yoktur.
97 — Bir kadının kocasından boşanması için irtidâd etmesini emreden ve fetva veren kimse.
98 — Bir müslümana : «Lâ'net sana ve senin müslümanlığına» demek.
99 — Bilcümle kelimei küfürle —mânâsını bildiği halde— kasden tarîki hezl ile yani latife veyahut luîb yani eğlenme, şaka ile tekellüm, eylese, cemi-i ulemâ indinde kâfir olur ve onun i'tikâdına i'tibâr olunmaz.
100 — Lisanıyla tav'an (kendi arzusuyla) kâfir olup, kalben îmanda mutmain olan yine kâfirdir. Kalbinde olan îman ona fayda vermez, indallah ve indennâs kâfirdir.
101 — Kelime-i küfrü işitip gülenler de kâfir olur. Zamanımızdaki hokkabaz dedikleri çok konuşan ve halkı güldürmeye çalışan kimseler de bu gibi tehlikeli sözler pek çok ceryan etmekte olduğundan son derece sakınmak gerektir.
102 — Başkasının küfrüne rıza da küfürdür. Her ne kadar ihtilâf edenler olduysa da küfürlerine muttâlî olunmuştur.

KÜFRÜ MÛCİB SÖZ SÖYLEYENİN HÜKMÜ
Bu küfrü mûcib olan sözler, bir çok kitablarda daha uzun olarak yazılmıştır. Biz de burada bir miktarını yazabildik. Bu küfür kelimesini söyleyen kişi, eğer kerhen veya hatâen değil de kendi ihtiyarıyla söyledi ise mürted olur, yani dinden çıkmış, dönmüş olur. O zaman hanımı talakı bâîn ile boş olur. Mahkemeye veya boşamağa lüzum kalmaz, otomatik olarak boş olur. Bununla beraber tecdid-i îman ve tecdid-i nikâh lâzım gelir. Fakat tecdid-i îmanda yalnız kelime-i şehâdeti getirmesi kâfi değildir, belki o küfrü mûcib olan şeyden rücû' etmesi lâzımdır.
Şu çok şâyân-ı dikkattir ki tecdid-i îman ve tecdid-i nikâhtan evvel yapılan muâmele-i zevciyye zinadır ve andan hâsıl olan çocuk da veled-i zinadır, kestiği de yenmez. Allah esirgesin.
Halbuki gerek yahûdîlerin ve gerek hristiyanların kestiklerinin yenir olduğu herkesçe ma'lûmdur.
Bundan başka, yaptığı vakıflar da bâtıldır, hükümsüzdür, mirasçılara kalır veya tekrar îmana geldikten sonra vakfını da yenilemesi gerekir.
Erkek veya kadından birisi —maazallah— bu kelime-i küfürden birisini söylerlerse, yani mürted olurlarsa zahir-i rivâye'de aralarında derhal firkat, ayrılık vâkî olur. Yani nikâh tamamen fesh olur ve kadınm veya hâkimin hükmüne tavakkuf etmez. İster evli, çocuk sahibi olsunlar isterlerse henüz nikahlanmış da düğünleri yapılmamış
olsun, her ikisi de müsavidir. İkisinin birden küfrü, tabîatıyla ayrılığı müstelzimdir. Burada anlatılmak istenen : Kan veya kocadan birisi irtidad ettiği takdirde de nikâhın feshini anlatmaktır.
Bugün ise bir çok imansız kız ve erkeklerin mevcûdiyyeti aşikâr bir surette meydandadır. Kimisi şu, kimisi bu fikirde. Ne olursa olsun İslâm akidelerine muhalefet eden herkes, İslâm'ın hârici sayılır ve bir müslüman kızı alamaz ve kız da bir müslüman erkeğe kat'iyyen nikâhlanamaz. Şer'an sahîh olmaz. Onun için bu hayat arkadaşlığım seçerken iyi düşün taşın, öyle karar ver. Yoksa bilgisine veya servetine veya güzelliğine veya şöhretine aldanıp da hemen gözünün kestiğiyle evlenmek doğrusu hiçbir akıllı kimseye yakışmaz. Zira sonraki pişmanlığın da kimseye fayda vermediği herkesçe ma'lûmdur. Binâenaleyh, her müslüman kardeşime kardeşçe bir nasihat olsun diye bu sözlerimi yazmakla hem sizlerden özür diler ve hem de saadet ve selâmetinizi Mevlâ'dan dilerim.
Bundan sonra yazacaklarım îman ve İslâm'a ait hadîs-i şerifleri de güzelce okuyup mümkün olursa ezberlemenizi rica edeceğim. Çünkü, dinine faydası dokunan, kırk hadîs-i şerifi ezberleyen kimse yarınki kıyamet gününde ulemâ olarak haşrolunacaktır ki ne. büyük devlet ve şereftir. Onun için ihmâl etmemenizi tavsiye ederim. Bu fakîr, taksirli kardeşinizi de dualarınızdan unutmamanızı rica ederim.
__________________
Ya olduğun gibi görün yada göründüğün gibi ol

Yağmur@Yürek is offline   Alıntı ile Cevapla
The Following 4 Users Say Thank You to Yağmur@Yürek For This Useful Post:
demet (01-14-2012), Katresu (01-14-2012), lale  (01-14-2012), Leyl-i Rana (01-15-2012)
Eski 01-14-2012   #2
lale
Administrator
 
lale - ait Avatar
 
Üyelik Tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 15.048
Teşekkürler: 23.248
8.855 Mesajına 17.849 kez Teşekkür Edildi.
lale is on a distinguished road
Çok dikkat edilmesi gereken bir konu.
Allah razı olsun kardeşim.
Elleriniz dert görmesin.
lale is offline   Alıntı ile Cevapla
The Following 2 Users Say Thank You to lale For This Useful Post:
Katresu (01-14-2012), Yağmur@Yürek (01-15-2012)
Eski 01-15-2012   #3
Yağmur@Yürek
USTA
 
Yağmur@Yürek - ait Avatar
 
Üyelik Tarihi: Dec 2010
Mesajlar: 4.461
Teşekkürler: 2.146
2.131 Mesajına 5.082 kez Teşekkür Edildi.
Yağmur@Yürek is on a distinguished road
Evet çok diikkat etilmesi gereken...konu..tşkler....Rabbim sizdende razı olsun...
__________________
Ya olduğun gibi görün yada göründüğün gibi ol

Yağmur@Yürek is offline   Alıntı ile Cevapla
Eski 01-15-2012   #4
Leyl-i Rana
Super Moderator
 
Leyl-i Rana - ait Avatar
 
Üyelik Tarihi: Oct 2009
Mesajlar: 3.186
Teşekkürler: 5.103
1.945 Mesajına 4.711 kez Teşekkür Edildi.
Leyl-i Rana is on a distinguished road
__________________


"Ey hüzün, anladım ki her şey seninle
Sen Hakk'a giden yollarda vuslata vesile."

YaşaMak DirenMektir…!


sabret...az daha...
Leyl-i Rana is offline   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Konu Seçenekleri
Modları Göster

Yetkileriniz
değil Yeni mesaj yazma yetkiniz aktifdir.
değil Mesaja Cevap verme yetkiniz aktifdir.
değil Eklenti ekleme yetkiniz aktifdir.
değil mesajınızı değiştirme yetkiniz aktifdir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 20:06 .


Powered by vBulletin® Version 3.6.8
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forum SEO by Zoints
çakşır