|
Kul Nasıl Temizlenmeli..
Cennet mukaddes bir mekandır. Oraya giren kimse ziyade temiz olmalıdır. Zira cennet Mevla'nın rıza yeridir. Cenab-ı Hakkın cemalini görmek yeridir. Huzur yeridir. Şayet insan anlamayarak kirlenmiş ise bu dini mübin-i İslamın vasıtalarıyla kendini temizlemeye çalışsın
O vasıtalardan bazısını Cenab-ı Hak şu ayet-i kerimede beyan ediyor:
" Ey müminler! Namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi ve dirseklerinize kadar ellerinizi yıkayınız. Ve başlarınıza mesh ediniz. Ayaklarınızı yan kemikleriyle (yani topuklarıyla) beraber yıkayınız. Eğer cünüp iseniz gusül ediniz.
Ve eğer hastalar iseniz veya sefer hailnde iseniz veya sizden biriniz heladan gelmiş ise veya kadınlarınıza yakınlıkta bulunduysanız, su bulamaz iseniz o halde temiz bir toprakla teyemmüm ediniz. Ondan yüzlerinize ve ellerinize mesh ediniz.
Bu emirlerle (tekliflerle) beraber Allah(-u Teala Hazretleri) size bir güçlük murad etmemiştir. (Lakin beşeriyet iktizasıyla (gereğiyle) nefis ve şeytana uyarak kirlendiniz.) İşte o kirlerden sizi temizlemek murad ediyor. Ve üzerinize nimetini tamamlıyor belki şükredersiniz." (Maide suresi:6)
Bu ayet-i celile bizlere mükellef olduğumuz abdestin, guslün ve teyemmümün birer temizlenme vasıtası olduğunu beyan ediyor. Şu halde bunların sünnete uygun bir şekilde nasıl alınacağını hem kendimiz öğrenelim. Hem herkese öğretelim.
İstiğfarda temizlenmek vasıtalarındandır. Hele zikrullah hepsinden büyük temizlenme vasıtasıdır.
Niyazi Hazretleri buyuruyor ki:
Savm-u salat-u zekat
Günah kirini mahveder
Darb-ı zikir olmasa
Gönül pası silinmez.
Evvela rabıta ateşiyle kalbi yumuşatmalı, sonra zikir ede ede paslarını silmelidir.
Mevlid-i şerif de buyuruluyor ki:
Bir kez Allah dese aşk ile lisan
Dökülür cümle günah misl-i hazan
ismi pakin pakolur zikreyleyen
Her murada erişir Allah diyen.
"Aşk ile sevgi ile ALLAH dese insan, sonbaharda sararan yaprakların ufak bir rüzgarla tamamıyla döküldüğü gibi o insanın günahları da işte öyle silinir, dökülür. Allah-u Teala Hazretlerinin pak ismini zikreden pak olur, temiz olur. Ve Allah diyen her murada erişir."
Şu ayet-i kerime de zikrin şerefinin zirveye yükseltildiğini haber veriyor.
"Elbette zikrullah herşeyden büyüktür" (Ankebut suresi:45)
Eğer Allah'ın fazlı ve rahmeti olmasaydı, kullarına analarından, babalarından çok acımasydı hiç bir kimse ebedi olarak temizlenemezdi.
İşte Allah Teala ve Tekaddes Hazretleri bu Din-i mübin-i İslamın farzlarıyla, vacipleriyle, sünnetleriyle, müstehaplarıyla, edepleriyle bütün günahlarımızı, kirlerimizi temizliyor. Bir tek "La ilahe ill" 80 sene küfür üzere yaşayan ve bütün günahları işleyen bir insanı pak eder. Anasından doğmuş gibi yapar. Kur'an okumak da insanı pak eder. Kaside-i Bürde de bulunan şu beyit bunu ne güzel açıklıyor:
"Sanki O Kur'an bir havuzdur ki kendisine kömür gibi simsiyah yüzle gelen asilerin yüzlerini bembeyaz eder"
İşte temizlik sebeplerinden öğrenip yapmak lazım.
Bir insan namaza durduğu vakit Allah-u Teala Hazretleri meleklere emir verir: "Bu kulumun ne kadar günahları varsa sırtından inidirin, hafif olarak namaz kılsın" Melekler namazı bitirinceye kadar beklerler. Namazı bitirince melekler sorarlar: "Ya Rabbi! Günahları tekrar yükleyelim mi?" Allah-u Teala Hazretleri buyurur: "Benim keremime layık olan budur ki, bir kulumun günahlarını indirdikten sonra onları tekrar kuluma yüklemem."
"İslam kendisinden evvel geçen bütün günahların kökünü kazır" ibaresi de bu hususta bize ışık tutuyor.
"Tevbe kendisinden evvel geçen günahaları siler"
"Hac kendisinden evvel geçen günahları kesip atar."
"Şehid olarak ölmek kendisinden evvel geçen günahları kesip atar"
"(Din-i Mübin-i İslamı muhafaza uğrunda) muhacir (hicrete) çıkmak da kendisinden evvel geçen günahları kesip atar."
Yine üstadımız Hacı Ali Haydar Efendi (kuddise sirruhu) Hazretleri buyurdular ki:
"Her sabah ve akşam, üç defa:
-Euzü billahi-ssemi'l ali mimineşşeydanirracim-
Bir kerede:
-Bismillahirrahmanirrahim-
diyerek sure-i Haşr'in (( Lev enzelna hazel kur'ane.......... )) ayet-i kerimesinden sonuna kadar okumakta 5 haslet vardır. Fakat bunu beyan edilen usül üzere okumalı, eksik veya fazla yapmamalı ki bu hasletlere nail olunsun.
1- İnsanın hüsn-ü hatime ile ölmesine,
2- Hüsn-ü Hatimenin en yüksek mertebesi olan şehitlik mertebesi ile ölmesine vasıta olur.
3-Bu ayetlere memur edilmiş yetmiş bin melek, okuyanı sabah okursa sabahtan akşama kadar, akşam okursa, akşamdan sabaha kadar muhafaza ederler.
4- O melekler, yaptıkları zikirlerin, ibadetlerin sevabını ona bağışlarlar.
5- Resulullah (su aleyhi ve sellem) Efendimizin bir sünneti de işlenmiş olur.
İnsan temizlenmek sebeplerine sımsıkı yapışmalı ve kirletecek şeylerden son derece uzaklaşmalıdır, zira kabirde azab vardır. Mahşerde azab vardır. Korkarım cehenneme de sokar çıkarırlar. Neden temiz yaşamak imkanı varken insan kirli gitsin. Allah Teala Hazretlerinin temizlik vasıtaları varken neden kendimizi o vasıtalarla temizlemeyelim.
Temizlenme sebeplerinden bir tanesi de şu ayet-i kerimede buyurulduğu üzere:
"Nitekim sizin içinizde sizden bir resul gönderdik ki, size bizim ayetlerimizi okuyor ve sizleri son derece güzel temizliyor ve sizlere kitap ve hikmet talim ediyor ve sizlere bilmediğiniz şeyleri öğretiyoruz." (Bakara suresi:15)
Yine bu Ayet-i Kerime de bunun bir benzeridir.
"Elbette muhakkak. Allah(-u Teala Hazretleri) müminler çok büyük ihsanda bulundu. İçlerinden kendilerinden bir peygamber gönderdi ki onlara Hak (Tealan)ın ayetlerini okuyor ve onları ziyade temizliyor, onlara kitap ve hikmeti talim buyuruyor. Halbuki bundan evvel apaçık bir delalet içinde idiler." (Ali imran suresi:164)
Yani böyle böyle bir elçi göndermek suretiyle kullarını maddi ve manevi bütün kirlerden kurtarmak Allah-u Teala Hazretlerinin sonu olmayan fazl-ı ihsanındandır. Büyük bir fazlı keremidir.
İnsan daima temizlenmeye çalışmalıdır.
Temizlenmeye çalışanlar hakkında Kur'an-ı Kerimde çok müjdeler vardır. Birazda bunlardan bahsedelim. Rabbimiz şöyle buyuruyor:
"Her kim salih ameller işlemiş olduğu halde O'na mü'min olarak gelirse işte onun için en büyük dereceler vardır."
(Nedir o dereceler?)
"Adn cennetleri ki altlarından ırmaklar akar, orada ebediyyen kalıcıdırlar. İşte bu temizlenmiş olan kimsenin mükafatıdır." (Taha suresi:75-78)
Şu ayet-i kerimelerde de şöyle buyuruluyor:
"Muhakkak o kimse felaha ermiştir ki temizlenmiştir." - "Ve Rabbinin ismini zikredip namaz kılmıştır." - "Belki siz (temizlenmek şurada dursun) dünya hayatını tercih ediyorsunuz." - "Halbuki ahiret daha hayırlıdır daha bakidir." - "Şüphe yok ki bu nasihat elbette evvelki sahifelerde vardır"
(Evvelki sahifeler de nedir?)
"İbrahim(aleyhisselam)ve Musa(aleyhisselam)ın sahifeleridir." (A'la suresi:14-19)
Şu ayet-i kerimelerde de buyuruluyor ki:
"Muhakkak nefsini tezkiye eden yani temizleyen felaha(kurtuluşa) kavuştu." - "Muhakkak nefsini masiyet bataklığına gömen de hüsrana (zarara) uğradı." (Şems suresi:9-10)
Her kim temizlenirse kendi nefsi için temizlenmiş olur. Son varacağımız yer Mevla'nın huzurudur.
İnsan temizlenmeden kendini temizlendim diye medh etmemelidir.
Mevla Teala buyuruyor ki:
"Şimdi nefislerinizi temize çıkarmayın." (Necm suresi:32'den)
Şu ayet-i kerime de buna yardım ediyor:
"Bakmadın mı o kimselere ki nefislerini tezkiye (medh) eder dururlar. Belki Allah(u- Teala) dilediğini tezkiye eder. Ve çekirdek zarı kadar zulm olunmazlar."(Nisa suresi:49)
Tekrar ders ayetimize dönelim:
"Lakin Allah-u Teala dilediği kimseyi ziyade temizler."
Bu ayet-i celile-i cemilemizin buyurmuş olduğu temizlik bütün temziliklere işarettir. Hususi olarak iftira atmakla alınan kirlerin temizlenmesi murad olunmuştur. Bundan evvelki sayfada geçen bir ayet vardır. Eğer onu müzakere edersek nasıl kirlendiğimizi anlarız.
"Muhakkak öyle kimseler ki iman edenler arasında çirkin şeylerin yayılmasını seviyorlar. O kimseler için dünyada ve ahirette pek acıklı bir azap vardır. Allah bilir siz bilmezsiniz." (Nur suresi:19)
İnsanoğlu başkalarının ayıpları yayılsın, kusurları bilinsin, insanlar onun ayıplarını bilsinler de ondan soğsunlar, bana ısınsınlar, herkesin yanında ben değerli olayım diye düşünür. Mevla Teala böylelere; bir kimsenin ayıplarını başkalarına duyurmak şöyle dursun, fena bir sözün dağıtılmasına kalben bir sevgi duyulsa, onlar için dünya ve ahirette pek elim bir azabın olacağını haber veriyor.
"Eğer sizin üzerinize Allah'ın fazlı ve rahmeti olmasaydı (helak olurdunuz) Şüphe yok ki Allah esirgeyici ve merhamet edicidir." (Nur suresi:19)
Fazl-ı keremiyle hadleri yani cezaları, kısasları tayin bulunmakla bizi dünyada temizlemiş bulunuyor. Ahirette cehennemde yanmadan cennete girelim diye din-i mübin-i islamın bize verdiği ceza bizim için Allah Teala'nın bir fazl-ı keremidir. Allah'ın emirlerini dinlemeyenler kendilerini bataklıklara atmış demektir. İşte bekar oldukları halde zinayı irtikab edenlere yüzer değnek vurulur. Evli olurlarsa onun cezası "recm"dir.
Ders ayetimizin sonunda gelen (Vü Semi'un Alim) başını tefsir etmektedir; bir insan iftira atarsa, gıybet ederse, yalan söylerse, söz taşırsa Allah Teala Hazretleri bunların hepsini işitir. Mevla bunları yapanın bu işi kalpleriyle sevdiğini de bilir. ( Vü Semi'un Alim ) "Ziyade işiticidir, ziyade bilicidir" buna işarettir. Yani sevmeyin böyle işleri demektir.
ismailağa.info
__________________
Ya olduğun gibi görün yada göründüğün gibi ol

|