|
Kur’an-ı Kerim, bütün zamanlara-çağlara hitap eden; kainat ve insanın özeti mahiyetindeki yegane kitap.Kuran zamanüstüdür..Her devirde yeni bir anlayış ile idrak edilmesi onun mucize bir kelam oluşudur..
Kur’an, koyduğu sınırlamalarla “geriye dönüşü” engeller!..
Zamanüstü oluşunun gereği olarak, geriye dönüşe mâni sınırlar getirir, fakat ileriye ve daha iyiye doğru uygulamaları sınırlamaz ve “daha hayırlıdır” diyerek teşvik eder...
Kur’an’ın hükümlerini, geçmişin, bugünün veya belirli bir zaman diliminin kabulleri ile sınırlandırma, O’nun “Zamanüstü Kitap” oluşunu değerlendirememektir... Eğer Kur’an hükümlerinin, geldiği günün şartları içinde sunulduğu sembolik veya mecazi anlatımlarla, her devirde geçerli “bir düşünce ve değerlendirme sistemini” açıkladığını farkedemiyorsak ve onları içinde yaşadığımız sistem ve düzen ile örtüştüremiyorsak, bilelim ki bu, bizim bakışımızdaki sınırlılıktan ve Kur’an’ın rûhu itibariyle işaret ettiği hedefi görmekteki yetersizliğimizden kaynaklanmaktadır…
Eğer, talebimiz “insanlığımızı” ve “Hakkın gereğini” yaşama yolunda ilerleme ve gelişme ise, yerel ve göresel bakış açımızın kaydından arınarak “Kur’an’ın rûhuna” yönelmekten ve O’nun farkettirmek istediği “zamanüstü” değerleri, evrensel sistem ve düzenin işleyişinin gereği olarak bilincimizden ve yaşam sisteminden okumaya çalışmaktan başka çaremiz yoktur!..
|