| Kuran-ı Kerim ve Tefsir Kuran-ı Kerim'den hakkında herşey... |
 |
03-15-2011
|
#1
|
|
Administrator
Üyelik Tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 15.048
Teşekkürler: 23.248
8.855 Mesajına 17.849 kez Teşekkür Edildi.
|
Kur'an-ı Kerim'de Bilimsel Keşiflerden Bahsediliyor mu?
Kur'an-ı Kerim bir ayetinde şöyle buyurur:
"Yaş ve kuru her şey Kitab-ı Mübin'de vardır" (En'am 59). Ayette geçen "Kitab-ı Mübin" tabiri ile kastedilen şey nedir?
İslam alimleri, bununla, hem Kur'an-ı Kerim'i, hem de "Levh-i mahfuz"u anlamışlardır. Levh-i Mahfuz, sırrı ve mahiyeti sadece Allah tarafından bilinen ve içerisinde olmuş, olacak her şeyin yazılı bulunduğu bir levhadır. Yani Allah'ın kader kitabı.
Ayetin taşıdığı bu iki ihtimalden sadece birini kesinlikle iddia edemeyiz. Öyle ise, Kitab-ı Mübin tabiriyle hem levh-i mahfuz ve hem de Kur'an-ı Kerim'in kastedilmiş olduğu söylenebilir.
Bu durumda, Levh-i Mahfuz'da her şey açık olarak bütün teferruatıyla yazılmış, Kur'an-ı Kerim'de ise özetlenmiştir. Aralarında ağaçla, ağacın çekirdeği arasında mevcut olan fark vardır. Söz gelişi, bir incir çekirdeği, nokta kadar küçüklüğüne rağmen, koskocaman incir ağacını (boyu, dalı, yaprağı, meyvesi, tadı, kokusu vs.) her çeşit hususiyetleri ile birlikte ihtiva etmekte, maddi manevi her yönünü, gözlerimizle görmemiz mümkün olmayan genlerde programlar halinde taşımaktadır. Bu ilmen ortaya konmuş bir gerçektir.
Binaenaleyh, Kur'an-ı Kerim'de de bu çekirdek misalinde olduğu gibi, geçmiş ve geleceğin mühim hadiseleri özetler ve işaretler halinde kaydedilmiştir.
Ancak bunu herkesin görüp anlaması mümkün değildir. Bu sahanın ehli olan bazı alimler, bunları sezebilir veya görebilir.
Akla şu sorunun gelmesi normaldir:
Her şeye yer veren Kur'an-ı Kerim'de insanlık için çok mühim olan uçak, tren, elektrik gibi fenni icatların açık olarak anlatılmamasının sebebi nedir? Herkesin aklına gelen bu soruyu birkaç açıdan cevaplandırmak mümkündür:
Devam Edecek...
|
|
|
|
The Following 4 Users Say Thank You to lale For This Useful Post:
|
|
03-15-2011
|
#2
|
Üyelik Tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 15.873
Teşekkürler: 5.906
7.576 Mesajına 13.127 kez Teşekkür Edildi.
|
Allah razı olsun kardeşim.Devamını bekliyoruz inşaAllah.
|
|
|
|
Bu Mesaj İçin İlahiaşk'a Teşekkür Edenler
|
|
03-16-2011
|
#3
|
|
Administrator
Üyelik Tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 15.048
Teşekkürler: 23.248
8.855 Mesajına 17.849 kez Teşekkür Edildi.
|
1- Kur'an'ın Asıl Gayesi Açısından:
Kur'an-ı Kerim'in asıl gayesi bize fenni bilgi vermek,
geçmiş ve gelecekle ilgili tarihi malumat sunmak değildir.
O, ne bir tarih, ne de coğrafya, fizik, kimya, keşifler, icatlar kitabıdır.
Bu çeşit kitaplarda bulunan türden bilgileri Kur'an'da aramak,
Kur'an'ın asıl maksadını bilmemekten, onu hakkıyla tanımamaktan ileri gelir.
Kur'an her şeyden önce bir din kitabıdır.
Yani, insanlara Allah'ı ve insanların
Allah'a karşı vazifelerini tanıtan bir kitap.
Esasen bütün dinler, insan için, iki meçhul olan "Yaratan"ı ve
"yaratıkların vazifeleri"ni açıklamaya çalışır.
"Yaratan kimdir, nedir, nasıl bir varlıktır, neler yapmıştır, ne yapmaktadır,
yaratmaktan maksadı nedir?
"İnsanoğlu bunları öğrenmek ve anlamak ister.
Yine isteriz ki, "mahlukat nedir, nereden gelmiştir, sonu ve akıbeti ne
olacaktır, bu dünyadaki işi ve vazifesi nedir", bilsin, anlasın.
İşte Kur'an-ı Kerim'in esas gayesi, bu soruları cevaplayarak
insanlara Rablerini ve kendilerini tanıtmaktır.
Kur'an-ı Kerim, bununla beraber diğer mahluklardan da bahseder.
Arz ve sema; ay, güneş ve yıldızlar, hayvanlar ve ağaçlar; dağlar,
denizler ve nehirler onda hep geçit resmi yaparlar.
Ancak bunlardan bahis de, esas itibariyle, yukarıda kaydedilen
iki maksat içindir:
Ya Allah'ın kudretini, onlar üzerindeki tasarrufunu belirtmek,
bunları bir delil ve vasıta yaparak Allah'ı tanıtmak;
ya da bunların insana olan faydalarını, yaratılış gayelerini belirterek
insanlara kulluk vazifelerini hatırlatmak ve buna teşvik etmektir.
Kur'an-ı Kerim'de galaksiler, yıldızların sayısı veya güneşin çapı,
dünyadan uzaklığı, neşrettiği şualar ve ısı derecesi gibi,
fenni bilgiler yer almaz.
Zira, bu çeşitten eşyanın bizzat kendisini tanıtan bilgiler,
Allah'a sunulan ibadet açısından ehemmiyet taşımazlar.
Güneş, bunca azamet ve hizmetine rağmen, kulluk dairesi içerisindeki
ehemmiyeti yönüyle, ayet-i kerime'de bir "lamba", bir "mum"dur.
Dünya da bazen bir "beşik", bazen bir "döşek"tir.
Gök kubbesi ise, yıldızlarla süslenmiş bir tavandır.
Uçsuz bucaksız kainatın, böylesi tasviri yanında, beşeri icatlar,
Kur'an'da nasıl zikredilme hakkı isteyebilirler?
Zira bunlar, hem cisimleri ve hem de hizmetleri yönünden kainatın
parçalarına nazaran çok küçük ve sönük kalırlar.
Öyle ise, Kur'an-ı Kerim'in, beşeri icatlara uzaktan ve dolaylı bir işarette
bulunması onlar için yeterlidir.
Gerçekten de öyle yapıldığını az ilerde göreceğiz.
Devamı var...
|
|
|
|
The Following 3 Users Say Thank You to lale For This Useful Post:
|
|
03-16-2011
|
#4
|
|
Super Moderator
Üyelik Tarihi: Oct 2009
Mesajlar: 3.186
Teşekkürler: 5.103
1.945 Mesajına 4.711 kez Teşekkür Edildi.
|
Allah c.c. razi olsun ablacim 
__________________
"Ey hüzün, anladım ki her şey seninle
Sen Hakk'a giden yollarda vuslata vesile."
YaşaMak DirenMektir…!
sabret...az daha...
|
|
|
|
Bu Mesaj İçin Leyl-i Rana'a Teşekkür Edenler
|
|
03-16-2011
|
#5
|
|
USTA
Üyelik Tarihi: Apr 2010
Mesajlar: 6.484
Teşekkürler: 6.606
2.814 Mesajına 5.240 kez Teşekkür Edildi.
|
emeğine saglık abla ALLAH razı olsun
__________________
Meylim Yoktur Aşikara..Sır Olana Bağlanmışım..
Ne Açlığa Ne Tokluğa..Sırtımı dönüp çok'luğa.."BİR" olana Bağlanmışım!..
|
|
|
|
Bu Mesaj İçin Berrak_Su'a Teşekkür Edenler
|
|
03-16-2011
|
#6
|
|
Administrator
Üyelik Tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 15.048
Teşekkürler: 23.248
8.855 Mesajına 17.849 kez Teşekkür Edildi.
|
Allah sizlerden de razı olsun.
|
|
|
|
Bu Mesaj İçin lale'a Teşekkür Edenler
|
|
03-19-2011
|
#7
|
|
Administrator
Üyelik Tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 15.048
Teşekkürler: 23.248
8.855 Mesajına 17.849 kez Teşekkür Edildi.
|
2- İmtihan Sırrı Açısından:
Kur'an-ı Kerim'in fenni icatlardan veya
geçmiş ve gelecek hadiselerden,
herkesin anlayacağı bir tarzda açık olarak
bahsetmeyişinin bir diğer sebebi,
"imtihan sırrı"nın gereğidir.
Bununla şunu kastediyoruz:
İnsanlar, diğer mahluklar gibi,
sabit, değişmez belli bir kabiliyet üzerine yaratılmamıştır.
O, Yaratılışı itibariyle son derece terakki (yükselme) ve
tedenni (düşme)ye müsaittir.
Manen ilerleyerek meleklerden üstün olabileceği gibi;
ruhen, ahlaken gerileyerek
hayvanlardan çok daha aşağılara düşebilecektir.
Cenab-ı Hakk,
insanları bu mahiyette yarattıktan sonra
başı boş bırakmamıştır.
Peygamberlerle, yüce hedeflere terakki edip
yükselmenin şartlarını öğrettiği gibi,
ilerlemeye mani olacak engelleri,
onu alçaltıcı, düşürücü sebepleri de göstermiş ve
şöyle emretmiştir:
"İşte sana iki yol, birinde gidersen yükseliş,
diğerinde gidersen alçalış var.
Sakın nefsine, şeytana uyup kendini alçaltma.
Aksi takdirde bundan hesap verecek,
ebedi hüsrana uğrayacaksın."
İşte insanın manen ve hatta maddeten yükselmesi,
bu gösterilen doğru yolu hür iradesiyle seçmesine bağlıdır.
Hayat ise, böyle bir seçimin yapılması için verilen bir fırsattır,
bir imtihandır.Bu imtihanın gerçek manada imtihan olması ve
insanın yaptıklarından sorumlu tutulabilmesi için,
seçim işinde zora maruz kalmaması lazımdır.
Her şeyi aklı ile görmeli, iradesi ile seçmelidir.
Her devirde peygamberler gelerek,
bu ilahi tebliği tazelemişler,
zamanla unutulan, perdelenen hakikatleri
yeniden akılların anlayacağı şekilde
açıklayıp gitmişlerdir.
Fakat zorlamamışlardır.
Hiçbir peygamber, tebligatını yaparken,
insanlara zorla benimsetme cihetine gitmemiştir.
Bir bakıma aklı şaşırtıcı olan mucizeler bile,
tamamen susturucu, herkesi kabule zorlayıcı olmamıştır.
Söz gelişi, Hz. Musa'nın asası,
sihirbazların göz bağlayıcı iplerini yutarak,
hilelerini iptal ettiği zaman sihirbazlar:
"Harun ve Musa'nın Rabbine inandık" diye imana gelirken,
Firavun: "Bu hepinize sihir öğreten büyüğünüz" (Ta-Ha, 71)
diyebilmiş, küfrüne devam edebilmiştir.
Keza, Hz. Peygamber (Aleyhisselam)
Mekke müşriklerinin talebi üzerine,
parmağıyla işaret buyurduğunda gökteki "ay"
ikiye bölündüğü zaman; onlar:
"Muhammed sihriyle semaya da tesir etmeye başladı"
diyerek direnmeye devam edebilmişlerdir.
Demek ki, din bir imtihandır.
Bu imtihanda, akla kapı açılır,
fakat, irade elden alınmaz.
Öyle ise, istikbalde insanların keşfedeceği teknikten,
karşılaşacakları hadiselerden
herkesin görüp anlayacağı şekilde
Kur'an-ı Kerim'in bahsetmesi bu ana prensibe aykırı düşer.
Çünkü, böyle bir şeye kimse itiraz edemeyeceğinden
ister istemez herkes kabul etmek zorunda kalır.
Devam edecek....
|
|
|
|
Bu Mesaj İçin lale'a Teşekkür Edenler
|
|
03-19-2011
|
#8
|
|
Administrator
Üyelik Tarihi: Jan 2009
Mesajlar: 8.248
Teşekkürler: 11.678
3.534 Mesajına 5.566 kez Teşekkür Edildi.
|
Allah razı olsun lalecim.
__________________
“Allah’ım kalbimi sevginde sabit kıl, üzerime sabır yağdır ve beni günahımdan arındır”
Âmin.
Karanlığı Yarıp , Aydınlığa Kavuşturan RABB'E Şükürler Olsun...
Güzelliğin on par'etmez
Bu bendeki aşk olmasa
Eğlenecek yer bulaman
Gönlümdeki köşk olmasa
|
|
|
|
Bu Mesaj İçin bilge_66'a Teşekkür Edenler
|
|
|
Konuyu Toplam 1 üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Konu Seçenekleri |
|
|
| Modları Göster |
Normal Mod
|
Yetkileriniz
|
değil Yeni mesaj yazma yetkiniz aktifdir.
değil Mesaja Cevap verme yetkiniz aktifdir.
değil Eklenti ekleme yetkiniz aktifdir.
değil mesajınızı değiştirme yetkiniz aktifdir.
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 20:16 .
çakşır
|