| Kuran-ı Kerim ve Tefsir Kuran-ı Kerim'den hakkında herşey... |
 |
01-14-2011
|
#1
|
|
USTA
Üyelik Tarihi: Apr 2010
Mesajlar: 6.484
Teşekkürler: 6.606
2.814 Mesajına 5.240 kez Teşekkür Edildi.
|
Kur'an-ın Gücü
Kaç yaşındasın nine?
-71…
-Demek İstiklal Savaşı’nda 20-21 yaşlarındaydın…
-Öyle zahir…
-O günden beri çıkmadın mı köyünden?
-Çıkmadım.
-50 yıldır çıkmadın ha?
-50 yıldır…
-O gün, bu gün, dünya çok değişti…
-Öyleymiş…
-Bir daha da evlenmedin, öyle mi?
-Öyle…
-Seni, ardı arkası gelmeyen sorularla sıkıyorum değil mi?
-Estağfurullah…
-Ne yapayım, sen anlatmıyorsun ki, dinleyeyim… Niçin anlatmayı sevmiyorsun?...
-Sevmem!
-Ne seversin?
-Okumayı…
-Ne okursun?..
-Kur’an okurum.
-Okuman yazman var mı?
-Yok! Yalnız Kur’an okurum.
-Kim öğretti sana Kur’an okumayı?
-Babam…
-Peki, Kur’an okuyan, eski harflerle başka şeyleri okuyamaz mı?
-Ben okuyamam. Allah’ın Kelâmı bana kolay gelir. Öbürleri çetin kargacık-burgacıklar…
-Baban da kocan gibi zeybek miydi?
-Babam köy imamıydı. Hem zeybek diye ayrı bir cins yoktu ki… Burada her mert delikanlı bir zeybekti zamanında…
-Ya şimdi…
-Şimdi herkes bebek…
-Ne oldu, nerede öldü baban?
-Seferberlikte (I.Dünya Savaşı) Hicaz taraflarına gitti, bir daha dönmedi.
-Ne kaldı babandan sana?..
-Şu köşede gördüğün yeşil ipek kaplı Kur’an kaldı. Bir de söz…
-Nasıl söz?..
-“Kur’an’dan ayrılma!...”
-Sen o zaman 14-15 yaşlarında bir kızdın…
-Öyleydim…
-Sonra evlendin…
-Beni 19 yaşımda, dayımın oğluna verdiler. Evlendim.
-Tam da Yunanlıların İzmir’e çıktığı yıl…
-Çok geçmeden Yunanlı bu tarafa geldi, bir taburuyla bizim köye yerleşti.
-Anlat, anlat!
-Ne anlatayım?.. Sen sor, ben söyleyeyim!.. Zaten her şeyi öğrenmişsin dışardan…
-Evet ama senin ağzından dinlemek istiyorum. Halk bir şeyi renkten renge sokar, gerçek diye bir şey kalmaz ortada…
-Doğru!.. Kimbilir benim için de neler uydurmuşlardır!
-Sen, tek başına, bir tabur Yunan askerini köyden kaçırmışsın!..
-Yok canım, o benim kuvvetim değil, Kur’an’ın gücü…
-Kur’an’ın gücü mü?
-Ne sandın ya; koynumda Kur’an olmasaydı, hiç o işi becerebilir miydim ben?
-Kur’an’ın, tüfek gibi, top gibi bir gücü olabilir mi?
-Yüzbin top, O’nun tek harfine denk olamaz!..
-Kuzum nine, söyle nasıl oldu?
-Üç aylık kocamı cami avlusunda kurşuna dizdiler.
-Sebep?
-Kızlara saldıran bir Yunanlıyı bıçaklayıp öldürdü diye…
-Sonra?..
-Kalktım, Yunan kumandanına gittim. Sırtıma örtümü çektim, koynuma Kur’anımı aldım gittim.
-Eeee?
-Yunan kumandanı, meydan yerindeki eski jandarma karakolunda bir masa başında, çizmeli ayaklarını masanın üzerine uzatmış, oturuyordu. Yanında da İzmir’in yerlisi bir Rum… Tercüman…
-Nasıl cesaret edebildin aralarına girmeye?
-Cesaret Kur’an’ın emri… Kumandan “ne istiyorsun?” diye sordu. “Kocamın kanını dava ediyorum!” dedim. “Kime karşı?” dedi. “Sana karşı!” dedim. Kahkahayla güldü. Ayaklarını masadan çekerek doğruldu. Alaycı bir yılışıklıkla “ne yapmamızı emir buyuruyorsunuz?” dedi. Ellerimle, koynumdaki Kur’an’ı sımsıkı kucaklayarak…
-Ne cevap verdin?
-“Hemen taburunuzu alıp, buradan çıkmanızı istiyorum!” dedim.
-Hayret!..
-Evet, kumandan hayretinden ne diyeceğini bilemedi. “Nedir, o koynundaki sımsıkı kavradığın şey?” diye bağırdı. Ben de bağırdım: “Dünyanın en güçlü silahı! Hepinizi tuz-buz etmeye yeter!..”
-Müthiş!..
-Tam o anda tercüman avaz avaz “bomba!” diye bastı çığlığı…
-Akıl alabilecek gibi değil…
-Daha neler var bu dünyada aklın alabileceği gibi olmayan…
-Devam et!
-Kumandan dehşetle irkildi, yan yana yürümeye başladı; gözleri bende ve koynumdaki gizli silahta, arkasıyla çıktı, meydan yerindeki askerlerine doğru yürüdü. Tercüman da iki büklüm, ardında…
-Nasıl oldu da üzerine atlayıp, bomba sandıkları şeyi koynundan almadılar?..
-Sıkı mı, ya onu yere bırakıp da karakolu havaya uçuracak olursam?..
-Sonrası?..
-Sonrası, kumandan askerlerine Rumca bir takım emirler verir ve onları toplarken, birdenbire müezzinin gür sesi işitildi. Öğle ezanı… Kocamın tabutu da musalla taşında… O anda bir yaylım ateş… Olanları haber alan çeteler, bir tepeciğin üstünden kuru-sıkı ateş ediyor. Yunalı askerler kaynaştı. Ne yapacaklarını bilemediler. Ben, tam o an, kollarım sımsıkı koynumdaki silahı kavramış, kapıdan çıktım, medyam yerinde göründüm. Kumandan haykırdı. Rumca bir kumanda… Yunanlılar köy dışına doğru kaçmaya başladılar. Gidiş o gidiş…
-Demek Kur’an silahtan üstün geldi İstiklal Savaşı’nda…
-O savaşı Kur’an’ın gücü kazandı!...
__________________
Meylim Yoktur Aşikara..Sır Olana Bağlanmışım..
Ne Açlığa Ne Tokluğa..Sırtımı dönüp çok'luğa.."BİR" olana Bağlanmışım!..
|
|
|
|
The Following 3 Users Say Thank You to Berrak_Su For This Useful Post:
|
|
01-14-2011
|
#2
|
|
USTA
Üyelik Tarihi: Oct 2009
Mesajlar: 527
Teşekkürler: 521
323 Mesajına 830 kez Teşekkür Edildi.
|
Sadece kuranı kerimi kendimize rehber edersek hiç zaman mağlup olmayız
__________________
''Hayasız Olanlar, Hayatta Ezilirler...''
|
|
|
|
Bu Mesaj İçin semerkand'a Teşekkür Edenler
|
|
01-14-2011
|
#3
|
|
Administrator
Üyelik Tarihi: May 2009
Mesajlar: 3.385
Teşekkürler: 5.211
2.170 Mesajına 5.131 kez Teşekkür Edildi.
|
ALLAH'ın yardımı karsısında hiçbir güç ordu dayanamaz. ALLAH Razı olsun
__________________
وَإِمَّا يَنْزَغَنَّكَ مِنَ الشَّيْطَانِ نَزْغٌ فَاسْتَعِذْ بِاللَّهِ ۖ إِنَّهُ هُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ
Cenab-ı ALLAH Celle Celaluhü buyuruyor :
Eğer şeytandan gelen kötü bir düşünce seni dürtecek olursa, hemen Allah’a sığın. Çünkü O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
Fussilet / 36
ALLAH Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdular:
- Cebrail bana geldi dedi ki: “Ya Muhammed! Dilediğin kadar yaşa, bir gün öleceksin. İstediğini sev, nihayet ondan ayrılacaksın. İstediğini yap, mutlaka onun hesabını vereceksin.”
(Ramuz El Ehadis : 331/9)
Tevbe, halis olduğu zaman, insan, istikametini düzeltir, yönünü Allaha çevirir, hali güzelleşir, yeni bir hayat yaşamaya başlar, bu yeni hayatını Allah rızası istikametinde devam ettirir ise, bu hal, kulun tevbesinin kabulüne işarettir.
(S.Muhammed Raşid Hz.)
"ALLAH Celle Celaluhü duada ısrar edenleri sever." RESULALLAH Sallallahu Aleyhi ve Sellem
|
|
|
|
Bu Mesaj İçin enqin'a Teşekkür Edenler
|
|
01-14-2011
|
#4
|
Üyelik Tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 15.873
Teşekkürler: 5.906
7.576 Mesajına 13.127 kez Teşekkür Edildi.
|
Rabbim cümlemizi elinden ve dilinden kelamını hiç eksik etmeyen hakiki mü'min kullarından eylesin.Ne mutlu Allahın kelamına o yıllarda böyle gönülden bağlı ve onu her anıyla yaşayabilen böyle mübarek hanımların olması.
Rabbim cümlemizi Kur'anın hadimi kılsın.
Rabbim razı olsun.
Selam ve dua ile..
|
|
|
|
Bu Mesaj İçin İlahiaşk'a Teşekkür Edenler
|
|
01-14-2011
|
#5
|
|
Administrator
Üyelik Tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 15.048
Teşekkürler: 23.248
8.855 Mesajına 17.850 kez Teşekkür Edildi.
|
İbretlik bir paylaşım olmuş.
Rabbim bizleri Kur'an a sımsıkı sarılıp Rabbine sığınan bu nine gibi olanlardan eylesin.
Eline sağlık Berrakcığım.
|
|
|
|
Bu Mesaj İçin lale'a Teşekkür Edenler
|
|
01-14-2011
|
#6
|
|
USTA
Üyelik Tarihi: Apr 2010
Mesajlar: 6.484
Teşekkürler: 6.606
2.814 Mesajına 5.240 kez Teşekkür Edildi.
|
aminnn buguzel yorumlarınız ıcın ALLAH hepınızden razı olsun
__________________
Meylim Yoktur Aşikara..Sır Olana Bağlanmışım..
Ne Açlığa Ne Tokluğa..Sırtımı dönüp çok'luğa.."BİR" olana Bağlanmışım!..
|
|
|
|
Konuyu Toplam 1 üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Konu Seçenekleri |
|
|
| Modları Göster |
Normal Mod
|
Yetkileriniz
|
değil Yeni mesaj yazma yetkiniz aktifdir.
değil Mesaja Cevap verme yetkiniz aktifdir.
değil Eklenti ekleme yetkiniz aktifdir.
değil mesajınızı değiştirme yetkiniz aktifdir.
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 20:18 .
çakşır
|