İslamiBilinc  
 

Geri Dön   İslamiBilinc >
İSLAMİBİLİNC MEDRESESİ
> Genel Dini Yazılar

Genel Dini Yazılar Bu bölümde İslam Dini ile ilgili genel yazılar yazabilirsiniz...

Cevapla
 
Konu Seçenekleri Modları Göster
Eski 01-30-2012   #1
Yağmur@Yürek
USTA
 
Yağmur@Yürek - ait Avatar
 
Üyelik Tarihi: Dec 2010
Mesajlar: 4.461
Teşekkürler: 2.146
2.131 Mesajına 5.082 kez Teşekkür Edildi.
Yağmur@Yürek is on a distinguished road
Müslümanız ama neyimiz islami?

Fahri Razi derki; “Eğer bir gül kokuyorsa, bu o gülün kokan cinsten olduğunu gösterir. Eğer kokmuyorsa, kokusuz demektir. Biri çıkıp ‘efendim bunun kokusu var amma kokusunu hapsediyor’ derse, bu batıl bir iddia olur. Eğer bir insan iman etmişse, imanı onun sosyal hayatına yansımalıdır. Eğer yansımıyorsa, ya yoktur ya da yok denilecek kadar zayıftır.”

Burada; nasıl iman edilmesi gerekiyorsa öyle iman edin veya imanınızı hayatınıza yansıtın, davranışlarınızla ve ahlakınızla bunu isbat edin deniliyor. Müslümanın her zaman salih amellerle inancını kuvvetlendirmesi gerekmektedir.

Çevresinde yaşananlara duyarlı olmalı. “Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır” hadisinin işaret buyurduğu üzere, mümin sadece imanını ibadetlerle güçlendirmez, aynı zamanda dünyada olup biten her hadiseyi tefekkür eder. Ve ne yapması gerektiği noktasında teyakkuzda olur. Sosyal sorumluluğunun bilincindedir. Komşusu aç iken kendisi tok yatmaz.

Müslümanların Dağınıklığının Sorumlusu Kim?

İkiyüzyıldır İslam âleminin yaşadığı makûs talih bence budur. Bugün müslümanların birinci kıbleleri ellerinden alınmış, ikinci kıbleleri de zülüm altında inliyor. Müslümanlar yaklaşık elli parçaya bölünmüş, birbirlerine yabancılaştırılmış ve yaşadıkları coğrafyalara ait özel İslami anlayışlar oluşmuştur. Yeraltı ve yerüstü zenginlikleri talan edilmiş ve dünyanın her tarafında zulüm ve baskı altında kalınmıştır.

İşte bu durumdaki Müslümanlar, ne yapmalı ve nerden başlamalılar? Acaba şu an yeryüzünde egemen olan zalimleri ve gayri İslami anlayışları mı suçlayacağız ve kendimizi mazlum ve hakları gasp edilmiş olarak düşüneceğiz? Ya da oturup kendi nefis muhasebemizi mi yapacağız?

Ben diyorum ki, önce kendimizden başlayalım. Şu halimize bir bakalım; şikâyet edip durduğumuz ehli dünyadan ne farkımız var? Acaba, adil olan kaderi ilahiyeye ne kadar teslim olmuşuz? Acaba bu çektiklerimizin sebebi, ehli dünyaya gösterdiğimiz riyakârlık olamaz mı? Bizi onlardan farklı kılan neyimiz var?

Bakın İslam âleminin ünlü şairi Muhammed İkbal içinde bulunduğumuz hal ile ilgili olarak ne diyor;

Kaç bu Müslümanlardan
Sığın Müslümanlığa

Mehmet Akif ise şöyle der;

Müslümanlık denilen ruh-u ilahi arasak
Müslümanız diyen insan yığınından pek uzak

Biz bu yazıda, ne durumda olduğumuz ve ne yapmamız gerektiği noktasında kendimizi sorgulayacağız.

Müslümanız Ama Neyimiz İslami?

Toplumsal yapımızı inceleyen her akıl sahibi, şu acı hakikati tüm çıplaklığıyla görecektir. Bizim söylemlerimizle fiiliyatımız birbiriyle uyumlu değil. Adeta ameli bir nifak yaşıyoruz. Belki bazı İslami ibadet ve sembolleri üzerimizde taşıyoruz ama ahlakımız ve davranışlarımız asla İslami değil. Belki garip gelecek, biz dindarız ama İslam ahlakıyla ahlaklanmamışız. Belki de bu ucube halin tarihte ilk mucidi de sayılabiliriz.

İslam ahlakı; konuşurken yalan konuşmamamızı, ses tonumuza dikkat etmemizi, insanlarla olan muamelelerimizde dürüst olmamızı, eleştirirken daha medeni ve vakar sahibi olmamızı, komşumuzun haklarına saygılı olmamızı emreder. İnsanların yüzlerine tebessümle bakmanın büyük bir erdem olduğunu bildirir. Sevgili Peygamberimiz, ancak bu kurallara uymakla ahlaklı olabileceğimizi buyurur.

Evet, İslam ahlakı, insanların dillerinin ve renklerinin, Allah’ın ayetlerinden olduğunu ve bu şekilde kabul etmemizi, sevmemizi ve ayırım gözetmememizi emreder.

Zengin de olsak, fakir de olsak, yine İslam ahlakına sahip olmalıyız. Zenginlerimiz sahip oldukları malların Allah’a ait olduğunu, kendilerinin sadece vekil olduklarını unutmamalıdırlar. Haram yollardan mal kazanmak haramdır, helal yollarlardan kazanılmışsa bile, israf etmek yine haramdır.

Bugün toplumsal hayatımızda gördüğümüz o ki, zengin olan müslümanlar büyük oranda debdebe ve israf içinde yaşıyor. Adeta kendi hallerine uygun bir İslami anlayış icat ettiler, ‘sosyete müslümanlar’ tabirine uygun düştüler. Özel yaşam alanları oluşturdular, adeta kendi özel ‘getto’larını kurdular. Fakir halkın sorunlarından uzak durdular. İslam’a hizmet için kapılarına gidildiğinde büyüklendiler ve yardımcı olmadılar. Yardımcı olduklarında da karşılarındaki insanları minnet altında bıraktılar. Fakir müslümanların hali de bundan pek farklı değil.
ALINTININ BÜYÜĞÜ
__________________
Ya olduğun gibi görün yada göründüğün gibi ol

Yağmur@Yürek is offline   Alıntı ile Cevapla
Eski 01-30-2012   #2
demet
USTA
 
demet - ait Avatar
 
Üyelik Tarihi: Jul 2008
Mesajlar: 2.999
Teşekkürler: 10.590
2.212 Mesajına 4.029 kez Teşekkür Edildi.
demet is on a distinguished road
İslam ahlakı; konuşurken yalan konuşmamamızı, ses tonumuza dikkat etmemizi, insanlarla olan muamelelerimizde dürüst olmamızı, eleştirirken daha medeni ve vakar sahibi olmamızı, komşumuzun haklarına saygılı olmamızı emreder. İnsanların yüzlerine tebessümle bakmanın büyük bir erdem olduğunu bildirir. Sevgili Peygamberimiz, ancak bu kurallara uymakla ahlaklı olabileceğimizi buyurur.

Allah razı olsun kardeşim gerçekten doğru yazmış yazan yedi yıldızlı otellerde ,sosyete tarzı özenti ve bizimde yaptığımız israflarla ne kadar doğru yoldayız bilemiyorum Mevla yardımcımız olsun.
demet is online now   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Konu Seçenekleri
Modları Göster

Yetkileriniz
değil Yeni mesaj yazma yetkiniz aktifdir.
değil Mesaja Cevap verme yetkiniz aktifdir.
değil Eklenti ekleme yetkiniz aktifdir.
değil mesajınızı değiştirme yetkiniz aktifdir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 20:45 .


Powered by vBulletin® Version 3.6.8
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forum SEO by Zoints
çakşır