İslamiBilinc  
 

Geri Dön   İslamiBilinc >
İSLAMİBİLİNC MEDRESESİ
> Risale-i Nur

Etiketler:

Cevapla
 
Konu Seçenekleri Modları Göster
Eski 12-17-2010   #1
uhuvvetnur
USTA
 
uhuvvetnur - ait Avatar
 
Üyelik Tarihi: Jun 2010
Mesajlar: 875
Teşekkürler: 616
645 Mesajına 1.555 kez Teşekkür Edildi.
uhuvvetnur is on a distinguished road
Yeni Nur Hizmetindeki Müsbet Hareket Düsturu.

Bediüzzaman, bütün ömrü boyunca tatbik ettiği tebliğ ve irşat prensiplerinin bir hülâsası mahiyetinde olan son mektubuna şu cümlelerle başlar:


Bizim vazifemiz müsbet hareket etmektir. Menfî hareket değildir. Rıza-yı İlâhîye göre sırf hizmet-i imaniyeyi yapmaktır: Vazife-i İlâhiyeye karışmamaktır. Bizler asayişi muhafazayı netice veren, müsbet iman hizmeti içinde her bir sıkıntıya karşı sabırla, şükürle mükellefiz.” (Emirdağ Lâhikası)


Bu cümlelerde müsbet ve menfî hareketlerin en önemlileri nazarımıza sunulmuştur: Rıza-yı İlâhî için çalışmak müsbet; riya, gösteriş ve menfaat için çabalamak menfîdir. Hizmet-i imaniyye müsbet; küfür ve dalâlete, isyan ve sefahate çalışmak menfîdir.

Allah’a tevekkül müsbet; vazife-i İlâhiyyeye karışmak menfîdir.
Asayişi muhafaza müsbet; kavga ve ihtilâl çıkarmak, huzur ve emniyeti ihlâl etmek menfîdir. Sabır ve şükür müsbet; sabırsızlık ve isyan menfîdir.

Müsbet, “ispat edilmiş” demektir. İspat edilen, ortaya konulan istifadeye sunulana müsbet denir. Müsbet imardır, menfî ise tahriptir.

Dünün boş arsasına bugün bir bina kurmuş, istifadeye sunmuşsanız bu bir müsbet harekettir. Ama mevcut bir binayı ortadan kaldırmış, faydasız hâle getirmişseniz buna da menfî denir.

Menfî, nefyedilmiş demektir. Nefiy ise sürgün etmek, ortadan kaldırmak, yokluğunu iddia etmek mânâlarına geliyor. Küfre giren insana imansız denilmesi de bundandır. Bu adam, kendi iman sarayını yıkmıştır. Kezâ, iffet ve ahlâkını harap eden adama da ahlâksız deriz. Burada da bir menfî hareket söz konusudur.
Müspetler de, menfîler de sayısız denecek kadar çok. Bunlar içerisinde müspetin en ileri derecesini şu ifadelerde buluyoruz:

“Rıza-yı İlâhîye göre sırf hizmet-i imaniyeyi yapmak.”
Hizmet-i imaniyye, insanoğluna yapılabilecek en büyük yardımın ifadesi, en büyük müsbetin simgesidir. Kalpten küfür sökülüp atılacak, yerine iman bina edilecektir. Bu hizmet sonunda, bir insan iman nimetine kavuşursa, daha önce, sadece gördüğü eşya ile alâkadar olan bu adam, artık bütün âlemlerin Rabbine vâsıl olmuş, maddede boğulan aklı âlemlerin yaratıcısını bulmuştur. Bir nur talebesinin, Risale-i Nur’un müsbet hareketle ilgili bütün esaslarına riayet ederek hâlis bir iman hizmeti yaptığı halde, insanları ıslah vâdisinde umduğu neticeye ulaşamaması hâlinde, yeise düşmemesi için mezkûr düstur şöylece noktalanır:

“Vazife-i İlâhiyyeye karışmamak.”

Nurlardan aldığımız derse göre, İlâhî vazife neticeleri yaratmaktır. Rezzak (rızık verici) O olduğu gibi, Hâdî de (hidayete erdirici) O’dur. Biz rızık konusunda nasıl sadece tohum ekip, gerekli bakımı yaptıkdan sonra, bir habbenin on, yüz, yahut bin olmasına karışmıyor, bunu ancak Allah’ın kudret ve rahmetinden bekliyorsak, kalplere ektiğimiz hakikat tohumlarının da sümbül vermesine karışmayacağız. Kalpler Allah’ın yed-i kudretindedir ve Hâdî ancak O’dur. Okuduklarımız ve anlattıklarımız muhatabımızın kalbinde ancak onun lütfuyla sünbül verir, bizim irademizle değil...

Bir diğer temel cümle:

“Bizler asayişi muhafazayı netice veren müsbet iman hizmeti için, herbir sıkıntıya karşı sabırla, şükürle mükellefiz.” cümlenin giriş kısmındaki mesaj, daha çok devlet yöneticilerine bakıyor. Asayişin ancak müsbet bir iman hizmetiyle temin edilebileceği ders veriliyor. Nur hizmetinin ulaştığı kimseler, problem olmak şöyle dursun, “asayişin birer mânevî bekçisi” oluyorlar.

Bu cümlede Nur Talebelerine de şu mesaj verilmiştir:
“Şayet sizi yanlış anlayarak yahut büsbütün anlamayarak, ihlâs ile yaptığınız bu imân hizmetine mukabil sizlere sıkıntı verirlerse, sakın menfî hareketlere tevessül etmeyin; sıkıntıları sabırla ve şükürle karşılayın.”
Bir Nur talebesi, Üstadın bu şükür tavsiyesini şöyle değerlendirir: “Nice insanlar dünyevî, hatta gayr-ı meşru istekler uğrunda her bir sıkıntıya katlanırlarken, ben iman dâvâsını, tevhid dâvâsını, ahlâk dâvâsını ilân ve i’lâ etme uğrunda bir takım eza ve cefalara mâruz kalıyorsam, bunu bir lütf-u İlâhî bilip şükretmeliyim.”

Üstadımız, kendisini menfî bir harekete sevk etmek için yapılan bütün işkencelere, zulümlere, oynanan bütün şeytanî oyunlara sadece acı bir tebessümle karşılık vermiş, ona zulmedenler de dahil olmak üzere, bütün bir beşeriyetin imanını kurtarmak için çıktığı o mukaddes yolculuğunu, itidâl-i dem ile, sarsılmadan ve düşmanlığa girmeden tamamlamıştır.


__________________
Alıntı
__________________


Amelinizde rıza-yı İlâhî olmalı.
Eğer O razı olsa, bütün dünya küsse ehemmiyeti yok. Eğer O kabul etse, bütün halk reddetse tesiri yok.
O razı olduktan ve kabul ettikten sonra, isterse ve hikmeti iktiza ederse, sizler istemek talebinde olmadığınız halde, halklara da kabul ettirir, onları da razı eder.

Konu uhuvvetnur tarafından (12-17-2010 Saat 00:05 ) de değiştirilmiştir..
uhuvvetnur is offline   Alıntı ile Cevapla
The Following 3 Users Say Thank You to uhuvvetnur For This Useful Post:
C.A.N  (12-18-2010), demet (02-25-2012), lale  (12-18-2010)
Eski 12-17-2010   #2
İlahiaşk
 
İlahiaşk - ait Avatar
 
Üyelik Tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 15.873
Teşekkürler: 5.906
7.576 Mesajına 13.127 kez Teşekkür Edildi.
İlahiaşk has much to be proud ofİlahiaşk has much to be proud ofİlahiaşk has much to be proud ofİlahiaşk has much to be proud ofİlahiaşk has much to be proud ofİlahiaşk has much to be proud ofİlahiaşk has much to be proud ofİlahiaşk has much to be proud of
Paylaşımınız için Rabbim c.c. razı ve hoşnut olsun kardeşim.
Selam ve dua ile..
__________________
İlahiaşk is online now   Alıntı ile Cevapla
Eski 12-18-2010   #3
C.A.N
Administrator
 
C.A.N - ait Avatar
 
Üyelik Tarihi: Apr 2009
Mesajlar: 5.729
Teşekkürler: 8.765
3.227 Mesajına 5.827 kez Teşekkür Edildi.
C.A.N is on a distinguished road
Alıntı:
Bir Nur talebesi, Üstadın bu şükür tavsiyesini şöyle değerlendirir: “Nice insanlar dünyevî, hatta gayr-ı meşru istekler uğrunda her bir sıkıntıya katlanırlarken, ben iman dâvâsını, tevhid dâvâsını, ahlâk dâvâsını ilân ve i’lâ etme uğrunda bir takım eza ve cefalara mâruz kalıyorsam, bunu bir lütf-u İlâhî bilip şükretmeliyim.”

Hayırlı paylaşımın için Allah Razı Olsun Uhuvvetnur kardeşim.Ellerine sağlık,yüreğine sağlık.Selametle...
__________________
Düzenim Bozulur,Hayatımın Altı Üstüne Gelir Diye Endişe Etme.

Nereden Bilebilirsin Hayatın Altının Üstünden Daha İyi Olmayacağını?

Şems-i Tebrizi



C.A.N is offline   Alıntı ile Cevapla
Bu Mesaj İçin C.A.N'a Teşekkür Edenler
uhuvvetnur (12-18-2010)
Eski 12-18-2010   #4
lale
Administrator
 
lale - ait Avatar
 
Üyelik Tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 15.048
Teşekkürler: 23.248
8.855 Mesajına 17.850 kez Teşekkür Edildi.
lale is on a distinguished road
uhuvvetnur
Rabbim samimi ve ihlas sahibi kullardan eylesin tüm müslümanları.(amin)
lale is offline   Alıntı ile Cevapla
Bu Mesaj İçin lale'a Teşekkür Edenler
uhuvvetnur (12-18-2010)
Cevapla


Konuyu Toplam 1 üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Konu Seçenekleri
Modları Göster

Yetkileriniz
değil Yeni mesaj yazma yetkiniz aktifdir.
değil Mesaja Cevap verme yetkiniz aktifdir.
değil Eklenti ekleme yetkiniz aktifdir.
değil mesajınızı değiştirme yetkiniz aktifdir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 21:01 .


Powered by vBulletin® Version 3.6.8
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forum SEO by Zoints
çakşır