 |
|
01-20-2008
|
#11
|
Üyelik Tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 10.218
Teşekkürler: 287
1.705 Mesajına 2.518 kez Teşekkür Edildi.
|
CİHADIN FARZİYETİ VE ŞEHADETİN ÜSTÜNLÜĞÜ
Allahu Teala şöyle buyurur: “ mü’minlerden canlarını ve mallarını, kendilerine (verilecek) cennet karşılığında satın almıştır. Çünkü onlar yolunda savaşırlar, öldürürler, ölürler. (Bu), Tevrat’ta, İncil’de ve Kur’an’da üzerine hak bir vaaddir. ’tan daha çok sözünü yerine getiren kim vardır? O halde onunla yapmış olduğunuz bu alışverişinizden dolayı sevinin. İşte bu, (gerçekten) büyük kazançtır.”[13]
Mikdam bin Ma’dikereb’den rivayet edildiğine göre, Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: “Şehidin katında bir takım özellikleri vardır. Bunlar: Kanının ilk damlasında günahlarının affedilmesi, cennetteki makamının kendisine gösterilmesi, iman zineti ile süslenmesi, huriler ile evlendirilmesi, kabir azabından korunması, başının üzerine yakuttan yapılmış, dünya ve içindekilerden daha hayırlı olan bir taç konması, yetmiş iki huri ile evlendirilmesi ve akrabalarından yetmiş kişiye şefaatçi olması.”[14]
Şehadet ve şehidin derecesi bu kadar yüksek olduğuna göre, yolunda ölümü temenni etmek ve şehadeti istemek caizdir. Uhud Savaşı’ndan önce Abdullah bin Cahş, Sa’d bin Ebi Vakkas ile birlikte bir kenara çekilmiş, dua etmeleri ve her birinin dua edenin duasının kabul olması için Rabbinden dilekte bulunması üzerinde ittifak etmişlerdi. Abdullah bin Cahş’ın duası şuydu: “ ım! Beni öfkesi şiddetli, cesareti fazla olan biriyle rızıklandır. Senin için onunla savaşayım ve o da benimle savaşsın. Sonra beni ele geçirsin, burnumu ve kulaklarımı kesip koparsın. Yarın seninle buluştuğumda sen diyeceksin ki: Ey Abdullah! Burnun ve kulakların neden kesildi? Ben diyeceğim ki: Senin ve Rasulün için. Bunun üzerine sen: Doğru söyledin, diyeceksin.”[15]
Bunun için Buhari Rahimehullah, Sahih’inde, “Erkeklerin ve Kadınların Mücahid Olmak ve Şehid Olmak İçin Dua Etmeleri” başlığında bir bâb açmış ve Ömer ibnu’l-Hattab’ın Radıyallahu Anhu şu sözünü aktarmıştır: “ ım! Rasulü’nün beldesinde beni şehid olmakla rızıklandır.”[16]
Allahu Teala, mü’minlere, fitne kalmayıncaya ve din tamamen ’ın oluncaya kadar kafirlere karşı savaşmalarını farz kılmıştır: “Fitne ortadan kalkıncaya ve din tamamen ’ın oluncaya kadar onlarla savaşın.”[17]
Günümüzde kendilerine karşı savaşılması gereken topluluklar şunlardır: Allahu Teala’nın indirdiği hükümler haricindeki kanunlarla insanları idare eden yöneticiler, İslam ehline karşı savaşanlar ve küfür ehlinden olan Yahudi, Hristiyan ve diğer kafirleri dost edinenler… İbn-i Kesir Rahimehullah, bu yöneticilere karşı savaşılmasının gerekliliği konusunda icma olduğunu nakletmektedir.[18]
Bu yöneticiler ve onların yardımcıları, Allahu Teala’nın kendileri hakkında, “Eğer anlaşmalarından sonra yeminlerini bozarlar ve dininize saldırırlarsa, küfrün önderlerine karşı savaşın”[19] buyurduğu küfrün önderleridir.
Alimler, yönetimin kafire bırakılmayacağı ve Müslüman yöneticinin küfre girmesi halinde azledileceği, velayetinin düşeceği ve ona itaat edilmeyeceği konusunda icma etmişlerdir.[20]
Müslümanlar, cihadı yerine getirdikleri dönemlerde en şerefli ve onurlu insanlar konumundaydılar. Ancak ne zaman ki cihadı terkettiler, Allahu Teala ceza olarak onları alçalttı. Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurur: “İ’yne[21] ile alışveriş yaptığınız, öküzlerin peşine takılıp çiftçilikle yetindiğiniz ve cihadı terkettiğiniz zaman size bir zillet verir ve yeniden dininize dönmedikçe sizden onu gidermez.”[22]
Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, cihadı terk etmeyi, alçaklığın ve başıboşluğun nedeni olarak bildirmiş; izzete kavuşmanın ise yolunda cihada dönmek ile mümkün olduğunu açıklamış ve bunu dine dönüş olarak isimlendirmiştir.
Kurtubi Rahimehullah, “Hoşunuza gitmediği halde savaş size farz kılındı. Sizin için daha hayırlı olduğu halde bir şeyi sevmemeniz mümkündür. Sizin için daha kötü olduğu halde, bir şeyi sevmeniz de mümkündür. bilir, siz bilmezsiniz”[23]ayetinin tefsirinde şöyle der: “Ebu Ubeyd der ki: “Bu kelime tarafından vadolunanı vermenin vücubunu ifade eder. Bunun anlamı şudur: Bazı zorluklarından dolayı cihad hoşunuza gitmeyebilir. Halbuki o, sizin için daha hayırlıdır. Zira cihad ile düşmanınıza galip gelirsiniz, zafer kazanırsınız, ganimetler elde edersiniz ve size ecir verilir. Bazılarınız da yolunda şehid olma nimetine kavuşur. Halbuki sizler rahatı ve savaşı terketmeyi seviyor olabilirsiniz. Ama o, sizin için daha kötüdür. Zira bu durumda düşmanlarınıza karşı yenik konuma düşersiniz ve idarenizi kaybedersiniz.” Derim ki; onun bu sözü gayet doğrudur. Bunun şüphe edilecek en ufak bir tarafı yoktur. Nitekim Endülüs ülkesinde böyle olmuştur. Zira onlar cihadı terkedip, savaştan korktular. Böylece düşman tarafından memleketleri işgal edildi, öldürüldüler, kadın ve çocukları da esir alınıp köle edildiler... İnna lillah ve inna ileyhi raciun. Şüphesiz ki bu, ellerimiz ile işlediklerimizin bir sonucudur.”[24]
İbn-i Hacer Rahimehullah, cihaddan uzak durmanın sebebi hakkında, “Gündüz veya gece bir kerecik yolunda çıkılan sefer, dünyadan ve içindekilerden daha hayırlıdır” hadisinin şerhinde şöyle der: “Bu hadis, dünya işlerinin basitliğini, ahiret işlerinin büyüklüğünü belirtmektedir. Gerçek de budur, zira cennetten, kamçı konabilecek kadar bir parça kazanabilen, bütün dünyayı kazanmış olmaktan daha büyük bir iş gerçekleştirmiş olursa, oradan yüce makamlar kazanabilenin durumu acaba nasıldır?! Buradaki nükte açıktır: Cihaddan geri kalmanın sebebi, herhangi bir dünyalığa olan meyildir. Dolayısıyla cihaddan geri kalan kimseye deniyor ki: Sen öylesine değersiz bir şey yüzünden, öyle değerli bir şey kaybediyorsun ki bu, akla ve vicdana sığmaz. Kocaman dünya, içinde bulunan bütün servetiyle, cennetten kazanılacak bir kamçı kadar yere değmezken sen dünyanın basit bir şeyi için cenneti kaybediyorsun.”[25]
Yukarıda aktardıklarımız, şehadetin üstünlüğüne, küfür önderleri ve yardımcılarıyla savaşmanın gerekliliğine delalet etmektedir. Ayrıca, dünyaya meyledip cihadı terketmenin zillete düşmeye, malları, ırzları ve memleketleri kaybetmeye; şehadeti sevmenin ve cihadı yerine getirmenin ise izzete ve güce kavuşmaya sebep olduğuna delalet etmektedir.
Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, en üstün mü’minin, canı ve malıyla cihada çıkan, sonra onlardan her ikisini de yolunda kaybeden kişi olduğunu açıklamaktadır. İmam Ahmed Rahimehullah, Müsned’inde, Ebu Hureyre’den Radıyallahu Anhu, Rasulullah’ın Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurduğunu rivayet eder: “Size insanların en hayırlısını haber vereyim mi? O, atının yularından yolunda tutan kimsedir. Hayırda bunu takip edeni haber vereyim mi? O da, koyunlarının peşine takılıp (insanları) terkeden, namaz kılan, zekat veren ve ’a kimseyi ortak koşmadan ibadet eden kimsedir.”[26] İbn-i Abbas’tan Radıyallahu Anhuma nakledilen diğer bir rivayette ise şöyle geçer: “Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Tebük’te insanlara hitabında şöyle buyurdu: “İnsanlar arasında, atının yularından tutup yolunda cihad eden ve insanların kötülüklerinden kaçınan kimsenin (hayırda) bir benzeri yoktur…”[27]
İnsanların içerisinde en hayırlı duruma sahip olanlar, yolunda cihad için hazır olan, şehadeti isteyen, yolunda cihad çağrısını işittiklerinde, bu çağrıya icabet eden ve kendisi hakkında Allahu Teala’nın emri gelinceye kadar bu hal üzere devam eden kişilerdir. Ebu Hureyre’den Radıyallahu Anhu, Rasulullah’ın Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: “İnsanların en hayırlısı; yolunda atının yularından tutan, bir hazırlık ya da korku işittiğinde kendinden emin bir şekilde acele eden, ölümü ve savaşmayı uman kimsedir…”[28]
Razı ve gönüllü olarak kendi canını, Allahu Teala yolunda feda eden kişi, Rasulullah’ın Sallallahu Aleyhi ve Sellem doğruluğuna şehadet eden en hayırlı kimsedir.
[13]9 Tevbe/111
[14] Ahmed, Tirmizî ve İbn-i Mâce, sahih bir isnadla rivayet etmişlerdir.
[15] Bkz: Zâdu’l-Meâd, 3/212. Şuayb ve Abdulkadir el-Arnavud’un tahkikiyle.
[16] Fethu’l-Bâri, 6/10
[17] 8 Enfal/39
[18] Bkz: El-Bidâye ve’n-Nihâye: 13/119. Tefsir-u İbn-i Kesîr, 2/67
[19] 9 Tevbe/12
[20] Sahih-i Müslim bi Şerhi’n-Nevevî, 12/229; Fethu’l-Bâri, 9/13
[21] İ’yne: Faizle yapılan alışverişlerden bir çeşittir. Özelliği: Bir kişinin, vakti tayin edilmiş bir bedel ile (veresiye) bir şeyi birisine satması, daha sonra aynı malı, sattığı kişiden peşin olarak daha düşük bir ücret ile satın almasıdır. Bu şekilde, peşin bedel ile veresiye bedeli ayırarak faizli bir kar elde edilmiş olmaktadır.
[22] Ebu Davud rivayet etmiştir. İbn-i Ömer Radıyallahu Anhuma hadisinden.
[23] 2 Bakara/216
[24] Tefsiru’l-Kurtûbî, 3/43. Dâru’l-Hadîs.
[25] Fethu’l-Bâri, 6/14
[26] Ahmed rivayet etmiştir. Hadis no: 10361
[27] Ahmed rivayet etmiştir. Hadis no: 1883
[28] Müslim (3503) ve İbn-i Mâce (3967) rivayet etmiştir
|
|
|
|
Bu Mesaj İçin Kuz3y'a Teşekkür Edenler
|
|
01-20-2008
|
#12
|
Üyelik Tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 10.218
Teşekkürler: 287
1.705 Mesajına 2.518 kez Teşekkür Edildi.
|
Şehadet Aşktır:
Aşkın; yürekleri yakıp kavurarak bir tutkuya, bir özleme dönüştüğü duygunun adıdır.
'a ve onun için olan her şeye gönül verip, bu uğurda hiçbir fedakarlıktan kaçınmamanın adıdır.
Şehadet; sapına kadar delikanlıların kara sevdasıdır.
Yürekleri aşkıyla yanıp tutuşan, Rahmana ahdetmiş delikanlıların sevdasıdır.
Şehadet hayattır, yaşamdır. fani olan herşeyden arınıp, Ebedi hayatta vucut bulmaktır.
Cennete gitmenin Basit / zor şifresidir.
Şehadet tam bir teslimiyetin adıdır. Rahmana bütün varlığıyla teslim olmanın çileli / mutlu yoludur.
Şehadet; Mücahidin ölümle nikahının şahididir. ölümsüzlüğn teminatıdır...
Hani insan aşık olur ya !!! aşkı uğruna deli divane olr ya !!! Mecnun gibi çöllere düşer, Ferhat gibi dağları deler ya !!! Bu misaller bile Mücahidin Şehadetle olan aşkını anlatmada çaresiz kalıyor...
Bu nasıl bir aşktır Ya Rab ! Yürekleri ateşinle eritip yok ediyor... Bu uğurda - canlardan mallardan geçiliyor...
Sa'd Bin Ebi vakkas Anlatıyor:
Uhud savaşında bir ara baktım, Abdullah bin Cahş yanıma geldi. Dedi ki:
" Şöyle bir kenara çekilsek, ben dua etsem sen amin desen, Sonra istersen sen dua et ben amin diyeyim olmazmı ?
Bende davetine icabet ettim.
Bir kenara çekildik. Önce ben dua ettim:
" Ya Rabbi karşıma güçlü kuvvetli birini çıkar. çarpışalım, ben onu öldüreyim. Böylece hem en büyük hizmeti yapmış olayım hem de ganimeti alayım."
Abdullah bin cah bu duaya amin dedi. 'a yemin olsun ki isteğim oldu. Sonra o dua etti:
" 'ım 1 Bu gün benim karşıma güçlü kuvetli zorba birisini çıkar. Onunla kıyasıya savaşayım. sonra o beni öldürsün. Bununla yetinmeyip, Karnımı yarsın, kulaklarımı burnumu kessin. ve ben o halimle huzuruna çıkayım. sen bana:
"Kulum Abdullah ! Sana verdiğim azaları ne yaptın ?" Diye sorduğunda bende:
" Ey Rabbim ! emanet olarak verdiğin o azaları yerinde kullanamadım. hakkını veremedim. Sağlam olarak onlarla senin katına çıkmaya haya ettim. Onları senin ve Resulünün yolunda harcadım." Diyeyim. Sen de :
" doğru söyledin" diyesin ve affedesin.
Bu duaya amin demek içimden hiç gelmedi. ama sözleştiğimiz için amin dedim. Vallahi onun duası benimkinden daha hayırlıydı. vallahi akşama doğru onu gördüm. Burnu ve kulakları bir ipte sallanıyordu....
ALLAHUEKBER !!!!!!!!!
Afgan cihadı sırasında yaralanan ve Almanyada tedavi gören bir Mücahid komutan:
Bu Komutanın diz kapağına isabet eden kurşunlar diz kapağını parçalamış ve bir ayağını felç etmiş. dizindeki kurşunlar çıkarıldıktan sonra Komutan;
Tekrar cepheye dönmek istiyor. Ve o yaralı ve felç haliyle Almanyada kalmayıp cepheye geri dönüyor...
Amerikada, afgan cihadında yaralanmış henüz 16/17 yaşlarında bir çocuk:
Vucudundaki kurşunlar henüz yeni çıkarılmış. ziyaretine gidenlere aynen şöyle diyor:
" Biz yalnızca vatanımızı kurtarmak için savaşmıyoruz. Bunun yanında İslam ve Müslümanların şereflerini kurtarmak için de savaşıyoruz. Biz yolunda cihad ediyoruz. YATAKTAN KALKAYIM TEKRAR RUSLARLA SAVAŞA GİDECEĞİM.... DİYOR......
Bu Mücahidleri Rahmana koşmaya iten Sevdaya, Tutkuya bak !!!!!!
RABBİM, BİZİ ŞEHADETE HAZIR TUTSUN .
YOLUNA İLETSİN.
BİZE BU İRADEYİ NASİP ETSİN....
Kanım dökülsün soğuk zindana
Deşilsin Yüreğim Kur'an uğruna
Daramparça ulaşayım rahmana
Yeter artık gel ey kutlu Şehadet...
-YA SABIR-
ayni cephede TEK VE BÜYÜK OLAN RABBİMİZ İÇİN CİHAD EDEBİLMEK DİLEĞİ İLE...
'ın Laneti Kafirlerin ve Onlara Yardım Eden Münafıkların Üzerine OLsun...
|
|
|
01-20-2008
|
#13
|
Üyelik Tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 10.218
Teşekkürler: 287
1.705 Mesajına 2.518 kez Teşekkür Edildi.
|
AH SEHADET
Icim yanar bir atestir
Masuk’a duydugum hasret
Seninle olmek sereftir
Ikram sende sende izzet
Ah sehadet ah sehadet
Alsin seni gok kusatsin
Alemler selama dursun
Oluler sende dirilsin
Kiyam sende sende zafer
Ah sehadet ah sehadet
Gulustanin gul kokuyor
Sehadet tende tutuyor
Inkilabin buyuluyor
Hayat sende sende ebed
Ah sehadet ah sehadet …
|
|
|
|
Bu Mesaj İçin Kuz3y'a Teşekkür Edenler
|
|
01-20-2008
|
#14
|
Üyelik Tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 10.218
Teşekkürler: 287
1.705 Mesajına 2.518 kez Teşekkür Edildi.
|
ŞEHADET BİR ÇAĞRIDIR
NESİLLERE ÇAĞLARA

17 Temmuz 1958’de Bitlis’e bağlı Kolongo’da dünyaya geldi.Sadrettin Yüksel Hoca’nın oğludur.Mücadeleci bir kişiliği vardır.
Şehid edildiğinde 20 yaşında idi.Genç yaşına rağmen , İslami hareketin içerisinde şuuru , uyanıklığı ve aktivitesiyle kısa zamanda sivrildi . 1977 yılında Fatih Daruşşafaka Caddesinde Komünist militanlarla giriştiği çatışmada üç kurşunla yaralanmıştı.
Her mitingde onu en ön safta görürdü Müslümanlar . Şehit olduğu günün bir gün öncesi İzmir’den gelmişti . İzmir’deki İran konsolosluğunda Müslümanlarla komünistlerin mücadelesinde yardımcı olmak için gittiği İzmir’den muzaffer olarak İstanbul’a döndü.
23 Şubat 1979 Cuma günü Cuma namazına müteakip caminin merdivenlerinden 50 m uzakta şehit edildi.Görgü şahitlerinin anlattığına göre merhum kardeşimiz namazdan çıkınca , Fatih Camii’nin arka avlusunda gizlenen caniler , ona adıyla hitap ettiler . “Metin!” seslenişini duyan kardeşlerimiz , geri döndüğünde eli silahlı şahıslarla karşılaştı . Irkçılar , Metin’in ayağına doğru bir kez ateş ettiler ve kurşun ayak parmağını sıyırdı . Birkaç saniye içinde geçen olayda ikinci kurşun Metin’in karnına saplanmıştı . Merhum yere kapanmış kıvranıyor ve Kelime-i Şehadet getirmeye çalışıyordu , katiller başına üşüştü ve beynine iki el ateş ettiler . Metin’in oluk gibi akan kanları , Fatih Camii’nin avlu taşlarını kıpkırmızı yapmıştı .
Görgü şahitleri , hadiseden sonra Cuma’dan cemaati yanıltmak için , katillerin “ Allahu Ekber ” diyerek kaçtıklarını belirtiyor .
Ne var ki al kanlara bulanan gencin Metin olduğunu cami cemaati anlayıncaya kadar katiller çoktan kaçmıştı.
Dursun Özcan anlatıyor :” Bir Cuma günü geceden yağan kar kaplamış her tarafı . Cuma namazından çıkıyoruz . Cami’nin doğu kapısından … Bizden önce çıkanlar olmuş , bu arada ben çınar ağaçlarının arkasında bir kişinin siper aldığını ve sol elle ateş açtığını gördüm . Çarşamba Pazarı’na açılan açılan kapının önünde birikmiş olan arkadaşlara ateş açıyordu . Bir başkası da zannederim havaya ateş etmekteydi … Olay esnasında etrafta kimse yoktu . Nasıl olsuydu tecrit olmuşlar sanki . İşte o an biz Metin’in yere düştüğünü gördük ve bunlar kaçmaya başladı .Tekbir getirerek kaçıyorlardı . Biz hemen Metin’i aldık ve hastaneye götürdük Metinin vurulduğunu görmüştük fakat şehit olduğunun farkına varamadan hastaneye ulaştırdık . Tabi doktorlar ‘Başınız sağ olsun’ dediler …”
Metin Yüksel
Molla Sadretti’nin mahdumuydu Doğunun ezilen çoçuğuydu Ey mucahit Metin Yüksel Bizlerin önderi siz şehitler Metin yüksel ölmedin sen Ölmedin sen
Molla Sadrettin’in en yiğit oğlu Metinin ölmedi cennete doğdu Her şehit bir adımdır zafere Her zafer bir umut kutlu yere Metin Yüksel ölmedinsen Ölmedin sen
Molla Sadrettin’in alnı secdede Metinin annesine şehadet mujde Ağla Müslümanım haline ağla İslam ülkesinde garip bu dava Metin Yüksel ölmedin sen Ölmedin sen
|
|
|
|
Bu Mesaj İçin Kuz3y'a Teşekkür Edenler
|
|
01-20-2008
|
#15
|
Üyelik Tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 10.218
Teşekkürler: 287
1.705 Mesajına 2.518 kez Teşekkür Edildi.
|
|
|
|
|
Bu Mesaj İçin Kuz3y'a Teşekkür Edenler
|
|
01-20-2008
|
#16
|
Üyelik Tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 10.218
Teşekkürler: 287
1.705 Mesajına 2.518 kez Teşekkür Edildi.
|
|
|
|
|
Bu Mesaj İçin Kuz3y'a Teşekkür Edenler
|
|
01-20-2008
|
#17
|
Üyelik Tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 10.218
Teşekkürler: 287
1.705 Mesajına 2.518 kez Teşekkür Edildi.
|
Şehitler yine şehit olmak ister
Enes radıyallahu anh’ tan rivayet edildiğine göre, Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Cennete giren hiçbir kimse, yeryüzündeki her şey kendisinin olsa bile dünyaya geri dönmeyi arzu etmez. Sadece şehit, gördüğü aşırı itibar ve ikram sebebiyle tekrar dünyaya dönmeyi ve on defa şehit olmayı ister.” Bir rivayette: “Şehitliğin faziletini gördüğü için” denilir. (Buhârî)
Şehitlik Aleyhissalatü Vesselam Efendimiz’e en yakın, en kutlu mertebedir. Ecdadımız bin yıldır evlatlarını vatan hizmetine yolcu ederken, “Haydi oğlum, haydi git. Ya gazi ol, ya şehit!” diyerek uğurlamışlardır.
Mehmed Âkif merhumun satırlarında en güzel ifadesini bulduğu üzere, Çanakkale’de ve İstiklal Harbi’nde düşman “iman dolu göğüslere” mağlup olmuştur. Bir milletin en büyük sermayesi depolardaki silahlarından çok idealist, imanlı ve gözüpek gençliğidir.
Şehitler Kur’an’ın ifadesiyle asla ölmezler ve işin garibi “ölüm” nasıl bir şeydir, ne kadar acı çekilir onu da bilmezler. Bu yüzden “şehitler ölüm acısını, ruhun cesetten çıkarkenki acıyı yaşamadıkları için, başka bütün zâtların aksine dünyaya tekrar tekrar gelmek isterler” denilmiştir.
|
|
|
|
Bu Mesaj İçin Kuz3y'a Teşekkür Edenler
|
|
01-20-2008
|
#18
|
Üyelik Tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 10.218
Teşekkürler: 287
1.705 Mesajına 2.518 kez Teşekkür Edildi.
|
RABBİM, BİZİ ŞEHADETE HAZIR TUTSUN .
YOLUNA İLETSİN.
BİZE BU İRADEYİ NASİP ETSİN....
Kanım dökülsün soğuk zindana
Deşilsin Yüreğim Kur'an uğruna
Daramparça ulaşayım rahmana
Yeter artık gel ey kutlu Şehadet...
-YA SABIR-
ayni cephede TEK VE BÜYÜK OLAN RABBİMİZ İÇİN CİHAD EDEBİLMEK DİLEĞİ İLE...
 'ın Laneti Kafirlerin ve Onlara Yardım Eden Münafıkların Üzerine OLsun...
 razi olsun bu guzel paylasim icin
cumlemizi sehadet makamina ulastirsin Rabbim 
|
|
|
|
Bu Mesaj İçin Kuz3y'a Teşekkür Edenler
|
|
|
Konuyu Toplam 1 üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Konu Seçenekleri |
|
|
| Modları Göster |
Normal Mod
|
Yetkileriniz
|
değil Yeni mesaj yazma yetkiniz aktifdir.
değil Mesaja Cevap verme yetkiniz aktifdir.
değil Eklenti ekleme yetkiniz aktifdir.
değil mesajınızı değiştirme yetkiniz aktifdir.
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:17 .
çakşır
|