 |
|
10-13-2009
|
#1
|
|
Administrator
Üyelik Tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 15.048
Teşekkürler: 23.254
8.855 Mesajına 17.854 kez Teşekkür Edildi.
|
Tebük Gazvesi
Tebuk, Vadi'l-Kura ile Şam arasında bir yerdir. Hicretin dokuzuncu yılının (M. 630) Receb ayında vuku bulan Tebuk gazvesi, Resulullah (s.a.s.)'in en son gazvesidir. Resulullah (s.a.s.) ashabına, Rum (Bizans)larla savaşmak için hazırlanmalarını emretmişti. Yol uzun, düşman kuvvetli, zaman yaz mevsiminin en sıcak günleriydi. Kuraklık ve kıtlık vardı. Buna mukabil hurmaların olgunlaşıp meyve vereceği, hurma ağaçlarının gölgesinde yaşandığı günlerdi. Böyle bir hayatı bırakıp aç-susuz, uzun bir sefere çıkmak zordu. Bundan dolayı Kur'an dilinde, bu seferin tesadüf ettiği zamana "zorluk zamanı", bu sefere "zorluk gazvesi", bu savaşa katılan orduya da "zorluk ordusu (ceyşu'l-usre)" denmiştir. Resulullah (s.a.s.) savaşa hazırlandığı diğer zamanlarda, nereye sefer düzenleneceğini gizli tutmasına rağmen bu kez alışılanın aksine, böyle bir ihtiyata lüzum görmeyerek Rumlar üzerine gidileceğini bildirmişti. Bunun amacı, yolun uzun, zamanın zor ve düşmanın çok olmasından dolayı, hazırlıkların ona göre yapılmasını sağlamaktı. Resulullah (s. a.s.) sefere çıkmakta kararlıydı. Ashabına yol için hazırlanmalarını emretti. Zenginleri Allah yolunda infaka teşvik edip binek hayvanları vermelerini istedi. Zengin sahabiler de bütün imkanlarını Allah yolunda seferber ettiler.
Devam edecek...
|
|
|
|
The Following 6 Users Say Thank You to lale For This Useful Post:
|
|
10-15-2009
|
#2
|
|
Administrator
Üyelik Tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 15.048
Teşekkürler: 23.254
8.855 Mesajına 17.854 kez Teşekkür Edildi.
|
Ashabın İhlas ve İnfakı
Resulullah (s.a.s.)'in emri üzerine, sahabiler (r. anhum) orduya sadaka, nafaka ve binek hayvanları getirmeye başladılar. Hz. Ebu Bekir (r.a.) malının tamamı olan 40 bin dirhem altın getirdi. Resulullah (s.a.s.) ona: "Kendi ehline herhangi bir şey bıraktın mı?" diye sorunca o: "Onlara Allah ve Resulünü bıraktım" diye cevap verdi. Hz. Ömer (r.a.) malının yarısını getirdi. Resulullah (s.a.s.) ona da: "Kendi ehline herhangi bir şey bıraktın mı?" diye sorunca Ömer (r.a.): "Evet, malımın yarısını" diye cevap verdi. Abdurrahman ibnu Avf iki yüz evkiye altın, Asım ibnu Adiy yetmiş deve yükü hurma getirdi. Hz. Osman (r.a.) ise ordunun üçte birini techiz etti. İbnu Hişam'ın bildirdiğine göre Osman ibnu Affan bu sefer için büyük bir infakta bulundu; öyle ki, o zamana kadar hiç kimse bu kadar infakta bulunmamıştı. Osman ibnu Affan, Tebuk gazvesinde dar durumda olan orduya bin dinar infak etti. Bunun üzerine Resulullah (s.a.s.) mealen şöyle buyurdu: "Allah'ım! Osman'dan razı ol, çünkü ben ondan razıyım."
Devam Edecek...
|
|
|
|
The Following 5 Users Say Thank You to lale For This Useful Post:
|
|
10-17-2009
|
#3
|
|
Administrator
Üyelik Tarihi: Apr 2009
Mesajlar: 5.729
Teşekkürler: 8.765
3.227 Mesajına 5.829 kez Teşekkür Edildi.
|
Ablacım hayırlı paylaşımların için Allah Razı Olsun...
__________________
Düzenim Bozulur,Hayatımın Altı Üstüne Gelir Diye Endişe Etme.
Nereden Bilebilirsin Hayatın Altının Üstünden Daha İyi Olmayacağını?
Şems-i Tebrizi

|
|
|
|
Bu Mesaj İçin C.A.N'a Teşekkür Edenler
|
|
10-17-2009
|
#4
|
|
Administrator
Üyelik Tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 15.048
Teşekkürler: 23.254
8.855 Mesajına 17.854 kez Teşekkür Edildi.
|
Ecmain Cancığım..
Cihada Katılamadıklarından Dolayı Ağlayanlar
Müslümanlardan yedi (diğer bir rivayette yediden fazla) kişi Resulullah (s.a.s.)'in yanına geldiler ve Resulullah (s.a.s.)'den kendilerini bindireceği ve seferde yüklerini yükleyecekleri hayvan istediler. Çünkü kendileri bu imkana sahip değillerdi. Resulullah (s.a.s.) da onlara: "Sizi bindireceğim bir binek bulamıyorum" dedi. Bunun üzerine onlar infak edilecek şey bulamamaktan ötürü üzülerek gözyaşları içinde geri döndüler.
|
|
|
|
The Following 3 Users Say Thank You to lale For This Useful Post:
|
|
10-20-2009
|
#5
|
|
Administrator
Üyelik Tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 15.048
Teşekkürler: 23.254
8.855 Mesajına 17.854 kez Teşekkür Edildi.
|
Münafıkların Yeniden Ortaya Çıkışı ve Yaptıkları Planlar
Hudeybiye anlaşmasından sonra münafıklar hayli azalmıştı. Hudeybiye anlaşması ve Mekke'nin fethinden sonra İslam toplumu büyümeye başlamış, İslam ordusu yirmi kat artmıştı. Bu dönemde kendi istekleriyle İslam'ı seçenler olduğu gibi korkuyla İslam'ı seçenler de vardı. Münafıkların lideri Abdullah ibnu Ubey henüz hayattaydı ve münafıklar bloğunun yeniden yapılanmasını başlattı. Tebuk gazvesi sırasında münafıkların hareketi belirgin bir şekilde ortaya çıktı. Münafıkların seferberlik öncesi faaliyetleri, Müslümanları Resulullah (s.a.s.)'den uzaklaştırmak ve onları dünyanın aldatıcı güzelliklerine çekmek doğrultusundaydı. Bazı münafıklar, Müslümanlarla birlikte sefere çıkmamak için: "Vallahi, kavmim ensar bilir ki, ben kadınlara düşkün bir adamım. Beni Asfar'ın (Rumların) sarışın kadınlarını görünce sabır gösteremeyip bir fitneye düşerim" diyerek mazeret ileri sürdüler.
Münafıklardan bir kısmı da izin istemekle kalmayıp havanın çok sıcak olduğundan bahsederek sefere iştirak eden müminleri de caydırmaya çalışıyorlardı. Münafıkların diğer bir kısmı da Resulullah (s.a.s.)'e gelerek: "Gücümüz yetseydi, sizinle beraber çıkardık" diyerek yalan söylemişlerdi. Münafıkların ordu içindeki durumları da şöyleydi: Devamlı olarak emirlere muhalefet ediyor, ordu içinde fitne çıkarmaya çalışıyorlardı. Planlarının içinde en tehlikeli olanı da Resulullah (s.a.s.)'i bir suikastla öldürme girişiminde bulunmaktı. Medine'deki münafıklara gelince, onlar sığınacakları, İslam düşmanlarına karargah olacak Dırar mescidini inşa etmişlerdi. Ayrıca Resulullah (s.a.s.)'e yahudi Süveylim'in evinde bir kısım münafıkların toplandıkları ve halkı gazadan döndürecek sözler söyledikleri bildirilmişti. Bunun üzerine Resulullah (s.a.s.) bir grup sahabiyi göndererek o evi ateşe verdi ve orada toplanan münafıkları dağıttı...
|
|
|
|
The Following 3 Users Say Thank You to lale For This Useful Post:
|
|
10-20-2009
|
#6
|
|
RuHuNa_PeRWaNe
Üyelik Tarihi: Aug 2006
Mesajlar: 2.125
Teşekkürler: 1.291
879 Mesajına 1.360 kez Teşekkür Edildi.
|
bölesi münafıkların zuriyetleri hala devam ediyorlar...Rabbim onlardan berii eylesin bizleri.. tşk. abla
__________________
ÖLÜM BİZLER İÇİN GERÇEK BİR DİRİLİŞ VE O'' GERÇEK SEVGİLİYE KAVUŞMAMIZDIR.
MADEM ÖLÜM TEK BİR DEFA GELECEK ODA NEDEN ALLAH(CC) İÇİN OLMASIN
|
|
|
|
The Following 2 Users Say Thank You to *perwerder* For This Useful Post:
|
|
10-20-2009
|
#7
|
|
Administrator
Üyelik Tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 15.048
Teşekkürler: 23.254
8.855 Mesajına 17.854 kez Teşekkür Edildi.
|
Amin,amin,amin...
|
|
|
10-23-2009
|
#8
|
|
Administrator
Üyelik Tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 15.048
Teşekkürler: 23.254
8.855 Mesajına 17.854 kez Teşekkür Edildi.
|
Dersler ve İbretler
Tebuk gazvesi ders, ibret ve öğütlerle doludur. Dolayısıyla günümüz davetçilerinin, Tebuk gazvesini tekrar tekrar okumaları ve ondan çıkarılacak dersler ve öğütler ışığında hizmet ve çalışmalarını sürdürmeleri gerekmektedir. Tebuk gazvesi; zengin Müslümanların fedakarlığı, fakirlerin durumu, münafıkların hile, tuzak ve planları, savaşa gitmemek için uyduruk mazeretler ileri sürerek Resulullah (s.a.s.)'den izin isteyen insanların hali, hiçbir mazeret ileri sürmeden savaşa gitmeyen ve daha sonra Resulullah'a yalan mazeretler ileri sürenlerin durumu, bazı dünyevi sebeplerden dolayı gitmeyen ve daha sonra Resulullah'a doğruyu söyleyerek hiçbir mazeret beyan etmeyen samimi Müslümanların durumu gibi çeşitli yönleri içermektedir. Tebuk gazvesinden çıkarılacak ders, ibret ve öğütleri şu şekilde sıralayabiliriz:
1. Bütün İslami çalışmalarda Resulullah (s.a. s.)'i ve sahabilerini örnek almak
Resulullah (s.a.s.) ve sahabileri savaşta, barışta, darlıkta, bollukta, kısacası hayatın bütün alanlarında kıyamete kadar gelecek bütün Müslümanlara örnektirler. Dün seferin uzunluğu, düşmanın kuvvetli olması, yaz mevsiminin kızgın sıcaklığı, zamanın kuraklık, kıtlık ve meyvelerin olgunlaşma zamanı olması gibi dünyevi sebepler sahabileri Resulullah (s.a.s.)'in emrini yerine getirmekten alıkoymadığı gibi bugün de makam, mevki, görev ve iş yerleri gibi sebepler hiçbir zaman Müslümanları İslami hizmet ve çalışmalardan alıkoymamalıdır. Dünya, içindeki eşyayla birlikte fanidir. Baki olan Allah'tır. Dolayısıyla dünyanın geçici ama aynı zamanda çekici güzelliklerine kanıp Allah yolunda yapılacak hizmetlerden geri kalmamak gerekir.
|
|
|
|
The Following 3 Users Say Thank You to lale For This Useful Post:
|
|
10-29-2009
|
#9
|
|
Administrator
Üyelik Tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 15.048
Teşekkürler: 23.254
8.855 Mesajına 17.854 kez Teşekkür Edildi.
|
2. Zor anlarda yardımlaşma ve dayanışmanın önemi
Resulullah (s.a.s.) Allah yolunda infaka teşvik ve emir buyurduğu zaman zengin sahabilerin bütün imkanlarını Allah yolunda seferber ettikleri görülmektedir. Müslümanların bölük pörçük ve dağınık bir vaziyette oldukları şu asrımızda, dayanışma ve yardımlaşmaya daha fazla ihtiyaç duyulmaktadır. Maddi imkanları yerinde olan duyarlı Müslümanlar Allah yolunda infaka davet edildikleri zaman gönül hoşnutluğu içerisinde vermeleri ve kıyamete kadar gelen bütün Müslümanlara örnek olan sahabilerin Allah yolunda mallarını infak ettikleri gibi bugünün Müslümanlarının da mallarını tereddütsüz infak etmeleri gerekmektedir. Şunu unutmamak gerekir ki, malının en azından bir bölümünü Allah yolunda harcamayan bir Müslümandan hayır gelmez.
3. Sorulan sorularla kişilerin genel tavırlarının ve özelliklerinin ortaya çıkarılması
Resulullah (s.a.s.) infaka katılan sahabilerin arasında Ebu Bekir ve Ömer (r.anhum)'a: "Kendi ehline herhangi bir şey bıraktın mı?" sorusunu ayrı ayrı yöneltmesi büyük önem arz etmektedir. Hz. Ebu Bekir'in: "Onlara Allah ve Resulü'nü bıraktım", Ömer'in de: "Evet malımın yarısını bıraktım" diye cevap vermeleri ayrı bir önem taşımaktadır. Bugünün dava liderleri de, kendi maiyetlerindeki şahısların genel tavırlarını ve özelliklerini anlayabilmek için onlara çeşitli sorular sorabilir ve aldıkları cevaplar doğrultusunda teşhislerini koyabilirler.
|
|
|
|
The Following 3 Users Say Thank You to lale For This Useful Post:
|
|
10-30-2009
|
#10
|
|
Administrator
Üyelik Tarihi: Apr 2009
Mesajlar: 5.729
Teşekkürler: 8.765
3.227 Mesajına 5.829 kez Teşekkür Edildi.
|
Alıntı:
|
Müslümanların bölük pörçük ve dağınık bir vaziyette oldukları şu asrımızda, dayanışma ve yardımlaşmaya daha fazla ihtiyaç duyulmaktadır. Maddi imkanları yerinde olan duyarlı Müslümanlar Allah yolunda infaka davet edildikleri zaman gönül hoşnutluğu içerisinde vermeleri ve kıyamete kadar gelen bütün Müslümanlara örnek olan sahabilerin Allah yolunda mallarını infak ettikleri gibi bugünün Müslümanlarının da mallarını tereddütsüz infak etmeleri gerekmektedir. Şunu unutmamak gerekir ki, malının en azından bir bölümünü Allah yolunda harcamayan bir Müslümandan hayır gelmez.
|
Ablacım Allah Razı Olsun senden.Paylaştığın bu bilgiler için teşekkürler...
__________________
Düzenim Bozulur,Hayatımın Altı Üstüne Gelir Diye Endişe Etme.
Nereden Bilebilirsin Hayatın Altının Üstünden Daha İyi Olmayacağını?
Şems-i Tebrizi

|
|
|
|
Bu Mesaj İçin C.A.N'a Teşekkür Edenler
|
|
|
Konuyu Toplam 1 üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Konu Seçenekleri |
|
|
| Modları Göster |
Normal Mod
|
Yetkileriniz
|
değil Yeni mesaj yazma yetkiniz aktifdir.
değil Mesaja Cevap verme yetkiniz aktifdir.
değil Eklenti ekleme yetkiniz aktifdir.
değil mesajınızı değiştirme yetkiniz aktifdir.
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 16:12 .
çakşır
|