 |
03-20-2011
|
#1
|
|
acizane
Üyelik Tarihi: Oct 2009
Mesajlar: 124
Teşekkürler: 38
110 Mesajına 321 kez Teşekkür Edildi.
|
Vefatının birinci yıl dönümünde Said Nursinin talebelerinden Ali İhsan Tolayı rahmetle anıyoruz
Vefatının birinci yıl dönümünde Said Nursinin talebelerinden
Ali İhsan Tolayı rahmetle anıyoruz
Risale Haber-Haber Merkezi
Yazar Ömer Özcan, Ali İhsan Tola notlarını Risale Haber okuyucuları için paylaştı:

1927 Senirkent doğumludur Ali İhsan Tola Ağabeyimiz. Orman İşletme Mühendisidir. 1950 yıllarında Bediüzzaman ve Risale-i Nurları tanıdıktan sonra, mühendisliği bırakıp, nur hizmetleri ile iştigale başlamıştır. Bir ara Savda bulunan teksir makinesiyle tab işlerinde bulunmuştur. Ankarada Risale-i Nur eserlerinin yeni harflere çevrilerek matbaalarda basılmasında da çok emeği geçmiştir.
Hazret-i Üstad, onu daha çok siyasilerle olan hizmetlerde istihdam etmiştir. Dayısının oğlu olan Dr. Tahsin Tola, Adnan Menderes döneminde Demokrat Parti milletvekili olmuştu. Bu itibarla Hazret-i Üstad Ali İhsan Tolayı dayızadesi mebus Tahsin Tola ile birlikte vazifelendirmiştir. 1953den 1956 tarihine kadar olan zaman içerisinde Risale-i Nurların yeni harflere çevrilerek matbaalarda basılması hususunda görüş alışverişleri ve istişareleri olmuştur.
O tarihlerde kâğıt bulunmazdı. Kâğıt karaborsada aşırı fiyatlarla, on kat fazlasına satılmaktaydı. Buna rağmen onun, bir usulünü bularak, kâğıt temini hususunda hizmetleri olmuştur. O sıralarda Ankaranın en büyük matbaalarından olan Doğuş Matbaası ve Yeni matbaa gibi müesseselerde Risale-i Nur kitapları basılmakta idi. Fakat zaman zaman yasaklar ve mani olmalar devam etmiştir. Buna rağmen eserlerin tamamı Hazret-i Üstad hayatta iken yeni harflerle basılmıştır.
Ali İhsan Tola Ağabeyimiz; otlardan, çiçeklerden, bal karışımlarından ve çeşitli yağ karışımlarından yaptığı edviyelerle insanlık âlemine faydalı olduğu söylenmektedir.
13 Mayıs 2009 tarihinde vefat eden Ali İhsan Tolayı rahmetle anıyor, hayatta iken kendi tashihinden geçirdiğim, kayıtlarımda bulunan hatıralardan bazılarını Risale Haber okuyucularına sunuyorum.
Ali İhsan Tola anlatıyor:
Yemeyi içmeyi terk edersen nefsine hizmet ettiremezsin
1950 senelerindeyiz. Sav Köyünde teksir ettiğimiz İşârat-ül İcaz Mecmuasını yazıp bitirdikten sonra tashih için bir nüsha Ispartaya Hazret-i Üstada götürdüm. Hazret-i Üstad beni Ispartadaki evinde, odasının kapısında karşıladı. Mübarek ellerini öptüm, eseri teslim ettim. O sıralarda kendi nefsimi tezkiye için oruçla riyazet yapmakta idim. Hazret-i Üstad bana şöyle dedi: Hizmet zamanı yemeyi içmeyi terk edersen, nefsine hizmet ettiremezsin, bu dalalet olur. İhtiyacı olan gıdayı verir de, hizmet-i îmaniyede çalıştırırsan, Allah rızası için cihad olur. Ben dahi tashih hizmetlerinin çok olduğu şu günlerde gözlerim yoruluyor. Gözlerimin yorgunluğunu gidermek için kuzu etinden köfte yaptırması için Bayramı gönderdim dedi. Ve köfteler geldiğinde bir tane de bana yedirdi.
Sonra İşârat-ül İcaz mecmuasının tashihine başlandı. O sırada ben dışarıda başka bir işle meşgul iken tashihe başlanmıştı. Odaya girdiğimde bir nüsha da bana verildi. Takip ederken kafama bir mesele takıldı: Sûre-i Bakaranın baş Ayeti olan Elim Lâm Mim kelimesinin izahı... Ben girmeden okunmuş, keşke ben de duysaydım diye iradesiz içinden geçiriyordum. Hemen Hazret-i Üstad; Keçeli sen sonradan geldin, okunan yerlerden anladığın kadar yeter dedi. Peki Üstadım dedim. Ama iradesiz aynı şey aklıma tekrar geldi. Hazret-i Üstad yine hissetti ve aynı cevabı verdi. Sonra kitaptan on sayfa okundu ve Fatiha denildi.

Hazret-i Üstad yemek yemeyi tesbihat manasına getirerek sen tesbihat yapmamışsındır diyerek, mutfağa buyurun dediler. Mutfağa geçerek mutfakta bulunan suda ıslatılmış kuru ekmek ile yumurta yemeğinden yemeye başladım. Hazret-i Üstad diğer talebeleriyle birer birer yiyecek erzak gönderiyordu bana. Ceylan büyükçe bir ekmek getirdi: Ağabey bu ekmek seninle tesbihat yapacak dedi. Arkasından Tâhirî Mutlu Ağabey büyükçe bir teneke içinde yağ-zeytinler getirdi: Bu zeytinler seninle tesbihat yapacaklar.Onun da arkasından Zübeyr bardak içinde üzüm taneleri getirdi: Ağabey bu üzüm taneleri seninle tesbihat yapacaklar deyince; Ben gönlümden dedim: Haydi Ceylan ve Zübeyir gençler, belki benimle şaka ediyorlar. Yaşlı başlı Tâhir Ağabey de mi benimle şaka ediyor derken kafam çalıştı, jeton düştü. Hazret-i Üstad hissimi açık seçik bana izah etmiş bulunuyordu. Evet, ben bundan anladım ki: Hakaik-i imaniye büyük bir sofra-i İlâhî olmakla, bana düşen hâfıza-i midemin aldığı kadar olduğunu Hazret-i Üstad bana faaliyet ile ders veriyordu. Bilahare ben müsaade istedim, Sav yoluna girdim. Savdaki hizmete döndüm.
Allah-u Teâlânın Şeriat-ı Fıtriyesi vardır ki
Ondan hiç kimse yakasını kurtaramaz
1970li yıllarda beni ziyaret için gelenlerden dolayı, bir kısım siyasilerin gözüne battık. Risale-i Nur hakkında propaganda yapıyor; yanına gelenlere sekir verici otlardan içiriyor diye asılsız ithamlarla beni tevkif ettiler. 103 gün hapishanede yattım. Bu ithamlara rağmen adliye idarecilerinin bazılarının çocuklarının ve aile efradının rahatsızlıklarında, bana bir şey soruldukça ifade ettim. Ve şifa bulanlar oldu.
Ben tahliye olduktan sonra ders günümüzde bir gün hâkimler geldiler, derse katıldılar. Biz kanun-ı Medeniye ile yargıladığımız için ters düşüyoruz...gibi sözlerde bulundular. Ben de âcizane dedim ki: Allah-u Tealânın Kuranda buyurduğu hukuk her yerde ve herkese şâmildir. Sadece adliyeyi teşmil etmez. Siz ölçü ve tartı vazifesindesiniz, haklıya haksıza iyi dikkat ediniz.
Bir de Allah-u Tealânın Şeriat-ı Fıtriyesi vardır ki Ondan hiç kimse yakasını kurtaramaz. Bir suçlu ne kadar suçunu saklasa ispat ettirmese de şeriat-ı fıtriye onu affetmez. Bu itibarla siz ve mahkeme ettikleriniz ondan kurtulamazsınız. dedim. O anda kapı çaldı. Kapıyı açtık. İzmir tarafından gelmiş kolu kesik bir misafir. Buyur ettim. Dedim: Buyurun, bu misafire kolunun niye koptuğunu siz sorun dedim. Ve sordular. Kumaş fabrikasında çalışırken defosuz kumaşları defolu göstererek ıskarta adına kendimize satmak için kumaşlara yağ sürüyordum. Bu arada kolumu makineye kaptırdım diye cevap verince, buyurun bir şüpheniz kaldı mı? dedim. Ve ikna oldular.
Savcı Bey, Hanımının başı ağrıdığını ve ona faydalı bir ilaç verilmesi teklifinde bulundu. Ben âcizane ona dedim: Senin hanımının ilacı şeriat-ı fıtriyece başını örtmektir dedim. Sen biliyor musun benim hanımın başı açık olduğunu? dedi. Ben de: Baş ağrımasının sebeplerinden birisinin başın soğuk almasından ve aşırı güneş altında kalmasından olacağını söylüyorum dedim
www.RisaleHaber.com
Konu lale tarafından (03-20-2011 Saat 17:52 ) de değiştirilmiştir..
|
|
|
|
The Following 3 Users Say Thank You to Acizane For This Useful Post:
|
|
03-20-2011
|
#2
|
|
USTA
Üyelik Tarihi: Jun 2010
Mesajlar: 875
Teşekkürler: 616
645 Mesajına 1.555 kez Teşekkür Edildi.
|
Onların hizmetlerinin meyvelerini topluyoruz onlardan Allah ebeden razı olsun...Mekanı Cennet olsun..
İnna lillahi ve inna ileyhi raciun....
not: paylaşım için Allah razı olsun kardeşim
__________________
Amelinizde rıza-yı İlâhî olmalı.
Eğer O razı olsa, bütün dünya küsse ehemmiyeti yok. Eğer O kabul etse, bütün halk reddetse tesiri yok.
O razı olduktan ve kabul ettikten sonra, isterse ve hikmeti iktiza ederse, sizler istemek talebinde olmadığınız halde, halklara da kabul ettirir, onları da razı eder.
|
|
|
03-20-2011
|
#3
|
|
Administrator
Üyelik Tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 15.048
Teşekkürler: 23.254
8.855 Mesajına 17.854 kez Teşekkür Edildi.
|
Ne tonton bir dede,ne güzel bir insanmış.
Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun.
Allah razı olsun Acizane.
|
|
|
03-20-2011
|
#4
|
|
Administrator
Üyelik Tarihi: Jan 2009
Mesajlar: 8.249
Teşekkürler: 11.687
3.535 Mesajına 5.570 kez Teşekkür Edildi.
|
Allah rahmet eylesin , Allah razı olsun acizane kardeşim.
__________________
“Allah’ım kalbimi sevginde sabit kıl, üzerime sabır yağdır ve beni günahımdan arındır”
Âmin.
Karanlığı Yarıp , Aydınlığa Kavuşturan RABB'E Şükürler Olsun...
Güzelliğin on par'etmez
Bu bendeki aşk olmasa
Eğlenecek yer bulaman
Gönlümdeki köşk olmasa
|
|
|
03-20-2011
|
#5
|
Üyelik Tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 15.880
Teşekkürler: 5.909
7.581 Mesajına 13.142 kez Teşekkür Edildi.
|
Allah onlardan razı olsun.Rabbim hizmetlerinin ecrini kat kat yazsın sevap hanelerine inşaAllah.Mekanı cennet olsun.
Allah razı olsun kardeşim.
Selam ve dua ile..
|
|
|
03-21-2011
|
#6
|
|
USTA
Üyelik Tarihi: Apr 2010
Mesajlar: 6.484
Teşekkürler: 6.606
2.814 Mesajına 5.240 kez Teşekkür Edildi.
|
ALLAH onlardan ve senden razı olsun ALLAH rahmet eylesin
__________________
Meylim Yoktur Aşikara..Sır Olana Bağlanmışım..
Ne Açlığa Ne Tokluğa..Sırtımı dönüp çok'luğa.."BİR" olana Bağlanmışım!..
|
|
|
|
Konuyu Toplam 1 üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Konu Seçenekleri |
|
|
| Modları Göster |
Normal Mod
|
Yetkileriniz
|
değil Yeni mesaj yazma yetkiniz aktifdir.
değil Mesaja Cevap verme yetkiniz aktifdir.
değil Eklenti ekleme yetkiniz aktifdir.
değil mesajınızı değiştirme yetkiniz aktifdir.
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 16:34 .
çakşır
|